BEN BİLE ZOR ANLADIM KENDİMİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BEN BİLE ZOR ANLADIM KENDİMİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Şubat 2011 Salı
DAMAR YOLU...
Olmasını istediğimiz şeyleri olduramadığımızda,
içimizdeki boşluğu dolduramadığımızda ve bunu kendimize konduramadığımızda...
Dön içeri,dinle kendini...Deriiin bir nefes al ve bekle...
Gelmedi mi işaret?
E ama nefes aldın?Yetmedi mi?
Mucizeyi farketmedin mi?
Çok şükür yetti...Yetti elbette...de?
Öyle yorgunum ki...Bedenim de,ruhum da yoruldu...
Biliyorum sızlanmaktan vazgeçmeliyim!..Ama sızılarımı da bir şekilde geçirmeliyim?
Ağrıyan bir yerim olduğunda; Damar damar üstüne bindi derdim eskiden(gerçi hala söylerim ya?)
eşimde gülerdi bu sözüme(gerçi hala gülüyor ya?)
Yine de söyleyeceğim...Bu aralar hem bedenen,hemde ruhen 'damar,damar üstündeyim!'
Hayır!Sebebini bilsem gam yemeyeceğim?
Hani oynadığınız lastik top denize düşer.1 kulaç mesafenizdedir ama siz yakalamaya çalıştıkça ve hızla ona doğru kulaç attıkça,attığınız kulaçlar yüzünden uzaklaşır ya sizden...Yavaş olsanız dalgalar uzaklaştırır,hızlı olsanız siz!Sonuçta kaçar gider,hep gider...
Ne bileyim işte?..Öyle garip bir duygu?..
Sadece;Bu aralar yaşamayı erteliyormuşum gibi geliyor?...
Sadece;Bu aralar zaman sanki daha bir ağır geçiyor?...
Sadece;Bu aralar..........
Gerginim işte vesselam!
Ve bu gerginliğimi azaltacak yollar arıyorum?..
Ommmmm....Hımmmm....Ohmmmmmm...
Evrene mesaj gönderiyorum:) ve istiyorum;
İstiyorum ki;Alıp başımı/zı gidelim buralardan....
İstiyorum ki;Artık yaz gelsin!
İstiyorum ki;Hayallerim/miz gerçekleşsin...
Ama daha öncesinde;
İstiyorum ki;Sıcacık banyodan pembe beyaz,relax,relax çıktığımda şarkımı söyleyeyim;
Bu yeni bende kim?Aynada bakıştığım?Bu yeni bende kim kendimle barıştığım?
Ah o şelale saçlaraaa,sütten ak o gerdanaaaaa......
?????İsteyenin bir yüzü :)
Ps:
Cuma akşamı,eşim babamla evde kaldı sağolsun,ben arkadaşlarla çocukları Pinokyo'ya götürdüm.
Kısaca;çocuklar çok sevdi,ilgiyle izledi ama ben neredeyse uyuyacaktım,zaten yorgunum,bir de üzerine o kadar şarkı ninni gibi,bir de organizasyon aksaklıkları vs.Yine de keyifliydi diyelim.
Cumartesi ve Pazar mutlu keyifli bol sohbetli ve çok neşeli doğumgünleri ile geçti(ki birisi gelinimin:)
Babam; daha iyi çok şükür!:)Ağrıları az da olsa devam ama ilk günlerin telaşesi geçti...İnsan ne garip?Her duruma alışıyor,her yaşadığından hem pay hem ders çıkarıyor...Şimdi diyoruz;Şükür;bacak,kalça vs.yerde değil kırık(değil ki yürüyebiliyor)Şükür ki; sağ kol değil(değil ki sağ koluyla yemeğini yiyebiliyor)Çok şükür bunu farkettirene!..
Zuzular; iyi,okula devam...Okul başlayınca hiç anlamayacaksınız zamanın nasıl geçtiğini derlerdi,
doğruymuş hakikaten,günler hergün yeni bir macera aile devam ediyor:)
Geçen akşam 'su'yun oluşumunu öğrenmişler anlatıyorlar tatlı,tatlı ve o dillere nasıl da yakışıyor;Okşijen ile hişjdrojen:)Büyüyorlar gün be gün...Çok şükür!:)
Bir de yakışıklı sıpa'm artık haftada iki akşam yüzme için antramanlara kalıyor okulda,kendisi yüzme alt takımında:)Vay vay vay diyorum!Daha dün otururdu battaniye üzerinde etrafında düşmesin diye yastıklarla:)
Sana da zaman ayıramıyorum farkettin değil mi blogcum?...Ne diyeyim?
Ben; şimdi de tam zamanlı evlat modundayım:) Öncelikler bir süreliğine değişti...
Bu da geçecek inşallah...
O yüzden de bu ara uğrayamıyorum dükkana,size...Ama telafi edeceğim ara,ara kısmetse...
Hele bir sabah olsun da bakalım?...
17 Şubat 2011 Perşembe
BURUN DİKİ!
Şöyle uzun,uzun anlatsam....
Uzun,uzun dinlese,bıkmasa,anlasa?..
Şöyle kısa,kısa konuşsa...
Kıssadan hisse çıkarsa?..
Uyusam,uyansam herşey yine eskisi gibi olsa!
Silsem...
Ardımda hiç bir karalama bırakmadan yeniden başlasam hayata...
Hayatımı değiştirecek diye okuduğum kaçıncı kitap bu?!
Palavra!
Hepsi korsan bunların,hepsi hikaye,hepsi kurgu!
Söylenmemiş sözlerim var...
Sabırlıyım...Sabırlıyım...Sabırlıyım....
Bir de,sabrımla,selametim ne zaman vuslata erecek onu bilseydim?!
Ya da vuslata erdi de, ben mi fark edemedim?
Tek bildiğim;Yalnızlığa direne,direne sonunda ona da alıştım ve belki de sevdim.
Eee hadi bakalım... Geç kalmıştın hüznüm!..Çekinme lütfen rahat ol, bugün dükkan yine senin!
Uzun,uzun dinlese,bıkmasa,anlasa?..
Şöyle kısa,kısa konuşsa...
Kıssadan hisse çıkarsa?..
Uyusam,uyansam herşey yine eskisi gibi olsa!
Silsem...
Ardımda hiç bir karalama bırakmadan yeniden başlasam hayata...
Hayatımı değiştirecek diye okuduğum kaçıncı kitap bu?!
Palavra!
Hepsi korsan bunların,hepsi hikaye,hepsi kurgu!
Söylenmemiş sözlerim var...
Sabırlıyım...Sabırlıyım...Sabırlıyım....
Bir de,sabrımla,selametim ne zaman vuslata erecek onu bilseydim?!
Ya da vuslata erdi de, ben mi fark edemedim?
Tek bildiğim;Yalnızlığa direne,direne sonunda ona da alıştım ve belki de sevdim.
Eee hadi bakalım... Geç kalmıştın hüznüm!..Çekinme lütfen rahat ol, bugün dükkan yine senin!
Etiketler:
BEN BİLE ZOR ANLADIM KENDİMİ,
DERİN MEVZULAR,
FOTOĞRAFLARIM,
İÇ SES
9 Şubat 2011 Çarşamba
HEPSİ BU!
Hayata şöyle bir göz attım,derin bir sessizlik oldu....Ve o derin sessizliği kalbimin sızısı bozdu...
Kafam karma karışık...
İnsanı en çok üzen yine kendisi biliyorum ama düşünmeden de edemiyorum,düşünmeden durabilsem ruhuma nefes aldırabileceğim ya! Ne mümkün!Ben saymayı bıraktım artık...
Kimbilir kaç kere yaraladım kalbimi...
Elde olmayan sebeplerle,elden bir şey gelmeyen insan ilişkileri hakkın da;
Başka türlü olabilecek nice durum için yüzlerce olasılık hesapları yapmaktan yorgun...
'Ama'lar ile 'keşke'leri çarpıştırmaktan bitap...
Ondan,bundan,şundan duyduğum incitici sözleri, tasnifleyip düzenlemekten bıkmış bir haldeyim.
Sözler söylenir,hükümler verilir,
değerler biçilir... Bazen üst üste gelir,bazen üstü kapalı geçiştirilir.
Çünkü geçte olsa bilirim,canımı acıtmam;bir başkası hakkında ancak bu dünya hayatında hükümde bulunabilir insan ve hükmüde sadece onu bağlar!
Ne yapsanız,ne deseniz o an için boş gelir....Bomboş
O boşluk ki; İnsan olmanın bir başka haline...Acizliğime ilaç gibi gelir.
Peki;İçimdeki boşluğu yazmakla doldurabilir miyim?
Sahip olamayacaklarıMı/olamayacaklarıNı düşünmekten,kendimi geçip,onlar içinde üzülmekten,
yaşanması olası nice mutlu tasviri boşluklara çizmekten ve körolası nice yoksunluğa sızlanmaktan kalbim acıdı...Öylesine ağır,öylesine ezici,öylesine acımazsız,öylesine zor ki...Acıdı,kanadı...Kanadı,acıdı...
Acıyan yerlere işaret koydum,koydum ki;bir daha kimse üstüne basmadı?..
Malum kuluz,kusurluyuz...Ne demeli?Nasıl davranmalı?Kalbi katılaştırmadan nasıl dayanmalı?Empati
yapmaktan,kendimi başkalarının yerine koymaktan, kendi hayatımı yaşayamaz oldum sanki?..
Az şikayetçi çokca memnunum aslında bu durumumdan...İyi tarafını düşün,diğer yönünüde gör her davranışın,her ilişkinin her sözün...Gör ki;Çeşnisi olsun hayatının!Yoksa ne o öyle tatsız tuzsuz!dertsiz kedersiz?!Ha tabi masumiyeti korumak var bir de...En azından kalan kısmını.('Masum değiliz hiç birimiz' ah buraya nasılda yakışırdı....Yaradan'ın yarattıkları içinde en çok merhamet ettiği insan iken, neden kendime bu merhametsizliğim?)
Tüm hoyrat ellere rağmen tutunuyorum hayata,umut ediyorum,seviyorum,şükrediyorum,kederin içindeki mutluluk kırıntılarını arıyorum....Çoğu zaman buluyorum...Bulduklarımı biriktiriyorum-zira onlar çok kıymetli,ince bir işciliğin ve sabrın sonucunda ulaşılan mutluluklar-zor zamanlar için saklıyorum.
(Peki bu beylik cümlelerimin ne kadarını hayatıma uyguluyorum!?)
Çünkü yaralarımla mutlu olmayı seviyorum sanırım...Budur durum.
Bir kitapta okumuştum;'Mutsuzluk kendine alışmaktır,kendini kanıksamaktır'
Henüz kendime alışmadım,alışsam böyle oturup saatlerce tırmalarmıyım hayatı,kendimi!?
O vakit demektir ki mutluyum!
Belkide hepimize hayat boyu inanacağımız bir yalan armağan etmişler...Adını mutluluk koymuşlar...
Sonra da onu şarta bağlamışlar!..Olmazsa,olmazlarını sıralamışlar!
Ah o ilk şart!latanı bir bulsam!?
Hayat işte! Öyle veya böyle gelip geçecek...
Sonra bir gün bir melek gelecek ve süre doldu diyecek...Hepsi bu!
Ps:Dün akşam bir haber aldım.Kötü değil ama eksik;İçinde ben yokum...
Onca çabama,duama vs.ye rağmen,toparlayıp,iyileştiremediğim,birleştiremediğim kalan sağlarımdan biri hk.da....Tabii gece uyku tutmadı,kurdum da kurdum,yazdım da yazdım...Yazmak benim içimdeki basıncı düşürüyor.Patlatmıyor!..Sakin sessiz devam edebiliyorum hayata.
Sonra bu sabah bir telefon konuşması?Bu kadar mı 'düz' olur herşey!..Bu kadar mı yolunda?
Boşuna uykusuz kalmışım yazık bana!?..'Kendim ettim, kendim buldum' olsun bu yazının diğer adı da!
Ps:Müzik,piyano ve Amelie bugün bana ilaç!Ses please!
Ps:Müzik,piyano ve Amelie bugün bana ilaç!Ses please!
Etiketler:
AİLE,
BEN BİLE ZOR ANLADIM KENDİMİ,
DERİN MEVZULAR,
EVİM,
FOTOĞRAFLARIM,
İÇ SES
18 Ocak 2011 Salı
SALI SALLANMALARI...
Yeni evimize taşındığımızdan beri gelen gidenimiz hiç eksik olmuyor.Yemeğe,çaya,kahveye...
Akrabalar,arkadaşlar eski ve yeni komşular...Çok seviniyorum bu duruma,büyük masalar,kalabalık sofralar...Keyifle,muhabbetle,yiyip,içip,eskiyi,yeniyi, ölüyü, diriyi yad etmişliğimiz çok...
Hele eski(aslında her daim yeni)komşularım hayırlı olsuna geldiklerinde öylesine mutlu olmuştum ki;Demek ki bir yerlerde bir şeyleri doğru yapmışım demiştim kendi kendime...Doğru yapmışım ki;değer verip geldiler peşimden...
Bir de üst kat komşumun yaşlı ama dünya tatlısı annesi gelmişti,bir de yasin okuyuvermiş,nazar duasını edivermişti peşi sıra...Sığınacak bir yer,başını okşayacak el arayan bir kedi yavrusu gibi hissetmiştim kendimi,içim titremiş,minnet duymuştum ona.
O anda;Nasılsın? diye sorsalardı eğer...İyiyim derken salya sümük hömküreceğimden,ağlak duygularımdan korkmuştum hatta...
Malum 'iyiyim' çoğu kez ardına saklandığımız bir perde! Yürekteki hoşnutsuzlukları,yaşam memnuniyetsizliğimizi yada hayal kırıklıklarımızın örtüsü...Acılardan gerçeklerden kaçış,sadece tek kelime;'iyiyim'...
Bu duygularla ve içimde yaşadıklarımla üzgün,keşke demiştim keşke yitiğimde otursaydı şurada bir köşede..Otursaydı elinde bir finca kahve ile...Kahvesini yudumlarken göğsünü kabartsaydı kızı,hayır duasını alsaydı...Paylaşsaydı o anları,sadece baksaydı ve anlasaydı...
Meğer özlem,hasret vs.bir yana insan bazen candan edilen bir duaya bile muhtaç olabiliyor ve bunun eksikliğinin farkına komşu teyzelerle varıyormuş...
Hayat!Bazen çok acımasız ve zor...Ve zor olanı sevmeyede alışıyor insan mecbur!...Dayanmak istiyorsun,
dayanıyorsun.Yaşanan her şeyin bir anlamı olduğuna inanıyorum ama kalbimde o kadar çok şey birikti ki?Evet,evet kalbimde birikiyor benimkiler...Beynimdekiler başka,akıl mantık süzgeci vs.çok bilinen sözler ama kullanımı lafta! Sadece kalpte yer ediyor sızı,sızı bir sızı daha...Kalbimi çokluk yordu ve bu çokluklardan kurtulmanın bir yolu olmalı?
Ps:
-Salı sallanması koydum başlığı...Sallanan bir ruh halindeyim çünkü,dengesizim ve dengemi buluncaya kadar bugünü de yerim.
-Kaç gündür boynumda morlu kahveli fuları,garip ama iyi geliyor?..Alakasız her kıyafete uydurup sarmalıyorum ele ne?
-Komşuma kahveye gideceğim birazdan iadeyi ziyaret...Tek başına gitmeyi hiç sevmem ama güleryüzlü konuşkan,neşeli komşumu çok severim...Umarım bana da bulaşır enerjisi...
Ya da ona da 'iyimisin?' diye sorsam da?... Karşılıklı oturup ağlaşsak mı?
Etiketler:
BEN BİLE ZOR ANLADIM KENDİMİ,
DERİN MEVZULAR,
GÜNLÜK,
HATIRDA KALSIN,
KOMŞULAR
13 Aralık 2010 Pazartesi
GEREKSİZ SEVİNÇLER MÜDÜRLÜĞÜ!..
Anlatacağım onca şeyin, yazacağım onca cümlenin arasında,bazen başında, bazende sonunda...
Gelip takılıyor peşime o gereksiz/sırası mı şimdi?/cık,cık,cık! duygusu...
Gereksiz/gereksizler/gereksiz işler/gereksiz sevinçler müdürlüğü!
Sevmelerimi,sevinçlerimi erteliyorum bu yüzden...
Kısaca; Vicdani ret!
Oysa neler,neler hayal ediyorum da? Ne mutlu cümleler kuruyorum da hayata dair.
Neler düşünürler? Nerelere çekerler diye üzülüyorum...
Yaşadıklarımı da,içimde yaşattıklarımı da,acılarımı da bir tek ben bilirken.
Hayata tutunmaya çalışıp,bir gün ağlayıp,bir gün gülerken!?
Onlar!Yordam bilmez,halden anlamaz,ince düşünmez ama yaftalarlarmış...Ne gam!?
Ancak acıyı anladıklarında,incinmeyi anladıklarında,yalnızlığı anladıklarında gözlerindeki örtü kalkacak!
Ah ne olurdu sizde sadece kendi yaşam öykünüzü dinleseydiniz?!
Ah ne olurdu sizde sadece kendi yaşam öykünüzü dinleseydiniz?!
Ben acı çektim...Acıyı çekersiniz,acınızı anlarsınız ve acınız biter...
Yerini acıya sebep olanın özlemine/hasretine bırakır.
Bir kaç yıldır böyle...Bundan sonra da böyle olacak...Çabalar boşuna...Giden gitti.
Geri dönüşümsüz anılar, hiç bitmeyecek, silinmeyecek, acı tatlı 'daha dün gibi' sahneler ile geçecek ömür...
Belki seneler geçtikçe netlik azalır...Belki 'Neden?'leri rafa kaldırır,'keşke'lerimin peşine düşerim.
Belki seneler geçtikçe netlik azalır...Belki 'Neden?'leri rafa kaldırır,'keşke'lerimin peşine düşerim.
Bilmiyorum ki?...Tek bildiğim;Yarım kalmışlığımla başbaşa,kalan yarımı yaşatmaya çalışıyorum...
Bir de çok özlüyorum...Ama yapacak hiç bir şey yok...Başımı kaldırıp gökyüzünü,o uçsuz bucaksız masmavi gökyüzünü seyredip,iç çekip,yoluma devam ediyorum...Hayat 'yaşamak için' değil mi?
Gülümsüyorum...
Hatta öyle gülümsüyorum ki gözlerimin içi bile gülüyor...
Mutluluğun kovalanması,emek verilmesi gereken bir duygu olduğunun farkına, tam olarak ne zaman vardığımı bilmiyorum....Tek bildiğim;Deneme/yanılma yöntemini çok kullandığım ve çocuklarımın/eşimin benim gözlerimdeki mutlulukla mutlandığı...Ben bir aynayım onlar için ve yansımam hep mutlu/güler yüzlü olsun diye uğraşıyorum...
Ağlıyorum da tabii ki...Sizde ağlayın ağlayabildiğiniz kadar...Gülmek kadar ağlamaya da ihtiyacımız var...
Ama 'ağlamak' ile 'ağlanmak' arasında çok fark var biliyor musunuz?
Ama 'ağlamak' ile 'ağlanmak' arasında çok fark var biliyor musunuz?
Küçük bir çocukken düşüp,tırnak ucu kadar bile olmayan yaralarıma sahte gözyaşları ile feryad ederken
'Öz ağlamadan,göz ağlamaz' derdi rahmetli anneannem....
O zaman anlamazdım ama şimdi o sözün doğruluğunu ne yazık ki çok iyi anlıyorum...
Ve tekrarlıyorum;'Öz ağlamadan,göz ağlamaz'
Ağlamak insanın içini yıkar,ruhunu temizler ama miktarını bileceksin...
Eğer bilmez isen...Şu dünyada tek acı çeken senmişsin gibi, sevdiklerinden ayrılan,hasret,özlem çeken, haksızlığa uğradığını iddia eden tek senmişsin gibi davranırsan eğer işin büyüsü bozulur...
Allahın gücüne gider...Sen senden sorumlusun unutma!
Hem bir süre sonra ağlamak=ağlanmak olur ki?...O işin reklam boyutudur?
Bunca söz,bunca kelam,bunca durum/duygu/tavır/değerlendirmesi neden? Ve neden şimdi derseniz?
Yaşadıklarımı,çabalarımı kayıt altına almak,zor zamanlarda dönüp dönüp okumak istediğim...
Ve tam da bugün buna çok ihtiyacım olduğu için.
Bugün tam dört yıl bitti ANNEM...Senden kalan boşluğu dolduracak bir şey yok.
Sen gittin...Ben seni çok özledim...
Senin üzerinde çiçekler bitti,benim gözümde yaşlar...
Ve dikiş bilmeyen/sevmeyen kızın,aldı iğneyi ipliği eline....
Çünkü;
Etiketler:
ANNEM,
BEN BİLE ZOR ANLADIM KENDİMİ,
DERİN MEVZULAR,
İÇ SES,
ÖZEL GÜN
29 Kasım 2010 Pazartesi
HASRET...
O gözler, bana ; Eskisinden yabancı
Gönlümdeki bu sevda; Hiç dinmeyen bir acı
Ruhumun kederinden....Gözlerim yaşla doldu
İnliyorum derdimden...Bana bilmem ne oldu
En candan arkadaşım...Ruhumu saran gece
Ben kime baglanmışım...Ağlıyorum gizlice
Kimsesiz karanlıklar...Derdime şifa verin
Kalbimdeki yaralar...Daha çok, daha derin...
Etiketler:
BEN BİLE ZOR ANLADIM KENDİMİ,
FOTOĞRAFLARIM,
VİDEOLARIM
13 Temmuz 2010 Salı
KİMSEYİ ENTERESE ETMEYECEK MEVZULAR....
1-Hasar tespit çalışması yapmıştım geçenlerde,içimde eeeen derinlerde...
Ömür törpülerimi törpülemişim çokca,törpüleyemediklerimi de kendi haline bırakmışım...
Hiç kimse duymasa da bir duyan var nasılsa?İnanmışım buna çok inanmışım ve şükür yanılmamışım...
Elemişim,elenmişim de belki? Belki yanlış, belki doğru...ArtIk cok da önemli değil ya!...
Yaşadığım buruk tecrübelerle,kırık,çekingen,mesafeli bir yetişkinim şimdi...'Yetişkin'im?Yetti !Bitti!!
Her şey için geç! Çok geç artık! Lütfen geçiniz bunları....
2-Geçen gün dedi ki bana sevgili; Yapma!Bırak bu kadar uğraşmayı,oluruna bırak biraz da,üzme kendini...Bu senin işin değil ki...Bilirler,bulurlar elbet onlar bir yolunu merak etme...Koca,koca adamlar,küçük,küçük şeylere takılmazlar...
Koca, koca adamlar???? Gerçekten de öyleler mi acaba? Oysa o koca adamlar,çocukça laflar edip,üstelik
elçiye de zeval edip,kocaman, kocaman kırıyorlar ama kalbimi...Biliyorum farkında olmadan yapıyorlar bunu;Çünkü egolarının peşindeler,harcıyorlar dünü,bugünü...
Yani;Erkekler arasında bir yalnız dişiyim...Giden gitti ama geride ben kaldım ve 'görevi?' devraldım...
Nasıl oldu ben de anlamadım? Tek bildiğim; Birinin kaybettiği,eşi!!?? birinin annesiyim!!??:((
Oysa ben sadece sevdiğim adamın eşi ve çocuklarımın annesi olmak isteyen bir garip faniyim...
Yoruldum!!!! Arada olmaktan ve herkes için en iyisini,en doğrusunu yapmaya çalışmaktan...
Doğru olan da neyse? Sanki bilirmişim gibi?
Sıkıldım!!! Çok sıkıldım iyi olmaktan!!!
İçimde hiç kötülük yok ve bu kötü bir şey bilmekteyim...
Yani her ne yaşıyorsam, kendi kafamdan çekmekteyim!:((
Ömür törpülerimi törpülemişim çokca,törpüleyemediklerimi de kendi haline bırakmışım...
Hiç kimse duymasa da bir duyan var nasılsa?İnanmışım buna çok inanmışım ve şükür yanılmamışım...
Elemişim,elenmişim de belki? Belki yanlış, belki doğru...ArtIk cok da önemli değil ya!...
Yaşadığım buruk tecrübelerle,kırık,çekingen,mesafeli bir yetişkinim şimdi...'Yetişkin'im?Yetti !Bitti!!
Her şey için geç! Çok geç artık! Lütfen geçiniz bunları....
2-Geçen gün dedi ki bana sevgili; Yapma!Bırak bu kadar uğraşmayı,oluruna bırak biraz da,üzme kendini...Bu senin işin değil ki...Bilirler,bulurlar elbet onlar bir yolunu merak etme...Koca,koca adamlar,küçük,küçük şeylere takılmazlar...
Koca, koca adamlar???? Gerçekten de öyleler mi acaba? Oysa o koca adamlar,çocukça laflar edip,üstelik
elçiye de zeval edip,kocaman, kocaman kırıyorlar ama kalbimi...Biliyorum farkında olmadan yapıyorlar bunu;Çünkü egolarının peşindeler,harcıyorlar dünü,bugünü...
Yani;Erkekler arasında bir yalnız dişiyim...Giden gitti ama geride ben kaldım ve 'görevi?' devraldım...
Nasıl oldu ben de anlamadım? Tek bildiğim; Birinin kaybettiği,eşi!!?? birinin annesiyim!!??:((
Oysa ben sadece sevdiğim adamın eşi ve çocuklarımın annesi olmak isteyen bir garip faniyim...
Yoruldum!!!! Arada olmaktan ve herkes için en iyisini,en doğrusunu yapmaya çalışmaktan...
Doğru olan da neyse? Sanki bilirmişim gibi?
Sıkıldım!!! Çok sıkıldım iyi olmaktan!!!
İçimde hiç kötülük yok ve bu kötü bir şey bilmekteyim...
Yani her ne yaşıyorsam, kendi kafamdan çekmekteyim!:((
Etiketler:
AİLE,
BEN BİLE ZOR ANLADIM KENDİMİ,
DERİN MEVZULAR,
İÇ SES
11 Mayıs 2010 Salı
COŞTUM YİNE DALGALANIYORUM...VE...'BİR İŞ VAR İŞİN İÇİNDE' , 'O' DA 'BEN' DE BİLİYORUM?
Bazen yalnız olduğumu düşünüyorum...
Bazen de kalabalık olsa da çevrem çok yalnız hissediyorum...
İşte böyle zamanlarda maneviyata sığınıp tekrarlıyorum; Ümitsiz olma. Şükürsüz olma. Sabırsız olma. Mevlâyı bilen ümidi bilmeli. Onu bilen şükretmeli. Ona inananın sabırlı olmalı her ameli. Kimsem yok desen de,önce rabbin,sonra aşkın,sonra çocukların,sonra ailen, sonra dostların var...Sahip oldukların için şükür dilinden düşmemeli...Ve bunu kendin için yap,maneviyat dolu iç dünyanın ispatı için değil!?
Ama yine de oluyor öyle bazen?
Ve bazen; 'bazen'lerime çare olan sevdiklerim ve dostlarım da yetmiyor...
Belki de yalnızlığı seviyorum bilmiyorum?
Tek bildiğim; Oluyor ve 'o' bunu biliyor...
Çünkü bir tek 'o'...
Bir tek 'o' yaralarıma derman,derdime ferman hep yanım da...
Bir tek 'o' nun yanındayken insanların birbirlerini arayıp bulmasının önemini ve birbirlerinin içini seyretmek için illaki konuşmaya gerek olmadığını anlıyorum...
Bir tek 'o'nun yanında ben oluyorum...Sen bensin,ben senim...Bir tek sende ben 'gerçek ben'im...
Güçlü görünmeye çalışmadan,kırılgan,alıngan,ağlak(ve bu ağlaklığımın sonu muallak?)
Göğsüne dayanıp uyuduğum, tuzsuz aşım,ağrısız başım...
Her aradığımda yanımda olacağını bilmek,sevmek,sevmek,çok sevmek...
Ve o sevmelerin uğruna...........................................
Yani; Açıkca arandığı zaman gizlenen..Gizlice arandığı zaman aşikar olan aşk gibisin...
'Yaşadıkça yaşlanmazsınız,yaşamadıkça yaşlanırsınız' dermiş bir portekiz atasözü...
Seninle yaşadıkça yaşlanmayacağım,yaşlansam da çaktırmayacağım bak orası kesin:)
Mutluluk avuçlarımın içinde...
Kondurulan sevgi dolu buselerin,yakıyor,alevlendiriyor,hiç küllenmeyen ateşi...
Mutluluk avuçlarımın içinde...
Sahici hayatlarımızın en sahici sevgileri,iki küçük sevgilimizin eli ısıtıyor,elimi,yüreğimi...
Yani her şey benim-bizim,elimde,elimizde,ellerimizi tutan o minicik pamuk ellerde...
Seviyorum çok seviyorum seni be adam!
Hadi dön gel yine tut ellerimi....
PS:Bu gidişlerin de şair yapıyor,geride kalmış olmanın,bekleyen olmanın ezikliği ile mecnun yapıyor ya beni?
Bir kere de ben gitsem 1 günlüğüne bile olsa?Özletsem kendimi?
Gitsem ama nereye ve nasıl?
Tek sevgilim sen değilsin ki geride bırakacağım? Hangi birisini götüreceğim yanım da?
Hani yani; Sen+2 küçük sevgilim...Ana gibi yar olmaz misali...
Ama yine de belli olmaz...Gelirlerse bir gün yine soldan soldan?
Gün olur alır başımı ben de giderim,gittiğin o yoldan:)
Offf ....Çoştum, çoştum yine dalgalanıyorum...
Sustum...Sözü üstada bırakıyorum...
BİR İŞ VAR
Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
Her zaman güzel mi bu kadar,
Bu eşya, bu pencere?
Değil,
Vallahi değil;
Bir iş var bu işin içinde.
Orhan VELİ
??????????????????
:)))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))
Etiketler:
AŞKIM,
BEN BİLE ZOR ANLADIM KENDİMİ,
İÇİMDEN GELDİ,
ŞİİR
7 Mayıs 2010 Cuma
Bugün üzgünüm...Ya da kırgınım diyelim biz ona...
Belli bir sebebi de yok aslında? Yada var da yer bulamıyor kendine bu iş güç arasında?
Geçer elbet...Hatta şu yazının sonuna kadar bile dayanmaz?
Ve hatta yazmaya başlarken,kelimeler aklımdan geçerken,duygularımı yazarken ve yazarken temizlenirken hatta...
Sabah sakin uyandım...Sakindim yani... Sanırım?
Hep aynı tatlı telaşe..Uyanın uyanın ey ev ahaliii...
Elif'im...Çıtır kızım,çitlembiğim,sabah şekerim,uykusuzum?...
Onunla pek bir problemimiz yok,en azından bu konuda:)
Kızlar çok daha uyumlu ve söz dinler bir tabiatta oluyor ama erkekler?
Erkekler doğuştan: hem isyankar, hem yaramaz, hem inatçı, hem rahat, hem gamsız, hem vs.vs.vs:)
Birisine;Kızım dur hemen atlama!..Birisine hadi oğlum kalk artık,kıpırdansana vs. şeklinde uğraşıyoruz!
Ama...Çok şükür diyorum yine de çok şükür!
Sonra;Eskilere takılıyorum bazen...Alakasız ayrıntılarda yer buluyor kendine yürek yaralarım...
Düşünüyorum...Düşünüyorum...Düşünüyorum...Soruyorum; Eskide kalanlar hiç eskimez mi?
Bir de yorgunluk ile bezginlik arası gidip geliyorum...İş,güç bitmiyor...Ama beni bitiriyor...
Sonunun güzel olacağını bilsem de bazen sabrım tükeniyor!
Tabi birde kendi kafamdan çektiklerim var? 'Rahat'olaMamaktan muzdaripim?
Herşeye atlayan, ben yaparım, üstesinden gelirim diyen bu bünye;Didiniyor,uğraşıyor ve en sonunda?................................................................................
Bu yüzden dün mola verdim,mola mı dostlarımla keyifli bir bahçede çeşnilendirdim...
Şimdi çok şükür daha iyiyim...
Ha bir de hepsinin üzerine abimler gelemiyor:(
Bu durum da üzdü beni çünkü çok özledim...O da çok üzüldü sözlerinden bildim...
Kısmet? İş rastlığı olsun,huzur olsun, tek dert bu olsun, ben beklerim........
Yani bu anneler günün de yalnızım...Yalnızlığımı paylaştığım babam,eşim ve çocuklarım...
Hani ''var gibi görünenler aslında yoktur da, yok gibi görünenler aslında vardır'' ya...
Yok olsada hep var olanımın yanındayım...
Yine güçlüyü oynayıp,yine yaşımı içime akıtıp,elimde bir buket çiçek,dilimde dua anneme gideceğim...
Sonra.....
Sonra hayat devam edecek...........
..................................................................................................................................
Ve bir hoşluk:)
Kaç gündür yazacağım yazamadım...
Bizim gurubun yani Bursalı Anneler'in Zafer Plaza'da 03-11 Mayıs tarihleri arasında Anne-Çocuk Fotoğraf sergimiz ve 07 Mayıs saat 18.30'da da defilemiz var..Yolunuz düşerse bekleriz efendim:)
Bol 'dinlenmeli' bir hafta sonu yaşayalım inşallah!:))
Belli bir sebebi de yok aslında? Yada var da yer bulamıyor kendine bu iş güç arasında?
Geçer elbet...Hatta şu yazının sonuna kadar bile dayanmaz?
Ve hatta yazmaya başlarken,kelimeler aklımdan geçerken,duygularımı yazarken ve yazarken temizlenirken hatta...
Sabah sakin uyandım...Sakindim yani... Sanırım?
Hep aynı tatlı telaşe..Uyanın uyanın ey ev ahaliii...
Elif'im...Çıtır kızım,çitlembiğim,sabah şekerim,uykusuzum?...
Onunla pek bir problemimiz yok,en azından bu konuda:)
Kızlar çok daha uyumlu ve söz dinler bir tabiatta oluyor ama erkekler?
Erkekler doğuştan: hem isyankar, hem yaramaz, hem inatçı, hem rahat, hem gamsız, hem vs.vs.vs:)
Birisine;Kızım dur hemen atlama!..Birisine hadi oğlum kalk artık,kıpırdansana vs. şeklinde uğraşıyoruz!
Ama...Çok şükür diyorum yine de çok şükür!
Sonra;Eskilere takılıyorum bazen...Alakasız ayrıntılarda yer buluyor kendine yürek yaralarım...
Düşünüyorum...Düşünüyorum...Düşünüyorum...Soruyorum; Eskide kalanlar hiç eskimez mi?
Bir de yorgunluk ile bezginlik arası gidip geliyorum...İş,güç bitmiyor...Ama beni bitiriyor...
Sonunun güzel olacağını bilsem de bazen sabrım tükeniyor!
Tabi birde kendi kafamdan çektiklerim var? 'Rahat'olaMamaktan muzdaripim?
Herşeye atlayan, ben yaparım, üstesinden gelirim diyen bu bünye;Didiniyor,uğraşıyor ve en sonunda?................................................................................
Bu yüzden dün mola verdim,mola mı dostlarımla keyifli bir bahçede çeşnilendirdim...
Şimdi çok şükür daha iyiyim...
Ha bir de hepsinin üzerine abimler gelemiyor:(
Bu durum da üzdü beni çünkü çok özledim...O da çok üzüldü sözlerinden bildim...
Kısmet? İş rastlığı olsun,huzur olsun, tek dert bu olsun, ben beklerim........
Yani bu anneler günün de yalnızım...Yalnızlığımı paylaştığım babam,eşim ve çocuklarım...
Hani ''var gibi görünenler aslında yoktur da, yok gibi görünenler aslında vardır'' ya...
Yok olsada hep var olanımın yanındayım...
Yine güçlüyü oynayıp,yine yaşımı içime akıtıp,elimde bir buket çiçek,dilimde dua anneme gideceğim...
Sonra.....
Sonra hayat devam edecek...........
..................................................................................................................................
Ve bir hoşluk:)
Kaç gündür yazacağım yazamadım...
Bizim gurubun yani Bursalı Anneler'in Zafer Plaza'da 03-11 Mayıs tarihleri arasında Anne-Çocuk Fotoğraf sergimiz ve 07 Mayıs saat 18.30'da da defilemiz var..Yolunuz düşerse bekleriz efendim:)
Bol 'dinlenmeli' bir hafta sonu yaşayalım inşallah!:))
Etiketler:
AİLE,
ANNEM,
BEN,
BEN BİLE ZOR ANLADIM KENDİMİ,
BURSALI ANNELER,
İÇ SES,
ZUZULARIM
18 Mart 2010 Perşembe
KUNDAK ? ....

Dün yine daldım gittim... Eski fotoğraflara baktım biraz,fotoğraflar düzenlendi,anılar tazelendi...
Kuzularımın bebeklik halleri,benim hamilelik hallerim koca göbeğim...
Sonra;hayatımıza giren'İki melek'...
Çok zor ama bir o kadar da tatlı büyüme serüvenleri-fotoğraflar olmasa ilk 6 ayı hiç hatırlamayacağım neredeyse ama olsun- hiç bir şeye değişilmeyecek aşkları...
Hele o cennet kokuları...Büyüyorlar ama o koku hiç değişmiyor biliyor musunuz?(elbette biliyorsunuz)Vazgeçilmez bir ihtiyaç haline geliyor bir süre sonra;Her gün öpe koklaya bağımlısı oluyorsunuz...Koku alma duygunuz daha da gelişiyor?Mesela ben tam av köpeği burnu kıvamında;'kokularından tanırım çocuklarımı'ayarındayım:)
(Fotoğraf? Ahhh ah!Eski günler işte! Caydırıcı etkisi sebebiyle tercih edilmiştir:P)
Şimdi bunca hatıranın üzerine;
Bahardan mı bilmem ama bir kaç gündür garip bir şekil de düşünüyorum?
Kendim için değil de..Kendi yaşadıklarımın ne olduğunu bildiğim için sanırım...
Aslın da ben... Bir kızım daha olsun isterdim?
Elif'ime ömrü billah arkadaş... Ötesi var mı?
Yani; Sadece kızım için...
Yalnız kalmasın diye en çok...En çok onun için yani...
Dün sordum çocuklara kardeş ister misiniz diye?
İsteriz dediler;
Eren'e erkek,Elif'e kız olacakmış? 2 tane daha!
(Ohh suyundan da:)
Tabii bilmiyor ki çocuklar?
Anneleri hep çift doğuruyor zannediyorlar her halde:P
'Sen bizim babamızsın'a da sordum?
Aslın da bir kız daha, iyi olur du dedi?
Ama?
''Oysa düşlerimiz başkaydı birden bire yarım kaldı? Yaşanacak çok şey vardııııı?''yı da ekledi!:)
Diyelim ki her şey yolunda gitsin ve diyelim ki seneye haneye bir can daha girsin?
Zuzuların ilk okul da ilk senesi olacak,dersleri vs.si?
Sonra bizim Cruıse hayallerimiz,italya,barcelona ne olacak?
.
Haklıydı çok haklı...
Nedense ben de hemen kabullendim ama söylediklerini...
Dillendirmediğim bahanelerime destek aradığımı fark ettim belki de...
.
Kaktım gittim Şebnem Ferah'ı kapattım...
'Sil baştan başlamaMak gerek bazen!'Şebnem!
Aaaa bu ne ya sabahtan beri?
Başlamıyoruz biz Şebnem'cim...
Biz geçtik o kısımları başladık,bitti..Şimdi biraz keyfini sürme vakti...
Hem önce sen doğur bir tane!Allah Allaaah!:)
Etiketler:
AŞKIM,
BEN BİLE ZOR ANLADIM KENDİMİ,
BUNLARI SEVDİM,
FOTOĞRAFLARIM,
HAYATIN TADLARI,
İÇ SES,
ZUZULARIM
3 Mart 2010 Çarşamba
GAMLI BAYKUŞ DEĞİLİM AMA....
Hani; Bazen baktığımız pencereden memnun olmayız ya da oldurtmazlar ya...Sen canını dişine takıp,onca yalnızlığına,yılgınlığına,örselenmişliğine ve kırgınlığına rağmen,hep iyi yanından bakmaya ve mutlu olmaya çalışır...hayata, kadere inat canlı tutarsın ya içindeki yaşama sevincini...
Doğrularının,yanlışlarının muhasebesini yaparsın içinde,artılarını,eksilerini çıkarır toplarsın ya...Kendin kesersin, kendi hesabını...
Doğrunu kolay kaybetmezsin ama yine de...
Çünkü;Üç yanlış -ancak- bir doğruyu götürür hatırlarsın...
Başkalarının hakkında ki düşüncelerinin yarattığı hezeyanlar da kaybolmadan güler, gülümsersin ya tüm gücünle, dayanırsın ya...
Yadırganır,yargılanırsın...
Bu da bir seçimdir oysa ve yaşanan acı aynıdır çoğu zaman...
Sadece yansıtma biçimin ve seçtiğin yol farklıdır;Kendine acımadan,acıtmadan...
Şükrünü de, duanı da içinden edersin mesela,çoğunluk söze dökmeden,yürekten diler,istersin...
Bir rabbin bir de sen bilirsin...
Dile gelmeyince inanmazlar oysa; Merhametsiz bilinirsin...
Batarsın! Diken olursun bu hayatta..Bazen kendine,bazen başkasına...
Oysa; *diken olmaya razısındır,güllerle bir arada olduktan sonra:)
.
*''Tutalım ki dikenim,hem de kötü bir diken....Nihayetin de güllerle bir aradayım''
(Mevlana)
Ps:Şarkı mı?Gamlı Baykuş değilim ama hisli insanım netekim:)
Tugba Özerk - Gidesim Geldi (2010) by Aluxton
Tugba Özerk - Gidesim Geldi (2010) by Aluxton
Etiketler:
BEN BİLE ZOR ANLADIM KENDİMİ,
BLOG ŞARKILARIM,
İÇİMDEN GELDİ
19 Ocak 2010 Salı
MUAMMA
.....Sevgili Handan babasını görmüş dün gece rüyasın da...
Ve ne gariptir ki ben de annemle birlikteydim dün akşam.
Rüyalara girme zamanları var mı acaba öte alem de?
Ya da günlük hayatta -biz onları göremesekte- onlar görürler mi bizi her zaman?
Muamma?...
Denemeden bilinmeyen...Görmeden söylenmeyen....Yaşamadan öğrenilmeyen...
Ya da kurulmayınca bir anlam ifade etmeyen cümleler gibi aklımda...
Ve ne gariptir ki ben de annemle birlikteydim dün akşam.
Rüyalara girme zamanları var mı acaba öte alem de?
Ya da günlük hayatta -biz onları göremesekte- onlar görürler mi bizi her zaman?
Muamma?...
Denemeden bilinmeyen...Görmeden söylenmeyen....Yaşamadan öğrenilmeyen...
Ya da kurulmayınca bir anlam ifade etmeyen cümleler gibi aklımda...
Etiketler:
ANNEM,
BEN BİLE ZOR ANLADIM KENDİMİ,
BLOG DOSTLUĞU,
İÇ SES
2 Aralık 2009 Çarşamba
BEN BİLE ZOR ANLADIM KENDİMİ...
Vakit bulamam yazamam mı demiştim? Görüldüğü üzere buldum...
Oysa nasıl yorgunum ve nasıl uykum var.Yatak yorgan takımları hiç bu kadar çekici görünmemişti gözüme.
Ve çocuklarımın uykudaki düzenli nefesleri hiç bu kadar ninni gibi gelmemişti sanki?
Aklım fikrim uyku da... Ya da;Yasak olanın cazibesine kapıldım gidiyorum...
Yok,yok gitmiyorum,o yüzden buradayım ya uyumamak için...
Babamı bekliyorum....Beklerken de yazıyorum...Saat:02:45
Bazen kızıyorum kendime...Her şeye bu kadar takılmak zorunda mısın diye?
Ya da; Yol yordam bilmek?
Oysa bilipte bilmiyormuş gibi yapsam mesela, hiç bu kadar yorulmam...
Yorulmayınca tadı çıkar mı? o da ayrı mevzu ya neyse....
Zaten yapamam ki? Sinmez içime...Sinmediği içinde;tek ve tek başıma koşturur dururum:(
Resmen söylenmese de ben farklı misyonlar yüklüyorum rollerime...
Anne,eş,gelin,evlat,arkadaş dost'um....Ama illaki;Vefalı,hayırlı,sevgi dolu,becerikli,vs.vs,vs.
Olup olmadığımı bilemem?Herkesin beklentisi farklı elbet...
Elimden geldiğince; yetmeye çalışıyorum işte...
Elimden gelmese ne olacak ki sanki? Olan olduğu kadar olacak,elbet buna da alışılacak?
Karışık mı geldi? Gecenin bu kör vaktinde ne anlatıyor olabilirim ki?
Hiç... Sadece çok yorgunum,yorgun olunca da haliyle depresif:(
Böyle zamanlarda da arabesk filmlerin en alasını çekerim zihnimde;
-Benim annem yok, biliyor musunuz teyze?
Oysa...
O hayatta olsaydı,bana yine nasihatlar verseydi,destek olsaydı....Bilsem bile yemek tariflerini yine ona sorsaydım,ya da gelecek kaygılarımı anlatsaydım, kızgınlıklarımı,kırgınlıklarımı,
öfkelerimi,sevmelerimi,çocuklarımı,aşkımı,mutlu anlarımı ya da hayal kırıklıklarımı....
Hele şu hem telaşeli,hem mutlu günlerimiz de yanımda,yanımız da olsaydı:(
Bana ne yapacağımı söyleseydi...Evet,evet ne yapacağımı! Bazen duruyor çünkü beynim...İçinde kırk tilki dolanıyor,kırkının da kuyrukları birbirine değmiyor üstelik!
Kadere,yazgıya,Allaha isyan değil benim ki....Özlemi,hasreti,acıyı da bir yana koydum çoktan... Sadece;daha bu yaşta bu kadar sorumluluk almak istemiyordum,
istemiyormuşum,istemiyorum!
İşte o ağır geliyor bazen....
(Film devam ediyor);
-Sahi size teyze diyebilir miyim?Benim bir teyzem bile yok! teyze?
Oysa...
Bari bir teyzem olsaydı,benim yetemediğim yerde bana bir el atsaydı...Dolmaları o sarsaydı mesela, ben de yatak yorganı ayarlasaydım...
-Ya da bir kız kardeş?
Ya da...
Oysa...
Ps-1:Yukarıdaki garip yazıdan 5.dk. sonra;Aşkım aradı, yoldalar geliyorlar...
Şükür,çok şükür ki; Babam var,abim var,aşkım var,çocuklarım var,dostlarım var ve uzakta da olsa akrabalarım var:)
Ya da... -bazen fark etmesem,unutsam da- onlara sahip olduğum için çok büyük şansım var...
Oysa...
Ps-2:Okudum da karışık olmuş...Ben bile zor anladım kendimi...
Oysa...
Oysa; Artık uyumak lazım:)
Oysa nasıl yorgunum ve nasıl uykum var.Yatak yorgan takımları hiç bu kadar çekici görünmemişti gözüme.
Ve çocuklarımın uykudaki düzenli nefesleri hiç bu kadar ninni gibi gelmemişti sanki?
Aklım fikrim uyku da... Ya da;Yasak olanın cazibesine kapıldım gidiyorum...
Yok,yok gitmiyorum,o yüzden buradayım ya uyumamak için...
Babamı bekliyorum....Beklerken de yazıyorum...Saat:02:45
Bazen kızıyorum kendime...Her şeye bu kadar takılmak zorunda mısın diye?
Ya da; Yol yordam bilmek?
Oysa bilipte bilmiyormuş gibi yapsam mesela, hiç bu kadar yorulmam...
Yorulmayınca tadı çıkar mı? o da ayrı mevzu ya neyse....
Zaten yapamam ki? Sinmez içime...Sinmediği içinde;tek ve tek başıma koşturur dururum:(
Resmen söylenmese de ben farklı misyonlar yüklüyorum rollerime...
Anne,eş,gelin,evlat,arkadaş dost'um....Ama illaki;Vefalı,hayırlı,sevgi dolu,becerikli,vs.vs,vs.
Olup olmadığımı bilemem?Herkesin beklentisi farklı elbet...
Elimden geldiğince; yetmeye çalışıyorum işte...
Elimden gelmese ne olacak ki sanki? Olan olduğu kadar olacak,elbet buna da alışılacak?
Karışık mı geldi? Gecenin bu kör vaktinde ne anlatıyor olabilirim ki?
Hiç... Sadece çok yorgunum,yorgun olunca da haliyle depresif:(
Böyle zamanlarda da arabesk filmlerin en alasını çekerim zihnimde;
-Benim annem yok, biliyor musunuz teyze?
Oysa...
O hayatta olsaydı,bana yine nasihatlar verseydi,destek olsaydı....Bilsem bile yemek tariflerini yine ona sorsaydım,ya da gelecek kaygılarımı anlatsaydım, kızgınlıklarımı,kırgınlıklarımı,
öfkelerimi,sevmelerimi,çocuklarımı,aşkımı,mutlu anlarımı ya da hayal kırıklıklarımı....
Hele şu hem telaşeli,hem mutlu günlerimiz de yanımda,yanımız da olsaydı:(
Bana ne yapacağımı söyleseydi...Evet,evet ne yapacağımı! Bazen duruyor çünkü beynim...İçinde kırk tilki dolanıyor,kırkının da kuyrukları birbirine değmiyor üstelik!
Kadere,yazgıya,Allaha isyan değil benim ki....Özlemi,hasreti,acıyı da bir yana koydum çoktan... Sadece;daha bu yaşta bu kadar sorumluluk almak istemiyordum,
istemiyormuşum,istemiyorum!
İşte o ağır geliyor bazen....
(Film devam ediyor);
-Sahi size teyze diyebilir miyim?Benim bir teyzem bile yok! teyze?
Oysa...
Bari bir teyzem olsaydı,benim yetemediğim yerde bana bir el atsaydı...Dolmaları o sarsaydı mesela, ben de yatak yorganı ayarlasaydım...
-Ya da bir kız kardeş?
Ya da...
Oysa...
Ps-1:Yukarıdaki garip yazıdan 5.dk. sonra;Aşkım aradı, yoldalar geliyorlar...
Şükür,çok şükür ki; Babam var,abim var,aşkım var,çocuklarım var,dostlarım var ve uzakta da olsa akrabalarım var:)
Ya da... -bazen fark etmesem,unutsam da- onlara sahip olduğum için çok büyük şansım var...
Oysa...
Ps-2:Okudum da karışık olmuş...Ben bile zor anladım kendimi...
Oysa...
Oysa; Artık uyumak lazım:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









