TARİF etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TARİF etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2011 Pazartesi

ŞİMDİ BEN DESEM Kİ;




Şimdi ben desem ki;


Biz bu cumartesi

yine;

Ağladık,güldük,gururlandık,

şükrettik,çoştuk....

Dalgalandık daaaaa,duuurulduk hatta:))))








Şimdi ben desem ki;

Biz maaaa aile tombala oynadık...

Ve biz büyükler, her seferinde 2 minik ustaya yenildik???:)










Şimdi ben desem ki;

Eli yüzü düzgün olarak bir ilk?...

İlk defa benim için bunu yaptı:)

Ve ilk sefer için gayet başarılıydı çünkü biliyorum içine sevgisini de kattı:)







Şimdi ben desem ki;
Pazar oldu ne hoş oldu...

Miskinliğimize,bezginliğimize çok yakıştı...

Yağmur şıpırtısı,şömine çıtırtısı ve misss gibi is kokusu... Meleklerin uykusu,gecenin sesizliği,alev ve şarap kızıllığı...Fonda bu çalarken ve ben onu çok severken ve onunla birlikte söylerken ve başını okşarken...




Ve şimdi ben desem ki;............
...............................................................................?
Şaka,şaka:) Hiç bir şey demeyeceğim!:) 

Sadece diyeceğim ki;

Dilerim bu hafta da;
kalbimizi diri tutar,iyilik,güzelliklerle doldurur ve masumiyetimizi koruruz...
HEPİMİZ!
:))))))))))))


Ps:Günün şarkısı:Uğurlar olsun!Unutmadık. 

21 Aralık 2010 Salı

MUTLULUK ÜZERİNE ÇEŞİTLEMELER-1































Biraz kozalak,biraz taş,biraz boya,biraz mum....

Biraz un,biraz yağ,biraz süt,biraz şeker/şekerleme,biraz çikolata...

Veeeeeee...... Çokça hayal gücü!:)

Yeni yıl ruhunu seviyorum...Çok seviyorum!:))))

Peki siz?
Sizi neyin mutlu ettiğini düşünüyorsunuz?:)))))

Bir de dilim de;
Mevsim rüzgarları ne zaman eserse,o zaman hatırlarım çocuksu rüyalarım,şeytan uçurtmalarım......

ps:Sevgili Sinem' in isteği üzerine Kardan Adamlı Cupcake tarifi için lütfen TIK!

11 Kasım 2010 Perşembe

HERŞEY 'HERKES' İÇİNDİ...

Geçtiğimiz ay 6 yaşına bastı zuzular dolu,dolu:)

(Gerçi artık 2 minik dana kıvamındalar:)) Dana! hitabı her ne kadar söylemde sevgiyle söylense de yazım da kaba kaçtığı için ve her ne kadar çocuklarımın kuzuluk bir hali kalmasa da? bir müddet daha zuzuya devam:)

Efendim şimdi bendeniz bu postu yazıp,yazmama,fotoğrafları paylaşıp,paylaşmama konusunda kararsız kaldım? Şöyle ki;

Yanlış anlaşılır mıyım?;Hani görmemişin çocuğu/ikizleri olmuş,tutmuş onları hayatının merkezi yapmış??
Yüzlerinde göreceği minicik bir gülümseme için gece yarılarına kadar kurabiyeler mi yapılırmış?
Hem ayıp kardeşim,insan yediğini içtiğini hiç sergiler miymiş?
Alan var,alamayan var,yapan var yapamayan var,yiyen var,yiyemeyen varmış...
şeklinde giden bir sürü düşünce ile boğuşurken? Birden!?

Nefes alırken Elif olduğumu farkettim,verirken Eren...
Sabahları Elif'dim..Akşamları Eren...
Kalp ritmimi tutturmuştum hatta; Elif,Eren...Elif,Eren...Elif,Eren!

Abartı mı dediniz? Belki? Bilmem?
Tek bildiğim; Anneyseniz siz de bilirsiniz!

Sonuçta;

Herkesle paylaşabildiğim kadardı hayat,paylaştıkça çoğalıyordu...
Ve herkesle birlikte gülüyordum ben hala...Kendi kendine gülen deliydi malum !?
Kimse için değildi zaten yaptıklarım, herkes içindi....
Herkes mutlu olsun diye...Herkes'in gönlü olsun...Herkes kıvansın,sevinsin diye...
Kendim için bir şey istemiyordum...İstiyorsam na merttim?
Herkes'in açılımı farklıydı sadece;'Herkes' aslında bendim....

Ve herşey,herkes içindi...
Kendi dünyamda...
Kimse bilmeden...
'Herkese' hatıra kalsın diyeydi tüm çabam!

Herkes için yaptım,paylaştım,olacak!
Herkes çoğalacak!:)))
(Pastalar hariç herşey;Made in Banu!:)





SİZ ÇOK ÖNCELERİ ANNENİZİN UYKUSUN DA BİR RÜYAYDINIZ,
UYKUMDAN UYANINCA DOĞDUNUZ..
6 YILDIR OĞLUMUZ,KIZIMIZ,ŞÜKRÜMÜZ,DUAMIZSINIZ..
GÜLEN YÜZÜM,
GÜLEN GÖZÜMSÜNÜZ....
İYİ Kİ...İYİ Kİ...
:))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))

Tarifleri unutmuşum özür dilerim:
Kuzu ve kalp kurabiyeler için lütfen buraya TIK
Kurutulmuş domatesli tortellini şiş fikri sevgili HayatımdakiD'ler den teşekkür ediyorum....
Meksika Fasulyesi için  lütfen buraya TIK
Muffinler için lütfen buraya TIK...(Ben tarife ilaveten bir kısmının içine böğürtlen,bir kısmına fındık koydum...Fındık koyduğumun üzerini fındık ezmesi ile,böğürtlenlilerin üzerinide sarelle ile kapladım...Özellikle çocuklar bayıldı:)
Elmalı Kreviz Salatası için lütfen buraya TIK
Patates salatası,ıspanaklı ve peynirli börek,haşlanmış mısırlar hepimizin bildiği tarifler,onları yazmasam?:)
Afiyet olsun cümlemize:)

9 Mart 2010 Salı

ARİF'E TARİF GEREKİR Mİ? :)

Hafta sonu Duru'cuğumun doğum günü için yaptığım küçük tatlı süprizler...
Ayıptır söylemesi hepsi de çok güzel olmuş.(Ben demiyorum yiyenler öyle diyor:)

1-Kuzu Kurabiye (Zencefilli,tarçınlı);
Bu dünyada ki tek kuzu benimkiler değil elbet:)
.
Malzeme; 1 yumurta, 150 gr tereyağı veya margarin ,1 su bardağı un ,1 çay bardağı mısır nişastası ,1 su bardağı pudra şekeri ,1 çay kaşığı karbonat ,1 çay kaşığı tarçın ,1 çay kaşığı toz zencefil.... Yapılışı:Tüm malzemeyi yoğurup,kulak memesi kıvamı için az az buğday nişastası ekleyip yoğuruyoruz...2 cm.kalınlğında açıp,şekil çıkartıyoruz...Şeker hamurunu olabildiğince ince açıp ondan da şekil çıkartıyoruz...Ben üzerini süslemek için bu sefer royal ıcıngi kendim hazırlamadım onun yerine Dr.otker'ın hazır royal ıcıng'ını kullandım,çok pratik...Bilginize...
.
2-Mantar Kurabiye;

Malzemeler; 1 paket margarin ,2 adet yumurta, 1 paket kabartma tozu ,1 su bardağı şeker,400 gr. mısır nişastası (2 paket), Yeteri kadar un ,2 yemek kaşığı kakao
Yapılışı; Yağ, yumurta, şeker iyice karıştırılır, içine kabartma tozu, un ve nişasta ilave edilerek hamur elde edilir. Hamur ceviz büyüklüğünde veya daha küçük yuvarlanabilir. Yuvarlandıktan sonra ağzı kakaoya bastırılmış şişe ile hamur üstüne bastırılarak mantar şekli verilerek tepsiye dizilir. Normal sıcaklıktaki fırına(170 derece) atılıp beyaz kalacak şekilde pişirilir.
Püf noktası: Yağ yumurta ve şekeri mikser ile krema gibi olana kadar karıştırmalısınız. Böylelikle kurabiyenin yüzeyi pürüzsüz olur ve ve kurabiyeniz ağız da dağılır.Sonuç:(Nammmmm,nammmm,nammmmm:)
.
Ve sıra geldi sevgili Elçin'ciğimin tarifine:)

3-Çiçekli Saksı Pasta;
Malzemesi,tarifi ve fotoğraflı şekilde bir güzel anlatılışı BURADA...Aynısını yaptım ben de...Sadece daha rahat taşımak için porselen kaseler yerine, kağıt kahve bardaklarını tercih ettim ama gayet hoş durdular...
Birde eğer yaparsanız,pipetler görünmesin,toprağını biraz daha bol koyun siz?(tövbe,tövbe? toprağı bol olsun gibi oldu sanki?:P)

Yani sözün özü;Sofra da duruşu güzel,iç açıcı ve çok lezzetli...Tek problem bu saksıların içindekinin yenilebilen bir şey olduğuna insanları inandırmak:))
Yemiş kadar oldunuz biliyorum:) Hadi afiyet olsun:)

Ps:Fotoda ki kurabiye adamlar da hediyesi:)

30 Aralık 2009 Çarşamba

BİR KUŞ KANATLANIR ŞU GÖNLÜMDEN...

Fotoğraflar son bir kaç haftadan karışık.Bazen tek bir kare cümlelere bedeldir ya hani?
Uzun uzun anlatmadan,yormadan, yorulmadan...
Çünkü;Bu ara zaman ayıramıyorum yazmaya...Biraz da canım mı istemiyor ne?
Hani yıl sonu gelmiş olmasa,'hadi bir ses ver artık' diyenler eşliğin de...
Bir hafta daha uzarmıydı bu tatil? Neyse...
'Bir yanımız yaprak döker,bir yanımız bahar bahçe' formun da girdim yılın son haftasına...
Sevinçlerle karışık hüzünler içerisindeyim...
Memleketin hali malum,herkeste adı konulmamış bir korku...Korkuyoruz:(
Oysa;Korku insana yavaş yavaş farkındalığını kaybettirir!?
Farkında mıyız?
Yarın ne olacak bilinmezliği?(Ya da bilinen ama dile getirilmeyen!),persepolis örneği,iran gerçeği....
Bir de uslup sorunu yaşayan 'odunlar' var ki,meşe ağacının kökleri!!!Göre göre, bile bile,nereye kadar !!:(
Önümüzü göremiyoruz diyorlar,oysa görmek için illaki bakmak gerekmez, bazen dinlemek de gerekir.Zira 'bizim ilgili şahıs' bağıra bağıra konuşuyor ve bağıra bağıra geliyor muhtemelen o korktuğumuz???
Bu mu? diye düşünüyorum,içim yanıyor,bu mu hakettiğimiz?bu mu Atatürk Türkiyesi?Bu mu layık olduğumuz düzen ve hepimizi 'sadece!' üzen?
Sadece kısmından sonra hep aynı yazı(mail) geliyor aklıma,
Yılı hatırlamıyorum;Yer Türkiye,yönetim şeriat:(Baba ve oğlu eski fotoğraflara bakıyorlar...Çocuk soruyor haliyle, eskiyi, yeniyi sorguluyor...
Peki hiç bir şey yapmadınız mı baba?Tepki vermediniz mi?

Baba derin bir iç çekip cevap veriyor; Vermez olur muyuz oğlum? bize gelen bütün 'uyanış'mailleri forward ettik?!:((
Her seferin de en çok da çocuklarım için üzülüyorum:(
***

Ve işte yeni bir yıl daha geliyor...Tüm yaşananlara rağmen yüreğimin kanat çırpışlarına engel olamıyorum...
'Bir kuş kanatlanır şu gönlümden...Çırpınır çırpınır da uçamaz...':)
Hayatın, yaşamanın, ya da sadece insan olmanın güzelliği de bu sanırım...
Gelecek kaygısı taşırken bile gelecek için uğraşmak,bir çoğunu gerçekleştiremese bile planlar yapmak bir de üstüne...
Faniliğini bile bile hem de... Hepsi bir yana tek dilek;iyi şeyler düşünüp iyiyi ümit etmek belki de...
-Bu seneki yeni yıl kutlamasın da evsahibi takım bizim aile:)
-Ağacımız haftalar öncesinden hazır...
-Ağacın yanındaki gülen çocuklar da öyle:)
-Kurabiyeler hazır...(Vitray Cam kurabiyeler;ağaca asmak için -ki bence çok güzel bir görüntü oldu:)-E sonra zuzularımla birlikte yaptığımız ve-tarifini nette nereden almıştım unuttuğum?:(-
zencefilli,tarçınlı,çam ağaçı,kuzu ve melek formlu diğerleri:)
-Narlar hazır...
-Hediyeler hazır...
-Ve 'kırmızı'?lar da öyle:P


'Örümcek Adam' ve 'Prenses':) 2009'un son ayın da bizim eve geldiler...
Hatta 'prenses' kostümü içindeyken kendisine gülümseyen müşterileri görünce dedi ki;
'Anne gördün mü? Beni 'güzel' zannettiler'????
Annem,kuzuuummm,kıyamam,sen her halinle,kıyafetinle zaten çok güzelsin dedim...'ne insanlar gördüm üstünde elbise yok ne elbiseler gördüm içinde insan yok' şekilindeki felsefi kısımlara ise şimdilik hiç girmedim...(Dünyasına bakar mısınız?Ne kadar saf ve temiz...Ve ne olurdu bir kaç günlüğüne ben de çocuk gözüyle şu dünyayı yeniden sevseydim)
'Örümcek Adam' da kostümü giyip koltuk tepelerinde duvara tırmanma çalışmaları yaptı hemen,tırmanamayınca da çok bozuldu haliyle:)



Davul mu? O oğlumun ilk vukuatının,okuldan gelen ilk şikayetinin hatırası?
Patlaşmış davulu bizimkisi:)
Malum birazcık ayarsız enerji yaşıyoruz bu aralar...Hani 'çocuklar uyumaz şarz olur' derler ya işte o hesap...
Cumartesi tamir ettirdik,üstüne hava güzel dedik,
ailecek,yürüyerek yaptığımız heykel turumuza,bir mahfel,bir de yeşil türbe ekledik...Pazar günümüzü ise 'Kahraman Karınca' ile çeşnilendirdik...(Şükür,çok şükür)

İnişleri,çıkışları,doğruları,yanlışları,sevinçleri,hüzünleri
ile koca bir yıl daha geçti işte ömrümüzden....
Umarım hepimiz için yeni yıl da hep iyi şeyler olsun...
Olmayanları da biz olduralım ya da gücümüz el verdiğince.
Önemli olan;
'LİMON'DAN, 'LİMONATA' YAPABİLMEK DEGİL MİDİR ZATEN?:)))

24 Temmuz 2009 Cuma

SIKINTI...

Yine cuma geldi...
Öğlen saati,okudu,üfledi,Allah kabul etse,dedi.
Evi toparladı,eşi,dostu,aradı,yemek yaptı,filan işte...
Sonra,biraz kitap okudu,dergi karıştırdı,sesini bile açmadan Tv seyretti?

Bir ara bunaldı.Aslında bunalmaya çoktan hazırdı.
Evde tek başına konuştu?-ki bu hiçte hayra alamet değildi-
Dipsiz kuyulardan,sesler duydu...

'Gel,gel,koy ver kendini,anlat derdini,
Giy siyahları,bağla karaları,bırak güçlü olmayı,dök içini'

Bir süre bekledi,ne de olsa o ev sahibiydi,
Bu sıkıntı,ona sonradan gelmişti,misafirdi...
Ve 'O' ne olursa olsun,ister evine,ister içine gelen misafire,
'sıkıntı da verse' git diyemezdi...

Bekledi,bekledi,bekledi...
Beklerken esnedi.

Oturduğu koltukta,üzerine güneş değdi,gevşedi.
Yüzün de donan tebessüm,ısındı biraz.
Sonra donması geçti,eridi gitti,gülümsedi.
Üstüne bir de derin bir nefes alıp,olanca gücüyle dışarı verdi.
O sırada, tam da o anda, adına sıkıntı dediği şeyde onu terk ediverdi...
'Bir nefeslik canı varmış,canı çıkasıca' diye sıkıntısına söylendi...

Kalktı yerinden ve mutfağa gitti...

CİVCİVLER Muhallebi için:10 çorba kaşığı toz şeker
3 yumurta sarısı
1,5 su bardağı su
1 limonun suyu
3 çorba kaşığı un
Süslemek için:1 su bardağı Hindistan Cevizi
20 adet kuru kayısı
1 çorba kaşığı damla çikolata
Yapılışı:Muhallebi için,toz şeker,yumurta sarıları,un,su ve limon suyunu tencerede devamlı karıştırarak koyu muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirin.Daha sonra streç film kaplanmış kaselere paylaştırın,dolapta soğutun...Soğuyunca ters çevirip,hindistan cevizi ve yarıya kesilmiş kayısılar ile süsleyin.Bekletmeden servis yapın.NOT:Bunu ilk defa denedim,yuvarlak ve küçük,uygun bir kasem yoktu,o yüzden benim civcivler birazcık yayvan oldu:)Ha birde damla çikolatamda yoktu parça çikolata dan gözlerde bir garip bakıyor ama neyse.Sonuçta fena değil sanırım,bir dahakine daha iyi olur.
***
Sonra daha bitmedi...


Bir de üstüne adaşının Pammuk poğaçası nı denedi...

'Gel vatandaş gel!Zuzularını sevindir' nidalarıyla fırının içinde kabaran poğaçaları keyifle izledi...

Ve bu sefer,'tek başına konuşma' kısmını, niyeyse dert edinmedi...

İşte hayat bazen, bu kadar basitti...

16 Temmuz 2009 Perşembe

EY ÇİLEK ! SEN NELERE KADİRSİN?


'Canım sevgilim;dün gece rüyamda seni gördüm.İkimiz karşı karşıya oturuyorduk ve ikimizin de elinde birer kaşık,önümüzde bulunan büyük bir tabaktan çilek reçeli yemekte idik.Bu ne ola ki???' (27 ekim 1999)
*Rüyada çilek yemek,aşkta mutlu olunacağına işarettir.Rüyada çilek yemek,gönül hayatınızda mutluluklar yaşayacaksınız demektir.Rüyada reçel yemek, mutluluk ve refahtır.

Şimdi bu ne ola ki?:)diyenler için şöyle izah edeyim...
Dünden beri ev mis gibi çilek kokuyor.Dağ çileği olur ya hani en kokulusundan.
Eşimin Pınarcık köyünden bir müvekkili,bir kasa getirmiş sağ olsun,haliyle iş başa düştü,ayıkla,yıka derken biraz yordu ama ortaya güzel bir çilek reçeli ve çilekli tart çıktı.
Tabii ben bu işlerle uğraşırken,yani elim çalışırken, beynim de boş durmadı ve maziye doğru yol aldım...Aklıma 10 sene öncesi,ilk aşk halleri,cicimin de cicimi ayları,evlilik öncesi zamanlar geldi.Tam anlamıyla 'sevgili' olduğumuz zamanlar yani:)
O günleri düşünüpte,derin bir ooof of!:)çektikten sonra, geçen zamana hayıflanmakla birlikte o geçen zamana kattıklarımıza,zuzularımıza,huzurumuza ve halen süregelen aşkımıza şükrettim.Ayrıca doğru çıkan rüya tabirini de takdir ettim:)
Sonra da aldım mikseri elime,çırptım çırptım karıştırdım,aşkımı tarta bulaştırdım..

Tartın tarifini sevgili Nilay'dan Duru tarifler den,

Çilek reçelinin tarifini ise sevgili Hatice'den yani Portakal Ağacı ndan aldım...
Vallahi ayıptır söylemesi ikisi de çok güzel olmuş...Sabah keyif yaptık aşkımla.Akşama da zuzularımın mutlu yüzlerini göreceğim inşallah:)
Şimdi sıra,küçük notlar ve böyle tatlı altın anlarla,inşallah bir on sene sonrası için anılar biriktirmekte...

Mesela;

Sevgilim(ama yok,yok artık aşkım olduk,evliyiz ya:)bu gün senin için çilekli tart yaptım.Bir de yanına reçel.Kaç saat ayakta kaldım yıkadım ayıkladım,sırtımı ağrıttım.Ama bundan garip bir memnunluk duydum,haz aldım.Çünkü hepsini senin ve zuzularımız için yaptım...Sence bunun adı ne ola ki???:))

22 Nisan 2009 Çarşamba

GÖK GÜRÜLTÜSÜ ve KABAK ?

Mutfaktayım bir yandan yemek yapıyorum...Bir yandan gökyüzünde çakan şimşekleri takip ediyorum...Ne kadar hızlı çakarsa o kadar kuvvetli gümbürdüyor çünkü gök yüzü.
Ve ben bu yaşımda hala ve hala gök gürültüsünden ürküyorum:(
Dolma yapıyorum akşama,ayıptır söylemesi Kabak Dolması...Kızım bayılır:)
Dolmaların içini oyup çıkarıyorum,ama atmıyorum...Diyette olmasam mücver yapardım...Kızartırdım mis gibi...Ama olmaz...O yüzden atmasyon bir tarif uyduruyorum...Dedim ya atmasyon yani, olmazsa atıyon:p
(2.bir emre kadar espri yapmam yasaklansın benim bu ne yaa?)
Ama elinden 'bir uçan bir de kaçan' kurtulan bendeniz çok lezzetli,hiç yağsız,tam diyetlik bir şaheser yarattı ve bunu elbetteki diyette olduğunu bildiği ama diyete devam edip etmediklerinden emin olamadığı?diğer blogger dostlarıyla da paylaşmaya karar verdi:)

Fırında sarımsaklı kabak içi

Malzeme:
4-5 kabağın içi
250 gr.Taze veya eski kaşar peyniri rendesi
1 kafa taze sarımsak
kırmızı biber,karabiber,tuz
Yarım demet tere otu...
Yapılışı:Bütün malzemeleri blender ile çekin,yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisinde 20-25 dk.180 derecede pişirin...Afiyet olsun...
Not:Foto yok,baştan yazmayı hiç düşünmemiştim,o yüzden fotoğrafını çekemeden,nasıl gözüm dönmüşse bir hayli yedim.Kalan kısım da pek çekilecek gibi değildi.İdare edin:)

1 Nisan 2009 Çarşamba

ÇİKOLATA ÇİKİTA,ÇİKİ ÇİKİ ÇİKİTAA:))

Ben yazdım, içimdeki hüznü, az biraz rahatladım...
Her ne kadar kimseyi üzmek için yazmadım, benim ki, öpücüğe cevap desem de...
Baktım,yorumlar teselli dolu ve aynı hüzün sizin de satırlarınızda...
Yok dedim olmaz...Çünkü sevmiyorum ben bu durumları...
Akşam akşam, ne kendimin, ne blogger dostlarımın,ne de başkalarının keyfini kaçıramam!
O yüzden, hemen bu hüzün modundan çıkıyoruz hep birlikte:))
Nasıl mı? İşte böyle...
İnsanı, daha doğrusu bir kadını ( ya da sadece beni mi deseydim?) en çok ne mutlu eder?
Aşk, aile, eş, çocuk, sağlık,vs.değerlerden sonra tabii ki...
Eveeeeet.... Çikolataaaaaaa ve türevleri:P
Var mı itirazı olan? :))
İşte bugün ziyaretine gittiğim arkadaşım için yaptığım,kolay ötesi bir tarif...
Meyvalı Çikolatalı Kalp Pastası... (Kalp hastası gibi oluyor ama idare edin artık ismini:)
Yapın,tadın,sevdiklerinize tattırın...
Malzemeler:
-1 adet hazır pasta taban kek...
-1 paket çikolatalı sos
-1 paket dolgu kreması
-1 paket tart jölesi
-Hindistan cevizi rendesi,
-Keki ıslatmak için,vişne,böğürtlen vs. herhangi bir reçelin suyu...
-Mevsim meyvaları...Muz, kivi,vişne vs.
-Varsa parça çikolata
Yapılışı:Kek'ten istediğiniz şekili kalıplarla kesip çıkartın(bende kalp vardı onunla yaptım)
Keki reçel suyu ile ıslatın,çikolata sosunu pişirin,ılıtın,dolgu kremasını çırpın,keklerin arasına sürün,parça çikolataları da ilave edin...Hepsini bitirince,üzerlerine ılık çikolata sosunu dökün,biraz bekletin..O arada meyvaları dilimleyip,tart jölesini pişirin ve soğutun...
Çikolata sosu dökülmüş keklerin üzerine meyvaları dizin,bekletmeden tart jölesi ile üzerlerini kapatın...Ve etrafını hindistan cevizine bulayın...Servisten önce bir gece dolapta bekletirseniz pastanız daha güzel olur...
*Ayıptır söylemesi çok lezzetli olmuş...Dün akşam aşkımın ve bugün dostlarımın söylediği bu...
Şimdiden afiyet bal şeker olsun:))
Ne yapıyoruz? Hem yiyoruz hem söylüyoruz....
Dert tasaymış boşversene
Gününü gün et, eğlensene
Dünya kaldı hangimize?
Boşver herşeyi vur dibine
Hadi mare... çikolata çikita çiki çiki çikita:)))))