BABAM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BABAM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Şubat 2011 Salı
DAMAR YOLU...
Olmasını istediğimiz şeyleri olduramadığımızda,
içimizdeki boşluğu dolduramadığımızda ve bunu kendimize konduramadığımızda...
Dön içeri,dinle kendini...Deriiin bir nefes al ve bekle...
Gelmedi mi işaret?
E ama nefes aldın?Yetmedi mi?
Mucizeyi farketmedin mi?
Çok şükür yetti...Yetti elbette...de?
Öyle yorgunum ki...Bedenim de,ruhum da yoruldu...
Biliyorum sızlanmaktan vazgeçmeliyim!..Ama sızılarımı da bir şekilde geçirmeliyim?
Ağrıyan bir yerim olduğunda; Damar damar üstüne bindi derdim eskiden(gerçi hala söylerim ya?)
eşimde gülerdi bu sözüme(gerçi hala gülüyor ya?)
Yine de söyleyeceğim...Bu aralar hem bedenen,hemde ruhen 'damar,damar üstündeyim!'
Hayır!Sebebini bilsem gam yemeyeceğim?
Hani oynadığınız lastik top denize düşer.1 kulaç mesafenizdedir ama siz yakalamaya çalıştıkça ve hızla ona doğru kulaç attıkça,attığınız kulaçlar yüzünden uzaklaşır ya sizden...Yavaş olsanız dalgalar uzaklaştırır,hızlı olsanız siz!Sonuçta kaçar gider,hep gider...
Ne bileyim işte?..Öyle garip bir duygu?..
Sadece;Bu aralar yaşamayı erteliyormuşum gibi geliyor?...
Sadece;Bu aralar zaman sanki daha bir ağır geçiyor?...
Sadece;Bu aralar..........
Gerginim işte vesselam!
Ve bu gerginliğimi azaltacak yollar arıyorum?..
Ommmmm....Hımmmm....Ohmmmmmm...
Evrene mesaj gönderiyorum:) ve istiyorum;
İstiyorum ki;Alıp başımı/zı gidelim buralardan....
İstiyorum ki;Artık yaz gelsin!
İstiyorum ki;Hayallerim/miz gerçekleşsin...
Ama daha öncesinde;
İstiyorum ki;Sıcacık banyodan pembe beyaz,relax,relax çıktığımda şarkımı söyleyeyim;
Bu yeni bende kim?Aynada bakıştığım?Bu yeni bende kim kendimle barıştığım?
Ah o şelale saçlaraaa,sütten ak o gerdanaaaaa......
?????İsteyenin bir yüzü :)
Ps:
Cuma akşamı,eşim babamla evde kaldı sağolsun,ben arkadaşlarla çocukları Pinokyo'ya götürdüm.
Kısaca;çocuklar çok sevdi,ilgiyle izledi ama ben neredeyse uyuyacaktım,zaten yorgunum,bir de üzerine o kadar şarkı ninni gibi,bir de organizasyon aksaklıkları vs.Yine de keyifliydi diyelim.
Cumartesi ve Pazar mutlu keyifli bol sohbetli ve çok neşeli doğumgünleri ile geçti(ki birisi gelinimin:)
Babam; daha iyi çok şükür!:)Ağrıları az da olsa devam ama ilk günlerin telaşesi geçti...İnsan ne garip?Her duruma alışıyor,her yaşadığından hem pay hem ders çıkarıyor...Şimdi diyoruz;Şükür;bacak,kalça vs.yerde değil kırık(değil ki yürüyebiliyor)Şükür ki; sağ kol değil(değil ki sağ koluyla yemeğini yiyebiliyor)Çok şükür bunu farkettirene!..
Zuzular; iyi,okula devam...Okul başlayınca hiç anlamayacaksınız zamanın nasıl geçtiğini derlerdi,
doğruymuş hakikaten,günler hergün yeni bir macera aile devam ediyor:)
Geçen akşam 'su'yun oluşumunu öğrenmişler anlatıyorlar tatlı,tatlı ve o dillere nasıl da yakışıyor;Okşijen ile hişjdrojen:)Büyüyorlar gün be gün...Çok şükür!:)
Bir de yakışıklı sıpa'm artık haftada iki akşam yüzme için antramanlara kalıyor okulda,kendisi yüzme alt takımında:)Vay vay vay diyorum!Daha dün otururdu battaniye üzerinde etrafında düşmesin diye yastıklarla:)
Sana da zaman ayıramıyorum farkettin değil mi blogcum?...Ne diyeyim?
Ben; şimdi de tam zamanlı evlat modundayım:) Öncelikler bir süreliğine değişti...
Bu da geçecek inşallah...
O yüzden de bu ara uğrayamıyorum dükkana,size...Ama telafi edeceğim ara,ara kısmetse...
Hele bir sabah olsun da bakalım?...
16 Şubat 2011 Çarşamba
NİYET...
İyi Niyet:Ama bugün Kandil önce babama yemek götüreyim sonrada onu alıp anneme mezarlığa gideriz,
malum 'beklerler' derler...(Gittik,okuduk,ayrıldık,evlerimize geldik.)
malum 'beklerler' derler...(Gittik,okuduk,ayrıldık,evlerimize geldik.)
İnsaNiyet:Canım,az önce babam aradı, evde ayağı kaymış düşmüş,kötüymüş,çocuklar evde ben gidemiyorum,sen bir gidebilir misin?...Tabii ki! Hemen gidiyorum!Hay Allah!.. (Gitti,hastane dr.film vs.sonuç:kırık bir omuz,5 hafta alçı :(
Şükür;Daha kötüsü olabilirdi?
MemnuNiyet:Ah kızım,(oğlum) hakkını helal et,iki çocuk,evin yerin,onca işin arasında birde beni düşünüyorsun,ne kadar yorulduğunu biliyorum,hiç dinlenemeden bir de ben?:( Allah razı olsun senden!
Art Niyet: Eee tabii o kadar dertlenir,birde üstüne yoruldum,sıkıldım,ah benim sevdalı başım,ah benim dünya telaşım,ah yalnızlığım vs.vs.yazarsan,söylersen olacağı bu!...Allahın sopası için lütfen TIK!
HakkaNiyet:Duyan arayan,halimi bilen,hak veren,tanıyan,seven;Çok geçmiş olsun!Yapacağımız bir şey olursa bir telefona bakar biliyorsun!
EmNiyet:Bir süre bende,güvende:)
Şimdi: tek isteğim;Sıradan basit bir gün ve sümbül kokusu.
Etiketler:
BABAM,
EVİM,
FOTOĞRAFLARIM,
GÜNLÜK,
HASTALIK,
İÇ SES,
VİDEOLARIM
19 Şubat 2010 Cuma
HASTA YAZI...
Bu hafta nasıl geçiyor hiç anlamadım?
Babamın son dr.kontrolleri vardı,bizdeydi bir kaç gündür...E torunları da özlemiş...Maşallah bir şey çıkmadı...Ve ne garip bir psikolojidir ki? Babam bu durumu''Eyvah ne yapacağız şimdi?''şeklinde karşıladı...Hani emardı,tahlildi vs.derken bir hayli masraf olduya sanki karşılığı bu olmamalıymış gibi?:))
Kuzularım hasta oldu sırayla...Önce kızım,sonra oğlum,klasik artık biz de ardı ardına:(
Tam kızım iyileşti,okula gitti biraz ben de dinlenirim derken dün öğlene doğru okuldan gelen telefonla bu sefer de oğlumu alıp dr.umuzun yolunu tuttum...
Ateş yok,boğaz ağrısı,nezle vs.şikayetler yok..Sadece istifra:( Bu ara salgınmış zaten,mide-bağırsak enfeksiyonu...Bize de gelmiş hoş gelmiş sefa gelmiş...
Bey zaten hastaydı bir kaç gündür,ardından çocuklar, bense -her zaman ki gibi?-ayakta geçiriyorum:( Yut hapı dolan,en azından yıkılma ayakta kal? Başım çatladı dün mesela,kaç tane ağrı kesici yuttum akşama kadar.Ancak açıldı gözüm.
Neyseki geceyi sakin geçirdik...Ve bu sabah güneşli ve güzel bir sabaha uyanmanın tadı eşliğinde baba,oğul, anne üçlüsü olarak-ama okuldaki prensesin yokluğuyla biraz mahsun- yaptık sabah kahvaltımızı...
Nitekim son durum;Şükür bugün daha iyiyiz:)Anne oğul evdeyiz,bekleriz:)
Babamın son dr.kontrolleri vardı,bizdeydi bir kaç gündür...E torunları da özlemiş...Maşallah bir şey çıkmadı...Ve ne garip bir psikolojidir ki? Babam bu durumu''Eyvah ne yapacağız şimdi?''şeklinde karşıladı...Hani emardı,tahlildi vs.derken bir hayli masraf olduya sanki karşılığı bu olmamalıymış gibi?:))
Kuzularım hasta oldu sırayla...Önce kızım,sonra oğlum,klasik artık biz de ardı ardına:(
Tam kızım iyileşti,okula gitti biraz ben de dinlenirim derken dün öğlene doğru okuldan gelen telefonla bu sefer de oğlumu alıp dr.umuzun yolunu tuttum...
Ateş yok,boğaz ağrısı,nezle vs.şikayetler yok..Sadece istifra:( Bu ara salgınmış zaten,mide-bağırsak enfeksiyonu...Bize de gelmiş hoş gelmiş sefa gelmiş...
Bey zaten hastaydı bir kaç gündür,ardından çocuklar, bense -her zaman ki gibi?-ayakta geçiriyorum:( Yut hapı dolan,en azından yıkılma ayakta kal? Başım çatladı dün mesela,kaç tane ağrı kesici yuttum akşama kadar.Ancak açıldı gözüm.
Neyseki geceyi sakin geçirdik...Ve bu sabah güneşli ve güzel bir sabaha uyanmanın tadı eşliğinde baba,oğul, anne üçlüsü olarak-ama okuldaki prensesin yokluğuyla biraz mahsun- yaptık sabah kahvaltımızı...
Nitekim son durum;Şükür bugün daha iyiyiz:)Anne oğul evdeyiz,bekleriz:)
5 Şubat 2010 Cuma
DIŞARI DA KAR VARDI,İÇERİ DE...
Dışarıda kar vardı, sonra o kar buz oldu derken...
Yine yapamadım, göndermedim çocukları iki gün okula. Sabahın o ayazın da sıcacık yatakların da melekler gibi uyurlarken hele hiç kıyamadım. Gün içerisinde bu kararımdan pişmanlık duyduğum anlar da oldu tabi ki olmadı diyemem? Her şey her zaman güllük gülistanlık olmuyor öyle... İki farklı karakter?İki farklı cins?Çoğu zaman anlaşsalar da, bazen tek ortak noktaları sadece yaşları ve bitip tükenmek bilmeyen enerjileri oluyor,maşallah:)
Bu iki güne neler sığdırdık yine de ama; Ne hikayeler,ne oyunlar,havuçlu kekler,çilekli pastalar.
Tiyatro sahnesi kurduk,kağıttan kuklalar yaptık,salondaki koltuk minderlerini yere atıp,üzerinde zıpladık?:)
Ev dağıldı,dağılsın hiç dert değil,gerçekten...Sonuçta ne iş bitiyor ne güç?
Hem çocuklar evdeyken ev toplamak,temizlemek,kar fırtınası sürerken karı küremeye benziyor!..
Az önce sevgili Handan eklemiş sayfasına ıslak ıslak...Yazarken nasıl da iyi geldi...
Sürerim buluttan tarlaları
Yağmurlar ekerim göğün göğsüne
Güneşte demlerim senin çayını
Yüreğimden süzer öyle veririm
Ben feleğin şu çarkına çomak sokarım
Ben feleğin tekerine çomak sokarım
Yeter ki ıslak ıslak bakma öyle
İstediğim aynen bu ve bunun içinde ne evi ne yeri düşünecek değilim!
Çok ıslattım zamanında kendi gözlerimi...(ev için değil elbet:)
Artık ıslak ıslak bakan gözlere tahammülüm yok benim!
Hele çocuklarımın hiç!
Önemli olan onların ve haliyle benim,bizim mutluluğumuz...
Bu sebeple;
Dışarı da kar vardı,içeri de huzur...
Dışarıda kar vardı,içeride iki,pardon üç muzur?
Hani bazen yaramazlıklarından şikayet ediyorum ya?Ayıp ediyorum oysa...
Çocuk olmanın en doğal getirisi değil midir?Eğlenmek?Oynamak?Şımarmak?
Hem çocuklar kimi örnek alır? Anneyi? babayı?
Peki annenin çocukları örnek alması nasıl açıklanır?
?????:)))))
Vallahi şu bedenden 'iki çocuk' çıktı...
Amma velakin 'içimdeki çocuk' çıkmadı? Büyümedi?
Seviyorum bu halimi...
Ve umarım hiç kimse 'sevginin' tadını unutacak kadar da büyümez!
Babacığımın tahlilerini yaptırdık,sonuçlarını da aldık bu arada.Çok şükür ki üstesinden gelemeyeceğimiz önemli bir problem yok.Biz de kaldı geçen akşam,torunlarıyla uyudu,oyunlar oynadı...Ve ben o oyun zamanların da molalanırken bir kere daha eskileri ve aynı evin içerisin de dede,nine,dayı,teyze birlikte yaşayıp büyüyen çocukların neşesini anımsadım:(
Bugün gittiler okula...Ev sessiz,ev sakin?
Koca beyle kalan havuçlu kek'i sabah kahvaltısı yaptık...
Dün'ü düşündüm ister istemez;
Peynir,zeytin reçel vs.üst üste koyup apartman yaptığım 1 yudumluk küçük ekmek dilimlerini...
Gülümsedim...
Pencereden baktım...
Dışarı da yine kar vardı.
Yine yapamadım, göndermedim çocukları iki gün okula. Sabahın o ayazın da sıcacık yatakların da melekler gibi uyurlarken hele hiç kıyamadım. Gün içerisinde bu kararımdan pişmanlık duyduğum anlar da oldu tabi ki olmadı diyemem? Her şey her zaman güllük gülistanlık olmuyor öyle... İki farklı karakter?İki farklı cins?Çoğu zaman anlaşsalar da, bazen tek ortak noktaları sadece yaşları ve bitip tükenmek bilmeyen enerjileri oluyor,maşallah:)
Bu iki güne neler sığdırdık yine de ama; Ne hikayeler,ne oyunlar,havuçlu kekler,çilekli pastalar.
Tiyatro sahnesi kurduk,kağıttan kuklalar yaptık,salondaki koltuk minderlerini yere atıp,üzerinde zıpladık?:)
Ev dağıldı,dağılsın hiç dert değil,gerçekten...Sonuçta ne iş bitiyor ne güç?
Hem çocuklar evdeyken ev toplamak,temizlemek,kar fırtınası sürerken karı küremeye benziyor!..
Az önce sevgili Handan eklemiş sayfasına ıslak ıslak...Yazarken nasıl da iyi geldi...
Sürerim buluttan tarlaları
Yağmurlar ekerim göğün göğsüne
Güneşte demlerim senin çayını
Yüreğimden süzer öyle veririm
Ben feleğin şu çarkına çomak sokarım
Ben feleğin tekerine çomak sokarım
Yeter ki ıslak ıslak bakma öyle
İstediğim aynen bu ve bunun içinde ne evi ne yeri düşünecek değilim!
Çok ıslattım zamanında kendi gözlerimi...(ev için değil elbet:)
Artık ıslak ıslak bakan gözlere tahammülüm yok benim!
Hele çocuklarımın hiç!
Önemli olan onların ve haliyle benim,bizim mutluluğumuz...
Bu sebeple;
Dışarı da kar vardı,içeri de huzur...
Dışarıda kar vardı,içeride iki,pardon üç muzur?
Hani bazen yaramazlıklarından şikayet ediyorum ya?Ayıp ediyorum oysa...
Çocuk olmanın en doğal getirisi değil midir?Eğlenmek?Oynamak?Şımarmak?
Hem çocuklar kimi örnek alır? Anneyi? babayı?
Peki annenin çocukları örnek alması nasıl açıklanır?
?????:)))))
Vallahi şu bedenden 'iki çocuk' çıktı...
Amma velakin 'içimdeki çocuk' çıkmadı? Büyümedi?
Seviyorum bu halimi...
Ve umarım hiç kimse 'sevginin' tadını unutacak kadar da büyümez!
Babacığımın tahlilerini yaptırdık,sonuçlarını da aldık bu arada.Çok şükür ki üstesinden gelemeyeceğimiz önemli bir problem yok.Biz de kaldı geçen akşam,torunlarıyla uyudu,oyunlar oynadı...Ve ben o oyun zamanların da molalanırken bir kere daha eskileri ve aynı evin içerisin de dede,nine,dayı,teyze birlikte yaşayıp büyüyen çocukların neşesini anımsadım:(
Bugün gittiler okula...Ev sessiz,ev sakin?
Koca beyle kalan havuçlu kek'i sabah kahvaltısı yaptık...
Dün'ü düşündüm ister istemez;
Peynir,zeytin reçel vs.üst üste koyup apartman yaptığım 1 yudumluk küçük ekmek dilimlerini...
Gülümsedim...
Pencereden baktım...
Dışarı da yine kar vardı.
25 Ocak 2010 Pazartesi
Şeyh Sadi,''İnsan nedir?''sorusunu çok kısa yanıtlamış;
'Bir kaç damla kan,bin bir endişe...'
Ne kadar da doğru...Hele babacığımın rahatsızlığı gündeme geldiğinden beri endişelerim ve sevdiklerimi kaybetme korkum depreşmişti yine, cuk oldu...
Neyse ki haberler güzel,babam iyi.Bu hafta içi yaptıracağımız bir kaç tetkik var istenen ama genel durum temiz çok şükür:)Geçmiş olsun yorumlarınıza çok teşekkürler....
Sonrasın da, k.validemlerin hacılık mevlidini yaptık...Ben hayırlı gelin olarak:P erken gittim yardıma...Bir yandan muhabbet bir yandan iş derken 5 büyük tavuğu 1 saatte didik,didik ettim pilav için:)-Yani bana uzunca bir süre tavuk eti demeyin?:(-
Mevlid güzeldi,rabbim niyetlerini kabul etsin.Uzun zamandır görmediğim nice tanıdık vardı,özlemişim...
Kar bir yağdı pir yağdı malum...Kar yüzünden pazar günü bizim gurupla yapacağımız brunch'ı ileri bir tarihe attık:(
Buzlanma yüzünden zuzular da şimdilik perşembeye kadar ev de...
Bu da demek oluyor ki;Uzun sabah uykularımız,'ikiz yatak' keyiflerimiz:),el işi faailyetlerimiz,
gülmelerimiz,bağırışlarımız ve elbetteki kavgalarımız bizi bekliyor...
Kocabey ayrı alem?Devri alem?:)Muhabbette,tatlı ufak atışmalar da, aşk da, meşk de devam.
Ve bu aralar niyeyse daha bir sevesim var kendisini?:P (Anladın sen onu:)
En son -nihayet-''Zaman Yolcusunun Karısı''nı izledik...
Konu ilginç; Zamanda isteği dışında yolculuklar yapan bir adam ve onun bu halini bildiği halde onu seven,evlenen ve her kayboluşunda bazen günler,bazen de haftalar,aylar boyunca onu bekleyen bir kadın...Üstelik adam bir genç haliyle,bir orta yaşlı haliyle dönüyor karısının yanına...Yani kadın aslında aynı adamla farklı yaşlarında birlikte oluyor.Kocasını kocasıyla aldatıyor gibi garip bir durum anlayacağınız?
Amma velakin zaman yolcusu erkek, yolculukların da bile gide gide yine? ya karısının çocukluğuna ya da genç kızlığına gidiyor?
Film de burada 'Hadi canım sizdeeeeee'dedirtiyor...
Bu yönden tam ;romantik, belki biraz saf ve belki de kendini kandırmak -ya da hadi iyi düşünmek isteyen olsun-kadınlar için yapılmış sanki... Erkek yakışıklı,zaman yolcusu ve her yolculuğunda yine karısının farklı yaşlarına gidiyor?
(Erkek dediğimizde 'Eric Bana'hani şu bandıra, bandıra:P...Tamam kabul bayat ve kötü bir espri ama yapmadan duramadım.Varın gerisini siz düşünün işte:P)
Neyse konu olarak ilginç,keyifli vakit geçirten bir film...Soğuk ve karlı bir kış gecesinde el ele izlenmesi,devamlı el ele durmaktan sıkılınca da omuz baş birleşmesi caizdir:)))
'Bir kaç damla kan,bin bir endişe...'
Ne kadar da doğru...Hele babacığımın rahatsızlığı gündeme geldiğinden beri endişelerim ve sevdiklerimi kaybetme korkum depreşmişti yine, cuk oldu...
Neyse ki haberler güzel,babam iyi.Bu hafta içi yaptıracağımız bir kaç tetkik var istenen ama genel durum temiz çok şükür:)Geçmiş olsun yorumlarınıza çok teşekkürler....
Sonrasın da, k.validemlerin hacılık mevlidini yaptık...Ben hayırlı gelin olarak:P erken gittim yardıma...Bir yandan muhabbet bir yandan iş derken 5 büyük tavuğu 1 saatte didik,didik ettim pilav için:)-Yani bana uzunca bir süre tavuk eti demeyin?:(-
Mevlid güzeldi,rabbim niyetlerini kabul etsin.Uzun zamandır görmediğim nice tanıdık vardı,özlemişim...
Kar bir yağdı pir yağdı malum...Kar yüzünden pazar günü bizim gurupla yapacağımız brunch'ı ileri bir tarihe attık:(
Buzlanma yüzünden zuzular da şimdilik perşembeye kadar ev de...
Bu da demek oluyor ki;Uzun sabah uykularımız,'ikiz yatak' keyiflerimiz:),el işi faailyetlerimiz,
gülmelerimiz,bağırışlarımız ve elbetteki kavgalarımız bizi bekliyor...
Kocabey ayrı alem?Devri alem?:)Muhabbette,tatlı ufak atışmalar da, aşk da, meşk de devam.
Ve bu aralar niyeyse daha bir sevesim var kendisini?:P (Anladın sen onu:)
En son -nihayet-''Zaman Yolcusunun Karısı''nı izledik...Konu ilginç; Zamanda isteği dışında yolculuklar yapan bir adam ve onun bu halini bildiği halde onu seven,evlenen ve her kayboluşunda bazen günler,bazen de haftalar,aylar boyunca onu bekleyen bir kadın...Üstelik adam bir genç haliyle,bir orta yaşlı haliyle dönüyor karısının yanına...Yani kadın aslında aynı adamla farklı yaşlarında birlikte oluyor.Kocasını kocasıyla aldatıyor gibi garip bir durum anlayacağınız?
Amma velakin zaman yolcusu erkek, yolculukların da bile gide gide yine? ya karısının çocukluğuna ya da genç kızlığına gidiyor?
Film de burada 'Hadi canım sizdeeeeee'dedirtiyor...
Bu yönden tam ;romantik, belki biraz saf ve belki de kendini kandırmak -ya da hadi iyi düşünmek isteyen olsun-kadınlar için yapılmış sanki... Erkek yakışıklı,zaman yolcusu ve her yolculuğunda yine karısının farklı yaşlarına gidiyor?
(Erkek dediğimizde 'Eric Bana'hani şu bandıra, bandıra:P...Tamam kabul bayat ve kötü bir espri ama yapmadan duramadım.Varın gerisini siz düşünün işte:P)
Neyse konu olarak ilginç,keyifli vakit geçirten bir film...Soğuk ve karlı bir kış gecesinde el ele izlenmesi,devamlı el ele durmaktan sıkılınca da omuz baş birleşmesi caizdir:)))
Etiketler:
AİLE,
AŞKIM,
BABAM,
GÜNLÜK,
SEYİR DEFTERİ
22 Ocak 2010 Cuma
Günaydın...Umarım bugün gerçekten gün 'aydın' olur...
Pek öyle durmuyor ama?
Güneşsiz sabahlara uyanmak daha gün başlamadan yoruyor beni...
Sabahın o garip, puslu, hatta bazen alacakaranlık grisi içimi daraltıyor.
Sevmiyorum sabah kalkıp ışık açmayı...Sevmiyorum kışın karasını....
Kışın karası? Belki de 'tencere dibin kara...senin ki zenci' hesabı?
Babamın baş dönmeleri ara,ara devam ediyormuş,sormadan söylemiyor malum:( Emekli ama hala iş-güç bahanesiyle erteliyor(du) dr.ziyaretlerimizi ama bugün gidiyorlar aşkımla birlikte,artık kaçış yok.(böylece konu dr.ve hastane işleri olduğunda yan çizme huyumu kimden aldığım belli oldu?)Ben götürecektim aslında ama bugün de kayınvalidemlerin hacılık mevlitleri var orada bulunmam gerek.Aklım da babam da kalacak ya?Kısmet...
En azından dua ederim,öte dünya da ve bu dünya da olan tüm sevdiklerime...
Rabbim yardım eder,iyi niyetle yapılan her iş,gönülden edilen her dua gibi yerini bulur inşallah...
Hayırlı haberler,hayırlı cumalar olsun hepimize...
Bir de çok güzel bir sunum var,sevgili komşum Elif'ten:)
www.bursa.gov.tr/bursa.htm
Şinasi'nin deyimi ile;''Bizi biz de bizim için saklayan şehir'i....
Bursa'yı merak edenler için...
Ps:Size gelemedim nicedir,yorumlarınıza cevap dahi yazamadım,affola...
'İkiz vicdan' sayeniz de ikiyüz vicdan olacak bu gidişle:))Çünkü eni konu dert ediniyorum uğrayıpta bir ses veremesem sizlere....Telafi,telafi,telafiiiiiii:)))
Pek öyle durmuyor ama?
Güneşsiz sabahlara uyanmak daha gün başlamadan yoruyor beni...
Sabahın o garip, puslu, hatta bazen alacakaranlık grisi içimi daraltıyor.
Sevmiyorum sabah kalkıp ışık açmayı...Sevmiyorum kışın karasını....
Kışın karası? Belki de 'tencere dibin kara...senin ki zenci' hesabı?
Babamın baş dönmeleri ara,ara devam ediyormuş,sormadan söylemiyor malum:( Emekli ama hala iş-güç bahanesiyle erteliyor(du) dr.ziyaretlerimizi ama bugün gidiyorlar aşkımla birlikte,artık kaçış yok.(böylece konu dr.ve hastane işleri olduğunda yan çizme huyumu kimden aldığım belli oldu?)Ben götürecektim aslında ama bugün de kayınvalidemlerin hacılık mevlitleri var orada bulunmam gerek.Aklım da babam da kalacak ya?Kısmet...
En azından dua ederim,öte dünya da ve bu dünya da olan tüm sevdiklerime...
Rabbim yardım eder,iyi niyetle yapılan her iş,gönülden edilen her dua gibi yerini bulur inşallah...
Hayırlı haberler,hayırlı cumalar olsun hepimize...
Bir de çok güzel bir sunum var,sevgili komşum Elif'ten:)
www.bursa.gov.tr/bursa.htm
Şinasi'nin deyimi ile;''Bizi biz de bizim için saklayan şehir'i....
Bursa'yı merak edenler için...
Ps:Size gelemedim nicedir,yorumlarınıza cevap dahi yazamadım,affola...
'İkiz vicdan' sayeniz de ikiyüz vicdan olacak bu gidişle:))Çünkü eni konu dert ediniyorum uğrayıpta bir ses veremesem sizlere....Telafi,telafi,telafiiiiiii:)))
Etiketler:
BABAM,
BLOG DOSTLUĞU,
BUNLARI SEVDİM,
İÇ SES
15 Ocak 2010 Cuma
Geçen akşam babam biz de...
Bendeniz de bu aralar farklı tarifler deneme derdin de? (Niyeyse?)
Önce Hünkarı Beğendik,sonra Abant Kebabı yaptım...
Deneysel hareketler bunlar,közlenmiş patlıcanlar üzerinde...
Sonuç? Hamdolsun süper!...Şükürler olsun nimetleri verene...
Güzel keyifli bir akşam ve ben evin açlarını doyurmanın manevi zevkin de...
iken...
-Üzülürsünüz diye daha önce size söylemedim kızım ama geçen akşam 02:00 gibi lavaboya gitmek için kalkmıştım,bir baş dönmesi oldu önce sonra bir uyandım koridorda 2 saat baygın yatmışım öyle...
Aradım 155'i tanıttım kendimi..Geldiler, aldılar, gittik hastahanaye...
Tansiyon düşükmüş ama bilirsin oldum olası düşüktür benim tansiyonum?
Kan filan alındı işte rutin işler?
Zaten haçtan geldiğimden beri oluyordu baş dönmeleri ama geçer demiştim?
(Peki size demiş miydim?)
Aslında şu bayılma kısmı olmasa pek ses etmeyecektim ama...
Sanırım bir ara görünmek gerek şöyle teferruatlı kısmından bir doktora?
E yaş beklemiyor kızım olacak böyle...Bakarız bir çaresine...
Üzülme bak sakın,düşürme yüzünü yere, aramadım o saatte endişelenmeyin diye?
Endişe????Endişe???Endişe????
END????:(((
Tövbe,tövbeeee....
Bendeniz de bu aralar farklı tarifler deneme derdin de? (Niyeyse?)
Önce Hünkarı Beğendik,sonra Abant Kebabı yaptım...
Deneysel hareketler bunlar,közlenmiş patlıcanlar üzerinde...
Sonuç? Hamdolsun süper!...Şükürler olsun nimetleri verene...
Güzel keyifli bir akşam ve ben evin açlarını doyurmanın manevi zevkin de...
iken...
-Üzülürsünüz diye daha önce size söylemedim kızım ama geçen akşam 02:00 gibi lavaboya gitmek için kalkmıştım,bir baş dönmesi oldu önce sonra bir uyandım koridorda 2 saat baygın yatmışım öyle...
Aradım 155'i tanıttım kendimi..Geldiler, aldılar, gittik hastahanaye...
Tansiyon düşükmüş ama bilirsin oldum olası düşüktür benim tansiyonum?
Kan filan alındı işte rutin işler?
Zaten haçtan geldiğimden beri oluyordu baş dönmeleri ama geçer demiştim?
(Peki size demiş miydim?)
Aslında şu bayılma kısmı olmasa pek ses etmeyecektim ama...
Sanırım bir ara görünmek gerek şöyle teferruatlı kısmından bir doktora?
E yaş beklemiyor kızım olacak böyle...Bakarız bir çaresine...
Üzülme bak sakın,düşürme yüzünü yere, aramadım o saatte endişelenmeyin diye?
Endişe????Endişe???Endişe????
END????:(((
Tövbe,tövbeeee....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

