BURSALI ANNELER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BURSALI ANNELER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2010 Cuma

BU? BU? NEDİR BU?

Bu üzmüş...

Bu çok üzmüş..

Bu sevindirmiş..

Bu kendini okutmuş...

Bu dinletmiş...

Bu hani bana dedirtmiş?

Bu da yok sana demiş!


Yandakiler ise gülmüş,eğlenmiş...Gülümsemeleri yansımış karşıdakilerine, onları da hem gülümsetip hem şükrettirmiş...

Hayattan ve hatırda kalanlardan kısa bir derleme...
Sevinçiyle,hüznüyle,şükrüyle,devam ediyor...

***
Akşama kız-kıza yemeğe gidiyoruz,babalar evde çocuk bakacak...E anneler günümüzü kutlayacağız netekim:P

Yarın; yeni,yeni,yeni????

Ve pazar; kuzuların anaokulunda 'aileler günü' kutlamalarındayız...23 nisan ve Anneler günü için hazırladıkları gösterileri var bizimkilerin:) Bir heyecan,bir heyecan ikisinde de:))

Hayırlı Cumalar,keyifli günler olsun blogcum...

7 Mayıs 2010 Cuma

Bugün üzgünüm...Ya da kırgınım diyelim biz ona...
Belli bir sebebi de yok aslında? Yada var da yer bulamıyor kendine bu iş güç arasında?
Geçer elbet...Hatta şu yazının sonuna kadar bile dayanmaz?
Ve hatta yazmaya başlarken,kelimeler aklımdan geçerken,duygularımı yazarken ve yazarken temizlenirken hatta...

Sabah sakin uyandım...Sakindim yani... Sanırım?
Hep aynı tatlı telaşe..Uyanın uyanın ey ev ahaliii...

Elif'im...Çıtır kızım,çitlembiğim,sabah şekerim,uykusuzum?...
Onunla pek bir problemimiz yok,en azından bu konuda:)
Kızlar çok daha uyumlu ve söz dinler bir tabiatta oluyor ama erkekler?
Erkekler doğuştan: hem isyankar, hem yaramaz, hem inatçı, hem rahat, hem gamsız, hem vs.vs.vs:)
Birisine;Kızım dur hemen atlama!..Birisine hadi oğlum kalk artık,kıpırdansana vs. şeklinde uğraşıyoruz!
Ama...Çok şükür diyorum yine de çok şükür!

Sonra;Eskilere takılıyorum bazen...Alakasız ayrıntılarda yer buluyor kendine yürek yaralarım...
Düşünüyorum...Düşünüyorum...Düşünüyorum...Soruyorum; Eskide kalanlar hiç eskimez mi?

Bir de yorgunluk ile bezginlik arası gidip geliyorum...İş,güç bitmiyor...Ama beni bitiriyor...
Sonunun güzel olacağını bilsem de bazen sabrım tükeniyor!
Tabi birde kendi kafamdan çektiklerim var? 'Rahat'olaMamaktan muzdaripim?
Herşeye atlayan, ben yaparım, üstesinden gelirim diyen bu bünye;Didiniyor,uğraşıyor ve en sonunda?................................................................................
Bu yüzden dün mola verdim,mola mı dostlarımla keyifli bir bahçede çeşnilendirdim...
Şimdi çok şükür daha iyiyim...

Ha bir de hepsinin üzerine abimler gelemiyor:(
Bu durum da üzdü beni çünkü çok özledim...O da çok üzüldü sözlerinden bildim...
Kısmet? İş rastlığı olsun,huzur olsun, tek dert bu olsun, ben beklerim........

Yani bu anneler günün de yalnızım...Yalnızlığımı paylaştığım babam,eşim ve çocuklarım...

Hani ''var gibi görünenler aslında yoktur da, yok gibi görünenler aslında vardır'' ya...
Yok olsada hep var olanımın yanındayım...
Yine güçlüyü oynayıp,yine yaşımı içime akıtıp,elimde bir buket çiçek,dilimde dua anneme gideceğim...
Sonra.....
Sonra hayat devam edecek...........
..................................................................................................................................



Ve bir hoşluk:)

Kaç gündür yazacağım yazamadım...

Bizim gurubun yani Bursalı Anneler'in Zafer Plaza'da 03-11 Mayıs tarihleri arasında Anne-Çocuk Fotoğraf sergimiz ve 07 Mayıs saat 18.30'da da defilemiz var..Yolunuz düşerse bekleriz efendim:)

Bol  'dinlenmeli'  bir hafta sonu yaşayalım inşallah!:))

29 Mart 2010 Pazartesi

Pazartesi sendromlarına,bahar yorgunluklarına,gönül kırgınlıklarına iyi gelen yazarınız geri döndü:P
İşte geldim blog...Meğer ne çok özlemişim...

*Önce zuzularım;
Biz hala o mis kokulara doyamadık vs.cümleler kursakta zaman hızla geçiyor...Çocuklarımız büyüyor...
'Şimdi okullu olduk sınıfları doldurduk'...Artık bizim için farklı bir anlam taşıyor:)
Daha öncesinde ufak, ufak araştırmaya başlamıştık ama geçen haftanın bir kısmı okul tanıtımları,görüşmeler vs.ile geçti...
Karar vermek,eleme yapmak? O,bu,şu?...
'O'nun eğitim sistemi çok yarış atı variydi..
'Bu'nun hayat görüşü çok havaiydi..
'Şu'nun ki Fethullahcıydı!:(
Bir de dershane mantığı ile okul yönetenler vardı:!
Nihayetin de;Atatürkçü düşünce sistemini benimseyen,eğitim görüşleri ve uygulamaları ile hem bizim hem de çocukların içlerine sinen bir okul bulduk ve geçtiğimiz hafta içerisin de kesin kaydımızı da yaptırarak artık ilk okul çağında çocukları olan ebeveynler olduk netekim:)

*Sonra,Ben,biz;
Şimdi biz çok yakın bir zamanda tebdili mekan edeceğiz ya...
Dolaşıyorum tükkan tükkan:)Kah aşkımla,kah can dostumla,kah tek başıma...
Tıpkı evllilik öncesi eski günlerde ki gibi,yeni eve yeni eşya vs.derdindeyiz...
Dert lafın gelişi,hadi itiraf edeyim elbetteki çok zevkli:)
En çok mobilya ve perdecilerde eğleniyoruz? Zira,allı,güllü,simli ve taşlı? modelleri görünce 'insanların içerisinde ne fırtınalar kopuyor yarabbim?diye düşünmeden edemiyoruz?:))
Swarovski'nize kurban olayım da insan klozet kapağına da taş yapıştırır mı kardeşim?:P
Zevkler ve renkler mevusundan çok...Sonradan görme'ye giriyor bence ama ya neyse?:))

*Ve Bursalı Annelerim;
Mart'ın son haftası Kütüphane haftası malum...Ve ben daha önce sözünü etmiştim hani bir Zeynep vardı...
Mudanya/Kumyaka ilk öğretim okulun da...Okulu taşımalı sistem nedeni ile yeni binasına taşınınca eski binayı kütüphaneye çevirmek için bizden yardım istemişti...Kısa sürede el ele verip zevkle cevap verdik çağrısına ve geçen pazar ulaştırdık kitapları...Öncesin de de havanın güzel olmasını fırsat bilerekTrilye de keyifli bir kahvaltı yaptık tadı damağımız da kalan:)Ayrıntılar burada

 *Veeee...Kardeşim,can dostum,Melis'im...
Taşındı...Taşıdık...Bitti...Çok yoruldu ama değdi:))
Yeni ev,yeni mekan...Güle güle oturun,oturalım:P
Sağlık,mutluluk,huzurla yaşayın güzel anılarla doldurun her bir duvarını inşallah:)

*Başka?
Başka bir çok ayrıntı var aslında; A yazsam ben bunu?
Ne güzel yazı çıkar bundan dediğim ve oturup hakkında iki kelam edemediğim:(
Kitaplarım var,kimisini bir solukta okuduğum,kimisiyle uyuduğum?:)(Söz bu sefer yazacağım,yakında)
Tabii şarkılarım var...Bazen gözyaşlarıma bazen sevinçlerime ortak..
Dostlarım var...Hayatıma neşe katan ve değerlerini bilmek gerek her zaman...Tatlı sohbetlere,sinema keyiflerimize ara vermiştik bir hafta, kısmetse bu hafta kaldığı yerden devam:)

*Ve bloğum ve blog dostlarım...
Paylaşırım yaşama dair ne varsa...
Bazen neşemi,bazen hüznümü anlatırım,kendi hayatımı sunarım,başka hayatlar tanırım...
Birikirim,birikimlerden faydalanırım...Yazarım, çizerim, gülerim, ağlarım...
Bilirim ki bir yerlerde,birileri duyar sesimi...
Sesini, yüzünü, bilmediğim nice güzel insandan iki teselli cümlesi okur,mutlanırım...
Bir kaç gün yazmayınca,sesim soluğum çıkmayınca merak edilmek,sorulmak da ayrı bir tatlıymış bir kere daha anladım...
Teşekkür ederim hepinize...İyi ki yazmışım,iyi ki sizleri tanımışım...
Fazla süsleyip püsleyemem ben kelimelerimi..
Hele ki söz konusu olan iltifat ve benzeri cümleler ise hepten batırabilirim kendimi...
O yüzden başka türlü bitmeyecek sanırım bu yazı...
Hadi kaçtım seviyorum sizi :))

23 Mart 2010 Salı



Öyle zamanlar vardır ki;
.
Mutluluk ya da mutsuzluk sorusu sorulmaz,
.
Sorulsa da anlatılmaz,
.
Anlatılsa da yaşanılan o anlar gibi olmaz...
.
E her şey de anlatmak için yaşanılmaz:)))))





15 Mart 2010 Pazartesi

3 DEĞİL 333 OLSUN... BURADA&ŞURADA&HA BU ARADA :)

Günaydın blogseverler:)
Yeni bir gün,yeni bir hafta...Enerjiğiz,dinamiğiz...
Ya da en azından öyle olduğumuzu hayal ediyoruz:)
Olsun...Hayal kurmak da güzeldir...
Ne demiş;Martin Luther Kıng; Benim bir hayalim var!?
Sonra almış kitleleri arkasına yürümüş gitmiş...
Eh bizim ki o kadar olmasa da?:)

Çok şükür bu sabah güneş var şehrim de, güneş olunca da haliyle mutluluk,derin nefes alışlar,yaşadığını hissedişler var...
Düşünüyorum da öyle Londra,Paris vs.de yaşayamazdım ben,hep yağmur,hep kapalı hava...
Kesin atardım kendimi Eyfel'den...Safi bunalım:(
.
Neyse;
Günün gülümsetenlerine geldi sıra:)
3 ?
Bu gün 3 olduk biz; Bursalı Anneler:)
Nice 3 lerimiz...Ve nice 333 deyip gülümsediğimiz etkinliklerimiz olsun inşallah :)
Etkinlik demişken;
Pazar Brunch'ımız vardı...Çoluk çombalak yedik içtik,muhabbet:)
.
Yandaki foto da mavi gömlekli olan;-hani kırmızılının yanın daki-Ağlıyor mu? Gülüyor mu?arası garip bir ekşimik surat ile arzı endam edip poz veren benim....
Ki ben zamanın da BURADA nasıl poz verilir diye bir de akıl vermiştim:( Yorum yapmayayım fazla,tamam buraları geçelim:)
.
Bütün kızlar toplandık,toplandık toplandık:)
Ama boşuna değil elbet,nerede hareket orada bereket mantığı ile ;
önce ŞURADA anlatılan Zeynep kızımızın kütüphane hayali için,kitaplarımızı topladık...
Sonra; da Elazığ Depremin de zor durumda kalan vatandaşlarımız için elimizden,evimizden ne gelirse kolileyip hazırladık ,bu hafta içi göndereceğiz inşallah:)
.
Ha bu ara da...
Hani içime dert olmuştu ya izleyemedi diye?
Aşkımı Eyvah Eyvah'a babamla birlikte yolladım...
Pek romantik olmuş dimi? Damat kayın peder birlikte:P
.
Hadi kaçtım ben; Öğlen de buluşacağım evimin erkeği ile önce bir yemek sonra da?Çoook çalışmamız gerek çoook:)))
.
Sevgili arkadaşım Elif'in dediği gibi;
GÜNÜNÜZ GÜZEL GEÇSİN,HEP GÜLÜMSEYİN OLUR MU?:))))

9 Kasım 2009 Pazartesi

YAKIŞIR !

Hayat daha bir hızlı akıyor sanki bu aralar.
Günler günleri kovalıyor ve ben bir türlü istediğim zamanı ayıramıyorum sana blog:(

***Geçen hafta bizim gurupla eğitimlerine yardımcı olduğumuz öğrencileri ziyaret ettik,maddi durumları iyi olmayan,çok zor koşullarda okuyan ama hepsi pırıl,pırıl başarılı,yüzleri de yürekleri gibi aydınlık ve güzel çocuklar...Perşembe sabah Özgür'ümü aldım ve düştük yola.İstikamet;Z.G.İlk öğretim okulu.Öğrencilerimizi beklerken,sohbet ettiğimiz öğretmenlerden 29 Ekim Cumhuriyet Bayramına denk getirilen? domuz gribi için yapılan genel? temizliği konuştuk;Sınıflar çamaşır sularıyla temizlenmiş ama sadece yerler, sıraların üstlerini silmemişler bile:(
Şimdi;'Dostlar alışverişte görsün' buraya yakışır mı? Yakışır!:(

***Öğrencilerimizden birinin annesi anlattı;Irmakları yeşil akan bir dershanenin deneme sınavına girmiş oğlu,çok iyide puan almış..Demişler ki;gelsin bize,size %40 indirim...Annenin evde başı açık ama dışarıda örtüyormuş..Gitmiş konuşmaya,bakmışlar başı örtülü 'Aaa demişler sen dindarsın?'o zaman indirim % 60!??
Almış oğlunu çıkıp gitmiş anne.Günlerce aramışlar getirin oğlunuzu diye; anne;100 ytl bile deseniz artık size göndermem demiş.Oysa maddi olarak muhtaç durumdalar, gurur duydum anneyle ve düşünce sistemiyle;
''Başımı örtüyorum diye beni farklı sandılar,ama biliyorum onları,tamda bu yaşlar da yıkatmam oğlumun beynini'' dedi, anlatıp durdu anne...
Hepimiz müslümanız din hepimizin dini...Elbetteki kendi dini inançları, yorumları,tercihleri çerçevesinde başını örtebilir insan...Önemli olan şekil değil o şekilin içindeki zihniyettir zaten...
Şimdi;'Atatürk ölmedi,içimizde yaşıyooooorr' buraya yakışır mı?Yakışır! :)

***Yine başka bir öğrenci; henüz 9 yaşındaki Bilal... Kendisine hediye ettiğimiz bilgisayarı bir başka arkadaşına verecek ve benden daha başarılı, onun daha çok ihtiyacı var diyecek kadar da koca yürekli...Hepimizi duygulandırdı bu davranışıyla,
düşünün o yaştaki bir çocuk ve paylaştığı şey çikolata değil,bir bilgisayar:( Aklımız kaldı Bilal'de...Özgürümle ayrıldık yanlarından ama içimiz buruk..Bagajda bir adet PC var ama onun da verilecek yeri var derken...Yürekten yapılan her paylaşımın,her yardımın geri dönüşünün misliyle olması gibi birden işler yoluna girdi...Biz yarım saat sonra arabanın bagajındaki Pc'yi Bilal'e teslim ediyorduk sevinç ve gurur karışımı duygularla...
Şimdi; 'Az veren candan,çok veren maldan' buraya yakışır mı? Yakışır!:)

***Geçen hafta içi bir gün...Sabah fotoğraf kursumdan sonra,yemeli içmeli,bol muhabbetli bir toplantıya gittim, oldukça keyifli geçti,seviyorum hepsini iyi insanlar...Kalabalık olunca ve kalabalık kadınlardan oluşunca herkes bir şeyler anlatma telaşındaydı...Gündem;domuz gribi,gdo,kitaplar,filmler,yemek tarifleri vs.vs.
Aslında çoğunlukla;Bizim bloglarda yazarak dile getirdiklerimizin sözle ifadeleri...
Bir ara -en güzeli haber filan seyretmemek,seyredip streslenmemek,bilmemek- diye bir cümle geçti...
Sanırım o ruh haliyle;vatan millet sakarya, aldım sazı elime...
Konuşmaktan çok yazmayı seven ben, aşka geldim, bülbül oldum, hatip kesildim...
Ne açılım kaldı,ne akıl değmemiş kafa!
Ne domuz gribi,ne aşısı... Ne de soğanı,sarımsağı...
Ne gdo'lar ,ne tarımda uygulanan kota'lar...
Ne de 29 Ekimde sözde ilaçlama için kapatılan okullar.
Ne 10 Kasıma denk getirilen meclisteki açılım tartışmaları...
Ne bir gün öncesinde tanık olduğum yukarıda yazdığım yeşil ırmaklar!
Kendi çocuklarımız için harcadığımız çikolata parasından bile az bir miktarla okuyan çocukları...İhtiyacı olanlara yaptığımız kullanılabilir durumdaki kıyafet,kitap,kırtasiye yardımlarımızı,diktiğimiz ağaçları,başkaları için bir şeyler yapmış olmanın verdiği manevi hazzı... Ne de yine 10 Kasımda başlayacağımız saat 20:00 de ki 1 dk.lık karanlık. eylemini...Sizde katılın,bir şeyler yapmamız lazım,bu bizim en doğal hakkımız tepkisiz bir toplum olmayalım...Göstere göstere, gözümüzün içine baka baka harcıyorlar ülkeyi...Dedim...
Arada bir kaç haklısın kafa sallayışı ve fikir bildirimi de aldım şükür ama çoğunlukla kendim çaldım kendim söyledim:(
Bir de üstüne -siz 'gün'leri sevmezsiniz,çok faalsiniz- şeklinde şakayla karışık lafımı da yedim:(
Şimdi;'Bana dokunmayan yılan....','Doğru söyleyeni dokuz köyden...'Kadın kadının kurdu...'Buraya yakışır mı?Yakışır! :(

***Hafta sonu babamı,kayınpederimi ve kayınvalidemi,yani bizim hacıları:) yemeğe aldık...Gitmeden önce son kez aile büyüklerimizle birlikte olduk böylece...Ettikleri dualara amin demekten yorulduk desem sanırım heyecanlarını,sevinçlerini ve anne babanın hayır duasını alan bizim hislerimizi anlatmaya gerek kalmaz:)

Fotoğraf çekindik bol bol...Torunlar,anneler,babalar,evlatlar....

Ve ben; dilim söylemese de kalbim hep sızladı...
Fotodaki babam,ben ve babam,o benim babam...
Annemin yadigarı,huysuz ve tatlı ihtiyarım,sert görünümlü yufka yürek, çocuklarımın müdür dedesi,başımı omzuna yasladığım, kollarının altına güvenle sığındığım ilk erkek...Yine dön bana olur mu? İnan göründüğüm kadar güçlü değilim.
Dönüşte bana bir masal daha anlat baba...Rabbim hepinizin yolunu açık etsin.Kazasız belasız gidip gelin inşallah.(Yazar gözyaşlarını silmek üzere sayfayı terk etti)

***Pazar,bütün gün evdeydik zira soğan fossss çıktı???-bu işin espirisi tabi ki soğanla olsaydı bu işler?- Neyse diyeceğim; Zuzularımız hasta:( Şimdilik biraz ateş,öksürük,kırgınlık var...Özellikle ateşleri sürekli takibimizde...Dün akşam nöbetleşe sabahladık aşkımla,bugün daha iyiler maşallah.Olsun, onlar iyi olsunlar da gerisi hikaye...Okula da göndermedim haliyle,bugün evdeyiz öğleden sonrada dr.amcamızı ziyarete gideceğiz...Birazdan kızımın yanına gideceğim ve 10 Kasım için Atatürk albümü hazırlayacağız birlikte...
Şimdi;Sağlığı olanın umudu,umudu olanın herşeyi var demektir...
Ya da ayağını sıcak tut başını serin,düşünme öyle derin derin...buraya yakışır mı?Yakışır!:))

Hadi kaçtım...Seviyorum herkesi:)

29 Eylül 2009 Salı

KÜLTÜR MANTARI :)

*Ey blog işte döndüm...Anlatamamıştım ya hani uzun,uzun,ancak şimdi fırsat buldum.Cuma sabah erken çıktık koca beyle evden.Yeni bir heyacan var son günler de içimiz de ve o heyecanla ilgili keyifli işlerimiz.Allahım kısmet eder ve bir aksilik vermezse eğer siz deyin 3 vakit,ben diyeyim 5 vakit:)Neyse şimdilik bu kadar olsun,rabbim nazarlardan korusun:)

*Kaç gündür harıl,harıl,zuzularımın doğum günü partisi için çalışıyorum.Mekanı ayarladım,eski ve yeni fotoğraflarından slayt hazırlıyorum.Her kare de geçmişe dönüp kah gülümsüyorum kah sulanıyorum,nasıl geçti seneler bazen inanamıyorum...Bir yandan da yine onların sevdiği şarkılardan CD hazırlıyorum.En başta da son favorileri Göksel ve Senden Başka:)(Oğlumun annesiyle dans için sözü var bu şarkıda:)Şimdi sayılı günler geçsin,gurbettekiler gelsin,ailemiz,dostlarımız ile İki Meleğimin Hikayesine yeni kareler eklensin istiyorum.

*Bir sürü yeni kitap aldım...
Daha önce(Kasım-2005,kitaplara alınış tarihi yazmanın faydası:);S.Paktuna Keskin'in'Çocuklarla doğru iletişim'ini almıştım,çok başarılıydı,halen elimin altındadır...
Şimdi ise yine aynı yazarın'Çocuk çizgilerindeki Giz,Çöp Çocuk'u var elimde.Çocuk resimleri neyi anlatır? O kocaman gülümseyen güneş, kargacık burgacık evler ve çöp adamlar neyin simgesi?Çocuk resimlerinin çocuk nöroloğundan yorumları.Resimlerdeki evrensel figürler yardımıyla çocuk dünyasının ipuçları... Ellerine kalem aldıklarından beri resim yapmayı çok seviyor kuzularım...En çokta Elif'im...Az çok bilgim vardı aslında bu konuda-mesela mutlu evlerin çatılarının kırmızı olduğunu,etrafında çiçekler bulunduğunu,evin tüten bacasının yaşamı belirtiğini vs.figürleri tahmin ediyor ve anlamlar çıkartabiliyordum ama yine de yetkili bir ağızdan tüm bunları ve dahasını okumak hoşuma gitti...

Bana seni anlat anne've'Bana seni anlat baba'....Anne ve babamız en değerli varlıklarımızdır...Onlarla geçirdiğimiz günler hiç bitmeyecekmişcesine zamanı hoyrat kullanırız.Bu küçük anı defteri size annenizi(ve babanızı)gözden kaçırdığınız yönleri ile tanıtacak.O'nu daha çok sevecek,daha çok yakınlaşacak hatta gelecek kuşaklara anı olarak bırakacaksınız...Diyor kapakların arka yüzünde.365 gün 365 anı...Her gece yatmadan önce bir kaç satır not düşmek için.
Bu kadar bloglar yazan,fotoğraflar çeken,kamera kayıtlarında orada bura da,kendini,derdini,kederini,mutlu halini mutsuz halini,ailesini,dostlarını, çocuklarını ne çok sevdiğini anlatan,yazan,döktüren,yani 5 yıldır maşallah çocuklarının hayatında yeterince yer eden biz:)yetmedi bir de bunları dolduracağız:) Abartıyor olabilir miyiz? Belki? Bilmem?
Bildiğim tek şey;aileden birini kaybetmenin ne demek olduğu ve elde kalan bir kaç parça fotoğrafın yıllar süren özlemlere yetmediği...(Rabbim ayırmasın)


*Ve son kitap;sevgili komşum Elif'imin tavsiyesi;Gittim buldum aldım:)
Uğur Ataseven'den 'Hatalıysam Ara'...
Çok keyifli,konuşma diliyle yazılan ifadeler sıcak ve samimi,İletişim, insan ilişkileri, motivasyon, kişilik gibi konularda çok farklı bakış açıları var.
Yüzlerce ilginç ifade var kitapta ama benim en çok hoşuma giden ve gülümseten ise şu cümle oldu:'Kendinizle barışın etrafınızda kavga edecek kimseyi bulamayacaksınız':)))))
Bu mudur? Bu dur!Denenmiş midir? Evet! Tavsiye midir? Evet!
Ha birde yazarın sloganı var ki yazmasam olmaz;Hayattan umduğunuzu bulun!


*Aslında daha sıra da;Hayatımı değiştiren kadının kitapları var.Psikiyatr dr.Gülseren Budayıcıoğlu...Muhtemelen bir çoğunuzun tanımadığı,yeni duymaya başladığı ya da belki de tanıdığı bir isim...Ben de canım arkadaşım Melis sayesinde tanıştım bu harika kadınla(17.06.2009 da almışım kitabı:)Hani Bursa'da olsaydı kesinlikle gider tanışır,hatta hastası:)olurdum gururla...Olurdum vallahi,hiiiiiç kimseyi ve ne diyeceklerini de düşünmezdim:))Anlatır anlatır dururdum artık...Aaaah ah!:))
Neyse konu uzun,kitap(kitaplar)güzel hatta bana çoook iyi geldiği için harika,o yüzden şimdilik bu kadar olsun,sonra en kısa zaman da bir kaç örnekle birlikte yazarım mutlaka bulunsun sayfalarım da...

*Az sonra çıkacağım evden,öğlen bizim gurupla daha önce burada sözünü ettiğim öğrencilerimiz için komisyon toplantımız var,sonrasında da bir kaç işim daha...

O yüzden şimdilik bu kadar blog...Okuyalım şimdi ne yazmışız en baştan...
Hıımmmm...
Çok kültür mantarı gördüm kendimi?:)

16 Eylül 2009 Çarşamba

HAYATIMIN BİR KAÇ GÜNÜ...

Eh hafta bitiyor ben, 'ben'i bir tarafa bırakıpta yine benden yazamadım bir türlü:)O kadar çok biriktim ki;
İftar davetleri son sürat devam.Ramazan ayının en çok bu yönünü seviyorum desem günah olur mu? Yemek içmekten çok,o gidip gelmeleri,o birlik beraberlik ruhunu seviyorum ben...
Büyükler sofra başındayken balkonda Ezan'ı bekleyen oğlumun minarenin ışıklarını görüp 'ezan okunmak üzere,hazır olun' deyişini,ezan başlayınca da heyecanla 'Okunduuuuuu'diye bağırışlarını....
Gelen misafirlere siz RaZaman diye mi geldiniz?deyişini bir de...
Sonra kızımla geçen ömre bedel konuşmalarımızı:)
-Anne sen Horuçlumusun?
-Evet annecim oruçluyum:)
-Ho zaman yine yemek yemeyeceksin.
-Evet canım akşama yiyeceğim ben...
-Hıı tamam Ho zaman.
-:)))
****
Cuma akşamı,bizim gurupla birlikte Park Izgara'ya iftara gittik.Kelimenin tam anlamıyla kalabalık bir iftar sofrasıydı bizimkisi:)Yaz dönemi boyunca sık görüşemediğimiz için de hepimize ilaç gibi geldi.İnsanın arkadaşlarının olması ve o arkadaşların içerisinde kendisine yeni dostlar kazanması çok güzel bir duygu...Bu konuda şimdiye kadar hiç zorlanmadığımı belirteyim, neysem oydum,neyim varsa açık seçik ortaya koydum.Ve çok şükür ki;karşıma hep güzel yürekler çıktı:)
Yemekti,çaydı,muhabbetti derken saat 22:00 civarı dediler ki;kapatacağız mekanı...
Dedik ki;daha çok erken:(
Dağıldık haliyle...Ama bizim zuzular,Sema teyzeleriyle evde,üstelik o da bu gece bizde...Eh bu fırsat kaçmaz bir şey yapmalı? Sinema!gece seansı.Güzel film var mı acaba? Ver elini Korupark.Yok,güzel film yok:( Olsun.Biraz D&R ,biraz kahve keyfi...
Gece yine de çok güzel:)
***
Cumartesi;kapalı havaların ve Bursamızın vazgeçilmezini, hamam ve masaj keyfimizi yaptık koca beyle.Akşam üstü evimize dönmek için dışarı çıktığımız da ise arabaya kadar ikinci kez yıkanmış olduk!O nasıl bir yağmur yarabbim? Nasıl şimşek? Gök gürültüsü? Holiday ınn'den bizim eve(ki en fazla 10 dk.lık mesafe)yollar dolup taşmış,trafik felç:(
Aklıma ister istemez bir kaç gün önce İstanbul da yaşanan felaket geliyor ve o anda tek istediğim çocuklarımın yanında olup onlara sarılmak:(
Başka bir şey düşünemiyorum bir yandan dua et,bir yandan yolu gereksiz yere tıkayanlara ?!/?!!!....!!!??? et.!
Şükür ki;kazasız belasız vardık evimize...
Ben düşünüyorum ki;çocuklar cam da,pencere de, her gök gürültüsün de,şimşekte korkarak annelerini beklemekte?
Ama görüyorum ki; bu duygular sadece bana has ve beni ürkütmekte:)Zuzuların keyfi yerinde,kovalamaca oynamışlar hepsi ter içinde!
İstikamet banyo!
Ve aynı gün içinde 3.kez suyla buluşma:)
***
Pazar sabah miskinliğimiz gelen bir telefonla çoook uzaklara kaçıyor...Telefonun ucundaki ses,rahmetli amcamın kızı.Malum ramazan,malum babam yalnız...
'Ben herşeyi hazırladım,akşama amcama iftara gelmek istiyoruz ama hava nasıl çok yağmur var mı?'diye soruyor.Konuşup,anlaşıyor ve akşam için sözleşiyoruz...
Akşam üstü beklenenler geliyor ve kaynaşıyoruz...Nasıl da büyümüş kızları(2ve10)nasıl güzelleşmiş hele Hayal:)Babamın sevinci yüzünden okunuyor:)
Gönüller bir olunca mesafeler önemini yitiriyor.Kaybettiklerimizi rahmetle anıyor,elimiz de kalanlara sıkıca sarılıyoruz.
***
Dün;Allah kabul ederse,hatim indirtmiştik annem için.Onun duasını yaptık kabri başında.Yerine ulaşır inşallah.
***
Ve bu sabah her zamankinden daha huzurlu kalktım yatağımdan...Malum hissi senetlerim yülselişteydi:)moralim iyiydi -halen iyi- :)
Ben de oturdum yazdım işte hayatımın bir kaç gününü daha...Ve yazarken yine yeni yeniden farkettim sahip olduklarımın,eşimin,çocuklarımın,ailemin,dostlarımın,hayatımın kıymetini...
Şükürler olsun yaradanıma:)
Şükür...Çok şükür:))))

P.S:Bir tek şu blogger'a bozuluyorum:((( Ne zaman düzelecek acaba ?!!!!!

21 Temmuz 2009 Salı

GÜNLER, GÜNLERİN ARDINDA...


Dün,Bursalı Anneler 'im ile birlikte Uludağ Ünv.Onkoloji bölümü,çocuk servisine oyuncak götürdük.Hepimizin evinde bir sürü oyuncak var.Çocuklarımız büyüdükçe farklı oyuncaklar istiyor veya olanlardan sıkılıp oynamıyor vs.Dolayısı ile kırık veya eksik parçası bulunmayan oyuncaklardan hepimiz şöyle bir eleme yaptık,ortaya yine harika bir iş çıkarttık.Sabah arabanın bagajını ağzına kadar doldurup,arkadaşları da alıp düştüm yollara.
Gittiğimizde gördük ki;Şu anki oyuncak köşesi içler acısı.Konuştuğumuz yetkili aslında düzenli yardımların yapıldığını ancak gelen oyuncakların,hasta çocukların anneleri tarafından evlerine götürüldüğünü anlattı.Baştan kızmıştım bu davranışa ama sonra düşündüm de hakkım,hakkımız yoktu kızmaya.
Biz kendi çocuklarımız,düşse,öksürse,ateşlense veya grip olsa mahfoluyoruz...
O yüzden o annelerin durumunu,ruh halini,acısını,düşünmek bile istemiyorum:(
Rabbim kimseyi evladı ile sınamasın.Hasta çocuğunun gözündeki en ufak bir mutluluk pırıltısı için insan ne yapmaz ki? Üstelik oyuncakları götüren o aileler,maddi olarakda çok zor durumdalar.Yani sonuçta önemli olan niyetimiz...
Oyuncaklarımız çocuklarla buluşsun da, nerede buluşursa buluşsun.
İster hastanede,ister evde...Yeter ki bir çocuk mutlu olsun...
***
Ve oradayken,kuzumuzdan,Emre'mizden de güzel haberler aldık...Daha önce Yardım edermisiniz başlığı altında duyurmuştum ya hani size,işte o kuzu:)Tedaviye cevap vermeye başlamış,moralleri iyiymiş,yakında eve çıkıp oradan devam ettireceklerimiş vs.İnşallah hep böyle devam eder yarabbim...Sen bütün hasta çocuklara şifa ver.
***
Hafta sonu, biraz havuz, biraz dağ,biraz alışveriş ve biraz????:))
***

Şu bir kaç gündür içim içime sığmıyor:)Hem benim,hem de canım arkadaşım için çok keyifli günler bu günler:)Uzun zamandır istediğimiz bir hayalimiz gerçekleşmek üzere.
Şimdilik bu kadar...Dilimde tek söz;İnşallah Allahım,inşallah:)
***
Yani,kaç gündür yazamadım ama iyiyim,iyiyiz:)Şükür...Çok şükür...
Dilimde tek şarkı;
'Yeni bir hayat kurdum içine huzur koydum...Yaslandım arkama dünü kovdum:))'

2 Haziran 2009 Salı

YARDIM EDER MİSİNİZ?

Bu sabah size guzel bir gunaydınla baslamak istiyordum ama haftasonu bir arkadasımızın ogluna LÖSEMİ teshisi konuldugunu ogrendik!
Hic bir seyi yoktu kuzunun 5 yasında henuz. 1 haftadır öksürügü varmış ve cuma aksamı ateslenmis, anne-baba da ates inatcı olunca dortcelik cocuk hastanesine goturmusler.
Kan degerlerini gorunce bir panik yasanmış hastanede ve hemen fakülteye gondermisler. Anne - baba sokta! nasıl olmasınlar ki. Gozlerinin icine baktıkları kuzularına konan teshis koca bir karabulut gibi coktu uzerlerine.
Adı EMRE.... , 5 yasında, kan grubu 0 rh(-)...haftasonu kan vermeye gidenlerden sadece bir tanesinin doku uyumu olmuş. su anda kan ihtiyacı yok ama bugün yarın olmayacagını bilemiyoruz.
O nedenle kan grubu 0 Rh(-) olan arkadaslarımın telefonlarına ihtiyacımız var.
Var ki ihtiyac oldugunda kendilerine ulaşabilelim.
0 Rh(-) kan grubu olanlar ve kan vermek icin gonullu olanlar bana telefonlarını yazdırabilirse ihtiyac halinde kendilerine ulaşılabilecek ve belki de Emre nin hayatı kurtulacak...
Dediğim gibi acil kan ihtiyacı su anda yok ama heran olabilir ve bizim bir listemiz olması cok onemli.
Özgürcüm siteye de gif yapıp koydu.İster bana ister oradaki telefon numarasından Orkun arkadasıma ulasıp tlefon numaranızı bırakabilirsiniz.
İnsanın empati yapmak bir yana, düşünmekten bile ürktüğü çok zor bir dönemden geçiyorlar...
Hele ki çocuklar var ise işin içinde:(
O yüzden haberdar etmek istedim sizleri de...
İlginize ve desteğinize şimdiden çok teşekkürler.
(Kan uyumunuz var ise,mail adresimden bana da ulaşabilirsiniz)

18 Mayıs 2009 Pazartesi

GÜNLERİN GETİRDİĞİ

İyiyim:)
Hafta sonu ailecek geçirilen keyifli ve bol hareketli saatlerime kavuşunca gözüm açıldı,vücüt ritmim yerine geldi:) Yani yine,iki ayağım bir pabuca sıkıştı ama bu bana çok iyi geldi.Vücüt yorgunluğu oluyor elbet ama ruhumda aksine enerji dolup şarz oluyor sanırım...Normalde çok konuşmayı sevmem ama yorgun olduğum zamanlarda aksine çenem düşer benim,konuşurum da konuşurum:)
Pazar akşamı 23:51 itibari ile kaleme alınan bu yazı da konuşma isteğimin yazıya dökülmüş hali olsun...

Cumartesi günü,sezonu bizim Koca Ev' de açtık...
Bahçe değişmiş,ağaçlar daha bir büyümüş,gül fidanları ağaca dönüşmüş,domates fideleri yeşermiş,hatta babam bir köşeye sırf bana özel karpuz bile dikmiş:)
Çatıya kuşlar yuva yapmış,koca kış kapalı olunca ev bir hayli batmış...
Bir köşede anneme ait bir kaç parça eşya kalmış...
O bir kaç parça eşya,okşanmış,koklanmış...
Alt katta, bahçede gülüşleri duyulurken zuzuların.Anne üst katta anılara dalmış,ağlamış,ağlamış...
Kimseler görmemiş,bilmemiş,duymamış...
Sonra aynı günün gecesi,buluşmuş rüyasında 'hasretiyle'...
Gencecik,mutlu ve çok sağlıklı görmüş annesini,gülümsemiş,konuşmuş,huzur bulmuş.

Pazar günü,film günümüz olamadı(hafta içi bir kaçamak lütfen:)
Onun yerine gün,biraz alışveriş,biraz da uzun zamandır gidemediğimiz aile büyüklerimizi ziyaretle bitti...

Son olarak,Pazar gecelerimizin değişmezi...
Battlestar Galactica yeni sezon başladı;Hepimiz Saylonuz:))

Pazartesi,çarşamba;Bursalı Anneler olarak katıldığımız fuar organizasyonunda görevliyim...Salı malum 19 mayıs tatil,zuzular evde...
O yüzden bir kaç gün yokum yine buralarda...İyi bakın kendinize...

11 Mayıs 2009 Pazartesi

BAŞLIKSIZ OLSUN BU DA...

Yorgunuuuuuummmmm...
Ama???
Mutluyuuuuuummmmm:)
Klasik oldu bu giriş cümlesi dimi?
Ama öyle vallahi:)
Cuma gecesi defile:Olurdu olmazdı derken bu çılgın ikiz annesi,bu etkinlikten de geri kalmayarak:p zuzuları ile birlikte podyumda yerini aldı:)Çünkü;T-shırt Dükkanı 'nın katkıları ile hazırlanan gecede satışlardan elde edilen gelirin bir kısmı yine burslu öğrencilerimiz için kullanıldı...TIK
Cumartesi gecesi: anneler günü yemeğimiz vardı- ki harika geçti- :)
Pazar Anneler günü: Zuzularımın okullarındaki aileler günü,mutluluktan gözlerimi yaşartan anne şiirleri ve 23 Nisan gösterileri...
Pazar öğleden sonra:Burslu öğrencilerimiz Bursalı Anneler Kermesimiz...Günlerdir emek verip yaptığımız takı vs.eşyaların kapış kapış gitmesi,sevincimiz:)
Ve bunca keyifli koşturmaca içerisinde...
Annesiz geçen bir anneler gününü daha,az biraz hüzün ile ama anne,hemde iki kere anne olmanın gururu ve sevinci ile kazasız belasız geçirdim ki,sanırım en çok buna memnun oldum...
Bu vesile ile geç te olsa bu sayfalarda benimle buluşan tüm blogger annelerimin de Anneler Günü'nü kutlarım:)
Önce,şu an itibari ile savaş alanı görünümde olan evimi toplamam gerekiyor...
Sonra da en kısa zamanda sizler de komşuluktayım:)

6 Mayıs 2009 Çarşamba

CANLI ve HEYECANLI:)

Alttaki postu yazmış ama yayınlamamıştım? Neden bilmem?
Belki de yazdıklarımın gerçek olmasından korkmuştum?
Ama artık bir önemi yok!:))
Zira,hayırlısı ile kazasız belasız bunu da atlattık...
Heyecandan buz kesen ellerimizi ve titrediğimizi belli etmeden programımızı yaptık:)
Allahım o nasıl bir heyecan?(Ki ben zaten acayip müsaitim,yürek elde gezen bir tip olarak:)tarifi yok? Sudan çıkmış balık gibi hissediyor insan kendini,canlı yayında canımız çekildi sanki,kelimeler ağzınızdan çıkıyor ama siz duymuyorsunuz gibi:)
Çok fazla örneklendirdim ama bilmem anlatabildim mi?
Dolayısı ile dün programdan çıktıktan sonra...Ne,ne söylediğimizi nede nasıl davrandığımızı hatırlıyorduk...Katılımcılar olarak toplu bir Amnezi yaşadığımızı söyleyebilirim:)
O yüzden bu sabah,sabah ezanında(05:30)ki!program tekrarını seyretmeden içim rahat etmedi...Neyse ki,fazla pot kırmadan genel olarak güzel konuşmuşum,konuşmuşuz:)Cümleler havada kalmamış,anlatmak istediklerimizi anlatabilmişiz vs.
Geçti,bitti,gitti,çok şükür...
Ama bundan sonra TV'de canlı yayındaki hiç kimseye laf söylemeyeceğim...
'İki lafı bir araya getiremiyorsunuz ne işiniz var orada!' filan derdim,bir daha tövbe:))
Neyseki, Allahım korktuğum şeyle sınamadı beni,çok şükür:))
(Fotoğraf yayın sonrası çekildi...Biz ve program sunucusu Serpil hn.)

4 Mayıs 2009 Pazartesi

KORKU+HEYECAN = BELİRSİZLİK?

Sabah önce kuaföre gideceğim,sonra dostları alacağım evlerinden.Tek araba gideceğiz yani...Kaç saattir -farkında olmadan- kendi kendime konuşurken yakalıyorum kendimi...Aklım yarın sabahta,program da...Allahım ne yapacağım ben orada?
Benim gibi,çoğunlukla yazmayı konuşmaya tercih eden,heyecanlı bir tip için zor.
Gerçi konuştuğum diğer arkadaşlarım da aynı durumda ama? Bu teselli olurmu ki bana?
Çok önemli değil biliyorum...Hatta bizim (Bursalı Anneler)katılımımız söz konusu olmadan önce,ne malum kanalı nede o programı biliyordum...
Sadece işte ne bileyim? İyi kötü duyduya insanlar,yakınlar...
Çok fazla seyredilmese bile en azından onlar olacaklar...
Eh birde canlı yayın,yani bir şaşırdın mı, canlı canlı mahçup olacaksın...
Hayır işin kötüsü birde gülme krizine de girebilirim oralarda,çünkü öyle bir yakın olduk ki diğer dostlarla...Bir bakış,bir ifade,yeter vallahi...Ayy düşünmek bile istemiyorum:p
Allahım ne olur korkularım gerçek olmasın.

MAYIS?

Mayıs ayı sürprizlerle başladı...
Takvime bakıyorum da neredeyse her günde bir şey işaretli...Güzel,çok güzel:)
*1 Mayıs itibari ile abimleri kucakladım:)

*5 Mayıs Salı,Bursalı Anneler grubumuzla birlikte,Olay TV'de Yaşadıkça Programına canlı yayına çıkıyoruz...Ama heyecandan o saate kadar canlı kalırmıyız bilmem?:)

*8 Mayıs cuma akşamı Zafer Plaza'da,Anneler gününe özel bir podyum etkinliğimiz olacak ama ben hala kararsızım?...Çünkü benim zaman zaman iki melek,zaman zamansa iki küçük canavar kıvamındaki zuzular ile oralarda arzı endam etmek? Çok riskli çok:)

*9 Mayıs Cumartesi gündüz, zuzularımızın anaokulunda 'aileler günü' var...
Bahçede yeşillikler içinde çocuklar ile birlikte,oyunlar oynayıp,dans ediyoruz vs...
Birde 23 Nisanda hava muhalefeti dolayısıyla iptal edilen 23 Nisan gösterisi var ki, kızımın ve oğlumun şarkılar,şiirler söyleyeceği...Onlar sahneye çıkıp 'aaaa' deseler bile bizim için çok önemli:)O yüzden güzel bir gün olacağı şimdiden garanti...

*Ve 9 mayıs Cumartesi akşamı,Anneler günü yemeğimiz var...Sadece annelere özel...Çocukları evde eşlerimize emanet edip,kadın kadına eğlendiğimiz ve bütün bir yılın stresini attığımız...Ama ne atmak?:)Geçen seneden notlar burada ve burada...

*10 Mayıs Pazar,Korupark Kipa girişinde Bursalı Annelerin Kermesi var...2 haftadır harıl harıl takı kolye vs.yapıyoruz...Başka ürünlerde olacak elbet ama pasta börek işine girmiyoruz...Umarım ilgi olur ve bunca emek boşa gitmez...Zira oradan elde edilecek gelirler daha önce burada,burada ve burada bahsettiğim öğrencilerimize gidecek...

Şimdilik bu kadar yeter...Bakalım zaman daha neler gösterecek?

29 Nisan 2009 Çarşamba

HAYAT BÖYLE BİR ŞEY İŞTE...

3 saat önce şehitlere üzülmüştüm,keyfim kaçmıştı...
Hava kapalı,içim kapalıydı...
Hava yağmurluydu,gözüm yaşlıydı...
Ve ben evde tek başınaydım...

Sonra, telefonum çaldı,özgür ruhum aradı...
Ve bir haber verdi ki,evlere şenlik???
Mahfoldum heyecandan...Ama güldü yüzüm...
Şimdi 2 saatten beri,gelecek 'o günü' düşünüyorum...
Aklıma geldikçe de, durup durup gülüyorum...

Dedim ya,ben evde tek başıma...
Hani şu halimi, bir gören olsa?:))))

17 Nisan 2009 Cuma

BU MUDUR? BUDUR! :))

Yarın...
Sabah;Anne erkenden saç baş işlerini halletmek üzere kuaföre...
Öğlen;Zuzuların drama kursu için As Merkeze...
Öğleden sonra; Zuzular ve anne,baba,23 Nisan kutlama partisi için Arslanlar clup'e...
Akşam; Zuzuların annesi ve babası:)) dostlarla birlikte,önce kahve Lata'da keyifli bir akşam yemeğine sonra da Suarede Yaşar konserine...
Bu mudur?.... Budur!:)

12 Nisan 2009 Pazar

MELEKLERİM,FİDANLAR ve SONSUZ ŞÜKRÜM...






Meleğimden...
Önce,yaptığı rejim de,2.zafer haftasını da başarı ile tamamlayan annesine ''annecim yemen için elma yaptım''diye resim yaptı...(Kuzuuuumm kıyamaz hiç annesineee:)
Sonra, Pazar sabahı,Bursalı Anneler grubumuz ile birlikte gerçekleştirdiğimiz
'fidan dikimi 'nde,oğlumla birlikte hevesle çalıştı...O tombik elleri toprakla buluştu...
Allahım,sana daha fazla nasıl? Ve ne şekilde? Şükür etsem ki bu güzellikler için...
Çok şükür çoook.
PS:İlk foto da,ortada, yere çökmüş olanlar:P bizim aile:)

3 Nisan 2009 Cuma

ANNELİK GARİP ŞEY...

Anne olmak,garip şey...
Anne olunca çok daha farklı ve çok daha yoğun hissedilebilen duygularla yoğrulmak, acayip bir şey....
Sadece kendi çocukları için değil, tüm çocuklar için endişelenmek, her güzel ve iyi şeyi kendi çocukları için istediğin kadar,hiç tanımadığın, başkaca çocuklar için de istemek, harika bir şey...
Kötülüklerden,kötülerden tüm çocukları korumak ve kollamak ve bu isteğini dualarla desteklemek, manevi bir şey...
Bir çocuğu büyütmenin zorluğunu bilmek...Neler gerekir? En çok neye ihtiyaç duyulur?diye düşünmek? Önemli bir şey...
Hele bir de ikiz annesiyse bu ihtiyaç sahibi, onun o zor durumunu yüreğinin taa içinde hissetmek...Empati ötesi bir şey:)
Sonra, taaa Ankaralar dan, Bursa'daki bir ikiz annesinin feryadını duyan...
Ne yapabiliriz?Nasıl yardım edebiliriz diye? bana ulaşan bir can dostun sesin de mutlu olmak,süper bir şey...
Elden ele, gönülden gönüle, bebekten bebeğe, dolaşan o eşyaları, yine tombik minik ellerin kavrayacağını, neşeli bebek gülüşleri ve saflığıyla, yaşanmışlıklarının artacağını bilmek, çok güzel bir şey...
Birilerine ufacıkta olsa yardım ederek,verimli bir şekilde,bugünü de kurtarmanın ve hayırlı bir işe vesile olacağınızın sinyallerini, yürekte duymak ise....Ancak anlatılmaz yaşanır tarzı bir şey...
Dedim ya, annelik garip bir şey:))

*Bursa'da yaşayan,yardıma muhtaç, zor durumda bir aile...Ve bu ailenin 14 aylık,dünya tatlısı ikiz kızları...Ben, mama sandalyesi,oyuncak vs.bir kaç parça eşyayı vereceğim...Kıyafette gerekiyor, ancak malum 4,5 yaşında benimkiler ve küçülenlerini şimdiye kadar çoktan başka bebişlere verdim...Bursalı Anneler gurubumuzdan da mutlaka bir şeyler çıkar diye düşünüyorum ama yine de, Bursa'da iseniz ve konuyla ilgili ayrıntılı bilgi almak isterseniz bana mail adresimden ulaşabilirisiniz...

31 Mart 2009 Salı

KURABİYE YAP,YE & ATLA GEZ :)

Cumartesi günü zuzularımla...
(bir ilki daha gerçekleştirdik diyemeyeceğim, çünkü evde yapmıştık daha önce,lütfen, buraya bknz:)
Pasto'da Anne-çocuk kurabiye etkinliğindeydik...
Daha önce Bursalı Anneler gurubumuz ile çikolata kursuna katılmış,daha sonra da yine çocuklarımızla birlikte ekmek yapmıştık...
Bizimkilerin hamur mıncıklama sevdası zaten meşhur...Birde üstünü renkli şeker hamuruyla kapladılar...Oh deymeyin keyiflerine...Hiç karışmadım yaptıklarına,sedece gösterdim,cesaret verdim...Sonuçlar oldukça başarılı...

Ve pazar...Güneşli çok güzel bir güne uyandık...Önce,oyumuzu kullandık...Sonra da,Bufsad gurubumdan dostlarla Haflinger at çiftliğine bruncha gittik, biz muhabbetteyken zuzular ata bindi...Oğlum bindi ve hemen indi:) Kızım ise doğduğundan beri at üstünde gibiydi:) ayrıntılar ve fotolar iki melekte:)