11 Temmuz 2009 Cumartesi

?? :)) !! :((


Sanal dünya da durgun,gerçek dünya da,yoğun geçen bir hafta...
Birikmiş işler sinsilesi...Aslında her şey birbiriyle ilişkili...
Kafada binbir düşünce,sırasını şaşmış,
Sıcaklar işin bahanesi...
İnsan;
Geçmişin hasretlisi...Geleceğin ümitlisi...
Yaşadığı günlerin daima şikayetçisi.

:))

Bugün sevgili Can bey ve Annesi 'nden doğum günümü kutlayan kartım geldi:)Hatırlanmak çok güzel,çok mutlu oldum.Güzel sözlerinize teşekkür eder,tekrardan iyi ki doğdum,iyi ki blogger olup sizleri buldum derim ben de:)

Evimi topladım...
Kafamı da bir toplasam...

10 Temmuz 2009 Cuma

MELİS'İME...

Ah sen olmasan? Biz olmasak? Ne olurdu halim?
Derdim de,sevincim de,iyi günüm de,kötü günüm de,hep yanımdasın...
Konuşmadan anlaştığım,sadece bakışarak kahkahalar patlattığım veya damla damla göz yaşımı hiç çekinmeden paylaştığım kaç kişi var ki şu hayatta?
İyi ki doğdun,iyi ki hayatımdasın...Doğum günün kutlu olsun canım arkadaşım...

08 Temmuz 2009 Çarşamba

!!!!!!!!!!!!!!


Bu sıcaklarda,sırf bir şeyler yazmış olmak için yazmak istemiyorum...
Yazdıklarımın bir anlamı olsun.Olsun ki;Aylar,belki yıllar sonra okuduğum da,niye yazmışım ki ben bunu?Demiyeyim.
Konu çeşitliliğim olsun...Hep ben! Hep ben! Ve yine ben!de olmayayım...
Hayata kısa notlar düşmek ama hayatı es geçmemek...
Söylenmemiş sözleri söylemek...
Dünyaya kuş bakışı baktığını sanan,kuş beyinlilere kızmamak...
Olayları daha sakin karşılamak...
Bu dünyanın düzenine alışmak,tepkisiz olmak veya kalmak istiyorum...
OLMUYOR!
Barbie bebeklerden tahrik!!!??? olan,tarikatçı bozuntusuna!
Arabada unuttukları,K-9 köpeklerinin boğularak ölmesine sebep olan vurdum duymazlara!
Siyasilere,siyasete!Memleketi ve dini 20 kuruşa satanlara!
Ölen teröristleri devrim şehidi?!sayıp,saygı duruşunda bulunan,dağdakinin,meclisteki takım elbileli versiyonlarına!
Son skandallardan sonra'Adli Tıp'ın,'TIP' oynayan,sus pus hallerine!
Mıchael Jackson'ı,tören bahanesiyle,öldükten ancak 2 hafta sonra gömenlere!
Uygur türklerinini katleden, Çin'lilere!
Ve daha nicesine,nicesine...
......
...
..
.
Hepimiz insanız,en azından bir çoğumuzun öyle olduğuna inanmak istiyorum ben.Duygularımıza söz geçiremediğimiz zamanlar oluyor elbette.Ve bildiğim kadarıyla cezayı gerektiren düşünceler değil,eylemler.O yüzden insan istediğini düşünebilir ama her düşündüğünü yapmaz.Kişi,düşüncelerinden ya da hissettiklerinden değil,yaptıklarından sorumludur ve bu yasalar karşısında da,Allah katında da böyledir...
Şimdi buna göre;
Sadece düşüncem de,yani içimden ve sessizce...
Ben bu düzene!Gelmişine,geçmişine!!!

06 Temmuz 2009 Pazartesi

AÇ GÖZÜNÜ SEYRET, TEKRARI YOK BUNUN:)

O zaman pek bir dert etmiştim kendime ve tabii ki yazmıştım buraya...
Eh ne yapalım geç olsun güç olmasın...Pzt.akşamı,star tv,saat:23:10...
Bu sefer kaçmaz:)

HASRETLİKLERİM...




Her şey insanla güzel...
Yenilen yemek,içilen çay,çitlenen çekirdek.Yapılan muhabbet bile daha bir ballanıyor,tadına doyulmuyor.Sıcaklara inat,'koca ev'de,esen deli rüzgar ve rüzgara bağrını açan yiğitler:)
Güllerle bezeli bahçeden seyir edilen deniz,abimler,zuzular,babam ve biz...
Bugün de,aşkım gitti Ankara'ya,kısmetse yarın dönecek ama hiç tadım yok benim yaa:(
Çünkü her şey ONUNLA güzel.Seviyorum seni,evimin beyi...

03 Temmuz 2009 Cuma

ZAMAN,AŞK,KAFA KAĞIDI,SERATONİN....

Zaman...
Bekleyenler için çok yavaş,korkanlar için çok hızlı,yas tutanlar için çok uzun,
sevinenler için çok kısadır.
Ama sevenler için sonsuzluktur.
Saatler uçar,çiçekler solar,yeni günler,yeni yollar geçer gider.
Sevgi kalır...
(Virginia Ünv.de güneş saati üzerindeki yazı)


Doğum günü işte,klasik biraz...Arayan,soran,kutlayanlar(hepsi çok sağ olsunlar)
E birde üzerine,ailem,zuzularım,sevdiceğim...
Ama en özeli; 'Aşkıma;Seni Seviyorum,hep sevdim,daima seveceğim' ile başlayan ve özel olduğu için gerisini gönlüme kazıdığım satırlarıyla eşimden gelen kart ve kristal küredeki minik ayıcığım ve de pastam:)

Yağ geç,yık geç,kimse inanmazsa inanmasın
Sen inan yüreğine
Hem ona geçmezse kime geçer sözün
Büyü büyü
Bak ellerin ayakların kocaman
Aklın da maşallah yerinde
E ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye
Akıllı ol yüreğin gelir peşinden
Boşver yaşı başı
Aşk var mı aşk, sen ondan haber ver
(Can Yücel)

Doğum günüm olduğunu öğrenince saatler boyu,İyi ki doğdun Aaaannnneeeeeee diye şarkı söyleyen ve mum üfleme yarışına giren zuzularım:)

Yani;şükür etmek için harika bir gece...
Ve...
Geçti gitti çok şükür...

Üstelik tahmin ettiğim kadar da burulmadı içim...
Niyeyse gözümde büyütmüşüm,olduğundan büyük görmüşüm.Koskoca bir yıl!
Çocukken çabucak geçsin,büyüyünce de ağırdan alsın istediğimiz yaşam dilimi ama sonuçta o da zamana tabi.
Eskiden takmazdım bu kadar kafama? Aslında yine takmayacağım ama? Aması var işte... Ne ruh halinin,ne de bedeninin gençliği,kafa kağıdında yazanı değiştirmiyor ki?
Haydi bakalım, hadi buyrun!Eskiler bilmeden ne söylemiş?
Adı üstünde 'Kafa Kağıdı'(Nüfüs cüzdanı)!!!Gel de kafaya takma!
Bu arada,ben bu güne kadar hiç bu şekilde adlandırmamıştım Nüfus Cüzdanını? Rahmetli dedem öyle derdi,şimdi nereden aklıma geldi? Zamanla daha mi iyi anlıyorum onları acaba? Yok,yok olmaz erken ama daha, benim frekansım hala 25-35 arasında...Ve yıllar geçse de, en az bir 5 yıl 35 de kalma sevdasında:)
Off tamam sakin olayım! Aaaa ne bu böyle? İyi ki de fazla burulmamış içim! Yukarıdaki satırları 5 dk. önce kendim yazmasam inanamayacağım bu ruh halime...
Meğer ben kendi kendime bile belli etmediğim,üstesinden geldiğimi sandığım duygularımı,yazmaya başlayınca görüp tanımış,kimini sevmiş kimini sevmemişim...Aslında yazarak, kendi kendimle dertleşirmişim...Mişim mişim mişşş...
Her neyse;
Ömürden geçip giden bir yıla üzülmek yerine sanırım bir gün ölüp gideceğini,her şeyin geçici olduğunu bilerek yaşamak,hayatın anlamını aramak ve bu anlamı da, anlamlı şeyler yaparak bulmak önemli olan...
Mesela; şu anki ruh halim için çok anlamlı bir şey yapacağım ve gidip akşam ki doğum günü pastamdan biraz tırtıklayacağım:)
Seratonin hormonumu yükseltince yazarım yine...

02 Temmuz 2009 Perşembe

İYİ Kİ DOĞDUM :)

 

Posted by Picasa
BUGÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM...
BU KADAR...
BİR DE, BURASI...
HA BİR DE,YAŞA + 1 İLAVE...
HA TABİİ BİR DE MUTLUYUM:))

P.S:Sizde başınızda kelebekler uçurmak veya daha fazlasını isterseniz TIK

30 Haziran 2009 Salı

DÜŞLERİM...


Tatil bitti,adı kaldı yadigar...
Anı koleksiyonumuza yeni kareler ekledik.
Bindiğimiz arabalar da yine arkayı 'dört'ledik.
Sütlü ile bitter arası çikolata rengi olduk.
Negatif ne varsa üzerimize yapışan,suyun pozitif gücüyle yüzdük,attık,kurtulduk.
Zuzulardan sonra ilk kez bu tatilde,iki adet kitabı,okuyup bitirdim.
Sezen'in Düş bahçelerini dinleyip,efkarlandım,güldüm,sevindim.
Aşkıma,çocuklarıma,mutluluğuma,huzuruma baktım uzun uzun.
Sahip olduğum tüm 'DÜŞLERİM' için yaradanıma sonsuz kere şükrettim.

PS:Fotoğrafları lütfen izinsiz kullanmayın.Tşk.

29 Haziran 2009 Pazartesi

DÖNDÜM,DÖNDÜM :))

Her şey yolunda çok şükür...
Yazmayı,sayfamı,sizleri çok özledim...
Tatilde bile rüyalarım da internete girdim,vallahi bak:)
Ama şimdilik bu kadarcık olsun...
Çünkü ev 'tam takır kuru bakır' kıvamında...
Yemek yapacak bir besin maddesi yok...Alışveriş yapmam ve bir anne olarak ev ahalisini doyurmam gerek...
Ev deseniz zaten almış başını gidiyor..
Dönüşte açları doyurup:)işleri yoluna koyarsam yazacağım hemen...
Ve sizlere de geleceğim ziyarete...
Sanırım,umarım,inşallah?:)
Hadi kaçtım ben.

20 Haziran 2009 Cumartesi

HOŞÇAKALIN...

Önce,
Anneme gittim.Uzun yola çıkıyoruz,merak etme,gelirim yine dedim,duamı ettim...
Sonra,
Alışveriş yaptım,kuru temizlemeciye uğradım,terziden,bellerini daralttırdığım:)kıyafetlerimi aldım...Eve geldim.Babam için,bir kaç günlük yemek pişirdim.Çamaşır yıkadım,ütü yaptım.Bavulları hazırladım...Kıyafetleri,güneş kremlerini,ne olur ne olmaz ilaçlarını,ateş düşürücüleri,sinek kovucuları,kitaplarımı,çocukların kitaplarını,yolda dinlemek için Sezen'in Düş Bahçeleri'ni,video kameramızı,fotoğraf makinamı,bir kaç küçük oyuncağı da unutmadım...Zuzular geldi,onlarla ilgilendim,akşam yemeğini hazırladım.Dağınık bırakmayı hiç sevmem,evimi de toparladım.
Yorumlarımı,maillerimi cevapladım,arada arkadaşlarla lafladım...
-Oh oh ne güzel,gidin,gezin,eğlenin,dinlenin,SPA'da yaptırın,
diyenlere...
-Biz bunları çoktan aştık ve iki adet(SPA)SIPA'yı da zaten yapmıştık,
dedim:)
Az sonra,
Yazımı bitirince yatacağım...
Bir hafta yokum buralar da...
Çünkü burada olacağım...
Umarım ve dilerim ki;sevdiklerimi ve sizi,bıraktığım gibi,mutlu,huzurlu,güzel anılar biriktirmiş ve yazmış olarak bulacağım...HOŞÇAKALIN:)

19 Haziran 2009 Cuma

RESİMLİ ROMAN & AN O AN


1.Karede iki kardeş yan yana oturuyor.
2.Karede,Elif'imin aklına bir cinlik geliyor(Muzip bakışa dikkat:))
3.Karede,Elif harekete geçiyor...

4.Karede,Eren'in soluna geçmiş.
5.Karede,saldırı anı.
6.Karede,Eren'in kurtulma çabaları
Ve son kare....
Eren'in yüz ifadesi ve düşüncesi 'Nasıl gececek bu kızla,bu hayat?'
Elif'in yüz ifadesi ve düşüncesi ' Bir görevi daha başarı ile tamamladım:))))))))


Yukarıdaki yazı ve resimler zuzularımın bloğundan,yani İki Meleğin Hikayesi 'n deki bir posttan...O fotoğraflar da 10 aylıklar henüz ama aralarındaki tatlı çekişme o gün gibi bugün de hala sürmekte...Değişen,hızla geçen sadece zaman ve zuzularım gün be gün biraz daha büyümekte...
Büyüdüklerinin ispatı olarak,eski fotoğrafların bugün buraya konuluş sebepleri ise...

Hoşgeldiniz çocuklar:)

Hoşbulduk anne:)

Neler yaptınız bakalım bu gün? Nasıl geçti gününüz?

Eren: Hiiiç?

Elif: Hiiiiç DİHİL, söylesene?

Eren: Sııışşşt bak oyuncaklarımı paylaşmam seninle Elif!

Anne: Neler oluyor? Bana anlatmak istediğin bir şey var mı oğlum?

Eren: Benim bir kız arkadaşım var...(Pembe yanaklar daha da pembe olur:)

Elif: Eveeetttt, he he he:))

Anne: Elbette oğlum, senin pek çok arkadaşın var zaten öyle değil mi?

Eren: Adı Selin....Bu gün merdivenlerden inerken neredeyse düşüyordu,kafasını
yaracaktı ama ben onu yakaladım,elini tuttum kurtardım,çok heyecanlı anlar yaşadık?Sonra bana teşekkür etti(Yanaklar artık direk kırmızı:)

Anne ve baba,bebekliklerinden beri çocuklarının duygularına saygı duymuş ve bunu her zaman onlara da yansıtmaya çalışmıştır. AN, O AN 'lardan birisidir ve anne karşısında duran mahçup ifadeli bu küçük çapkın adamın yüzüne karşı gülmemek ve ona sevgiyle sarılmamak için kendisini zor tutmaktadır...
Çünkü bilmektedir ki; Bu tarz durumlarda- ki bu ileride karşılaşılacak cinsellik vs.soru ve mevzularının yanında hiç bir şeydir- ne söylediğinizden ziyade,neyi nasıl söylediğiniz,sesinizde bir titreme,panik olamaması ve tonlaması çok önemlidir...
Çünkü en küçük bir kekeleme vs.de veya aşırı tepkide çocuk direk şunu düşünür...
Hımmm bu konu değişik,nasıl da panik yaptı,kesinlikle daha fazla kurcalamalıyım:))

Anne: Aferin oğlum çok güzel bir şey yapmışsın arkadaşına yardım etmiş ve onu düşmekten kurtarmışsın,seninle gurur duydum...O senin arkadaşın ve arkadaşlar sevilir,o yüzden heyecanlanman çok normal canım.

Mahçup ifadeli küçük çapkın adam,sevinçle sarılır annesine...
Muzip ifadeli küçük kız kardeş,hala bir köşede ve tam da bu şekilde 'he he he'
gülmektedir...
İki meleğine gurula bakan anne ise hadi hayırlısı,başladık,diye düşünür...

Oysa herşey, bundan yaklaşık 5 yıl önce,sıcak bir Eylül akşamın da zaten başlamıştır.

18 Haziran 2009 Perşembe

DİNİ 20 KURUŞA SATMAYANLAR

Eşimden gelen bir yazı,çok beğendim,hatırda kalsın istedim...
***
Londra'daki caminin yeni imamı şehre gitmek için hep aynı otobüse biniyor
ve çoğu zaman aynı şoföre rastlıyormuş.

Bir gün, bilet alırken şoför yanlışlıkla 20 "kuruş" fazla vermiş. İmam
yanlışlığı oturunca, parasını sayınca fark etmiş. Kendi kendine
düşünmüş "20 kuruşu geri versem mi şoföre?"... Ama içinden bir ses
diyormuş ki "çok küçük bir para ve şoförün zaten umurunda da
değil.Otobüs şirketine 20 kuruş ne fark eder?. Bu parayı Allahtan gelen
bir hediye gibi... düşünebilirim"

İneceği durağa gelince, imam kalkmış ve fikrini değiştirmiş, inmeden
önce şoförün yanına gitmiş, 20 kuruşu geri vermiş ve demiş ki : "paranın
üstünü fazla verdiniz."

Şoför gülümsemiş ve demiş ki : "Siz camiinin yeni imamısınız değil mi?
Aslında uzun zamandır sizi ziyaret etmek istiyordum caminizde, İslam'ı
öğrenmek için ve bilerek size fazla para verdim nasıl tepki vereceğinizi
görmek istedim."

İmam inerken nerdeyse bacaklarını hissetmiyormuş , yere
yığılacakmışcasına bir direğe tutunmuş ve kendine gelmeye çalışmış,
gözlerinden yaşlar dökülerek gökyüzüne bakmış ve demiş ki: "Allah'ım az
daha İslam'ı 20 kuruşa satıyordum!"

Dini - siyasete, siyaseti- ticarete dönüştürenlere ibret olsun.

Siz hiç sarrafın bağırdığını duydunuzmu?
Kıymetli malı olanlar bağırmaz.
Zerzevatçı bağırır ama kuyumcu bağırmaz.
Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz.
Düşünen bağırmaz. İnsan bağırırken düşünemez.
DÜŞÜNEMEYENLER İSE HEP KAVGA İÇİNDEDİR.

17 Haziran 2009 Çarşamba

HAYIRLI OLSUUUNN :)

Lost 5.sezona dün akşam itibari ile başladık...
Ve,
Sezen Aksu'nun 2.cd'den oluşan yeni albümü piyasada...
Sevinçliyiz mutluyuz:)
Vatana millete hayırlı olsun:)