Bir gün birileri gelir,bir karar verir ve senin özelini senden alır?
Canım sıkılıyor blogcum...Aç kapa,aç kapa?Yaz,yayınlayama...Onca anı,iyi/kötü yazı...Fotoğraf,yorum,paylaşım.
Bugün var,yarın yok...Gerçi şimdi açık/açıldık ama yarın ne olacağının garantisi yok?...
Hani insan kaybettiğinde daha çok farkına varır ya...
Meğer ne önemliymiş,değerliymiş benim için?'in sorgusunu yaparya için,için...
Sonuçta hayatımın,hayatımızın yaklaşık dört yılı....
İşte hem onun,hem sizin,hem benim için...Artık ciddi,ciddi düşünüyorum 'com' almayı....
Ama en çok da zuzularım için istedim,malum daha önce paylaşmıştım bu düşüncemi,artık büyüdüler 'zuzu' hitabi biraz garip kaçıyor diye?:) Bu vesile ile hem yazılarım/anılarım sağlama alınmış olur...Hem de isim değişikliği yapabilirim diye düşünüyorum...
Düşündüğüm isim;ÇİFTE KAVRULMUŞ HAYAT...
Olur mu? Bir problem çıkar mı isimle ilgili bilmiyorum?...
Umarım uygun olur...Seviyorum Çifte Kavrulmuş olmayı:))))
Yani kısaca,yasaktı,zamansızlıktı,heves kaçmasıydı,kış bunalımıydı,bahar neşesiydi artık adına ne derseniz?
Ben sadece değişiklik istedim aslında....Sil baştan olmasa da....
Bir de meraktayım?
''com'' olunca da sever misiniz beni?:)
BENİM İÇİN BİR İLK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BENİM İÇİN BİR İLK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Mart 2011 Cumartesi
28 Şubat 2011 Pazartesi
HEM SEVERİM, HEM .............!?
Sonu gelmez uzun cümleler kurmayı
Cümle sonuna bir yerine, üç nokta koymayı...
Satır aralarına gizlenmiş manayı
Manayı ararken Mevlayı
Mevlayı ararken belamı bulmayı,
Severim...
Severken sevgisini gizlemeyenleri
Sevişirken nefessiz kalışları
Tersiz ten kokusunu
Ve sevdiğimle kalışları, gidişlerden daha çok,
Severim...
Gecenin öteki yüzünü
Öteki yüzdeki gizi
Ve yüzde gülen gözü
Severim...
Ve altından çok gümüşü
Ve siyahtan çok beyazı
Ve neşeden çok hüznü
Severim...
Rüyalarıma kaldığım yerden devam etmeyi,
Filmlerde,seven erkeğin acı çekişini,
Ve Brad'den çok Keanu'yi
Severim...
Kendimle alay etmeyi,kendisiyle alay edebileni
Muzipliği....mi....
Gülerken ağlamayı,ağlarken gülmeyi
Severim...
Hiç bilmediğim yerlere gitmeyi,hatta ilk ben keşfetmeyi
Sabah serininde yola çıkmayı
Yol almaktan korkmayanları
Yolda bir şeyler atıştırmayı
Severim...
Kışın peteğe yaslanmayı,yazın güneşe serilmeyi
Lokma tatlısının üzerine tarçın serpip yemeyi
Peynir,ceviz ikilisini
simit,peynir,çay üçlüsünü
yani her durumda peyniri,
Severim...
Yüz figürlü tabak,çanağı,
Canlı,cansız meleklerimi?
Baykuş'ları,kuş'ları...
Hiç olmadı 'kuş kondurmayı!'
Severim...
Kuş ve çocuk cıvıltısını
Dosta açılan kapıyı
Posta serilen kediyi
Anne diyen her meleği
Severim...
Her 'şey'den bir şey öğrenmeyi
Her 'şer'den bir hayır çıkarmayı
Yol,yordam,uslup bilenleri,
Tatlı dili, güler yüzü,
Ve gecenin karasını
Yalanın beyazından daha çok,
Severim...
Anı kadrajlamayı
Kötüyü markajlamayı
Dünü,günü yazmayı
Yazdıkça çoğalmayı
Severim...
Koltuğun köşesini
Denizin kıyısını,ekmeğin kenarını
Yağmur sonrası toprak,dem sonrası çay,
Sümbül,nergis,bir de sardunya yaprağının kokusunu,
Severim...
Gün'ü dünden,yazı kıştan
Ahşabı,taştan
Çayı,kahveden,
Rakıyı,şaraptan,
Sonları,baştan,
Ve Onu/Onları kendimden daha çok,
SEVERİM...
Ps:Seni de seviyorum blogcum:) Peki sen neleri seviyorsun?:)
Ps:Sıradan basit bir günün uğruna ettiğim dualar yavaş,yavaş kabul oluyor sanırım...Çok sıradan olmasa da normale döndü yaşam çok şükür...Babam hala bende,zuzular okulda,bey işte...Ben ise her zamanki gibi hem her yerdeyim,hem her işte!..Şarkıdaki gibi; Alıştım koşmayaaa!!!:P Ama artık kısa molalar da mekanımdayım,yani sizde:))
Şimdiii;hafta sonu dökümü yaparsak kısaca:
Cumartesi günü sınıfından bir arkadaşının doğum gününe gittik oğlumla...Klasik mutlu ve gürültülü bir sürü çocuk halinin haricinde özeldi, önemliydi benim için zira,sunumlardaki bir kaç kısa merhabalaşmanın dışında ilk resmi tanışmamız oldu Eren'imin sınıf arkadaşlarının anneleriyle...Dile kolay!Eğer bir aksilik olmaz ise ömrümüzün 9 yılı birlikte,aynı ortamlarda geçecek!O yüzden içten içe Allahım ne olur yolunda gitsin,frekanslar tutsun vs. tarzında mırıl,mırıl gittim mekana...Ve neyseki harika geçti günümüz.Senden iyi olmasın blogcum,çok tatlı,muhabbetli,güler yüzlü insanlar..
Umarım böyle de gider.Şimdiiii;Eren'in sınıfı,tanışma,isimleri,(çaktırmadan:P) not etme faslı bitti çok şükür...
Sırada Elif'imin ki var....(Nerede benim sınıf defterlerim?:)
Cmt.akşamıda, kızımı uyutup,oğlumu mayıştırıp,çocuklar babama emanet...Attık kendimizi dışarıya,dostlarla CAKA sattık:))Döndük gece 3'te yatan bendeniz sabah 7:30 da kalktım,kızımla market yaptım,geldim kahvaltı,ev toplama vs.vs. derken arada bir de mantı yaptım(tavuklu,nohutlu,bandırma mantısı:)Babama geçmiş olsuna geldi k.validemler...
Nihayetinde yedik,içtik,başrolde torunlar olmak üzere konuştuk,andık,güldük...Pazar gününüde kayıtlara böyle geçtik.Neyse işte böyle blogcum...
Sanırım yukarıdaki Severim hallerime;yemek yapmak,yedirmek ve insan sevmek maddelerini de eklemeliydim:)))
Ps: Başlık mı? Hem severim,hem 'yazarım' tabii ki?..Aşk olsun! Siz ne sanmıştınız?:P
Ps:Bir de 'tatlı bir ruh esintisi?':) hazırladım sizler için...
Bağlayamıyorum bugün yazımı hep bir şeyler eksik kalıyor sanki?
Son olarak;Keyifli bir hafta olsun diyelim...
Etiketler:
BENİM İÇİN BİR İLK,
BLOG,
DOSTLAR,
GÜNLÜK,
HATIRDA KALSIN,
İÇİMDEN GELDİ,
ŞİMDİ OKULLU OLDUK,
ZUZULARIM
25 Ocak 2011 Salı
ABLANIZ KURBAN OLSUN SİZE!
Uzun zamandır seninle paylaşmak, kayıt altına almak istediğim bir güzellik var blogcum...
Çünkü onlar bir ilk ve her ilk gibi çok özeller...
Yaklaşık 3 aydır TEGV 'da gönüllüyüm...Gönüllü olmadan önce,yapılması gereken işleri,alınması gereken eğitimleri vs.leri tamamladım ve böylece 14 güzel minik yürek daha girdi hayatıma...
Yeni heyecanlar ve yeni deneyimler ile birlikte......
'Bir çocuk değişir,Türkiye değişir'...
Öncelikle bir itiraf;o harika ve bir o kadar da anlamlı sloganı hayata geçirmek hiç kolay olmadı.Şimdiki çocuklar cin, şimdiki çocuklar akıllı ve çok meraklı...Ama ne yazık ki;gerek eğitim sistemimizdeki aksaklıklar,gerekse ailelerin çocuk eğitimi hakkındaki eksiklikleri nedeni ile biraz bocalıyorlar? Bu bocalama halleride bazısında umursamaz/yaramaz vs.hallerde geri dönüyor...Ve ne yazık ki bir çoğunun eğitim anlayışı;iyi not alıp sınıf geçme ile sınırlı..Bunun haricinde kendileri ile gelecek ile ilgili pek fazla bir düşünceleri ve hayalleri yok!..Tu?...Bizimle tanışana kadar!?...(Ha ha ha:) yok öyle bir şey demeyeceğim tabi ki:)
'Kendime Yolculuk' etkinliği yaptık biz çocuklarla...Yeri geldi oyunlar oynadık,yeri geldi kestik biçtik,yeri geldi yazılar/hikayeler yazdık,dramalar canlandırdık...Arada ne yazık ki devam edemeyenler oldu,eksildik ama vazgeçmedik...Sadece diyebilirim ki; Geçen 3 ay zarfında,düşünce sistemleri ve ilgi alanları değişti,kendi benliklerinin farkına yine kendilerini tanıyarak vardılar ve özgüvenleri gelişip kendilerini rahat ifade etmeye başladıkça da gözlerindeki ışık arttı -ki beni en çok mutlu eden-.Ve sanırım bu bile, bir insanın başka bir insan hayatındaki farkındalığını anlatmak ve iyi ki bırakmamışım/vazgeçmemişim iyi ki buraya gelmişim demek için yeterli...
Yanda ve altta TEGV çocuk ahalisinin bir kısmı:)))
Bana mutlu,mutlu poz veren bu minik yürekler, vakti zamanında çok ağrıttı başımı:)
Oysa şimdi Banu Abla/Gönül abla diye peşimizden ayrılmıyor ve ağzımızdan çıkacak her sözü hevesle bekliyorlar...
İşte böyle anlarda yine;İyi ki diyorum...İyi ki....
Ablanız kurban olsun size!:))
Emek verilen her şey güzel ve çok özel...Yeter ki içinde sevgi olsun...
Zira öyle hikayeleri var ki bir çoğunun o minik omuzlarının kaldıramayacağı ağırlıkta...Öyle gereksiz sorumlulukları baş edemeyecekleri boyutta?:(
O yüzden 'tatsız bir anı' olmaktansa 'mutlu bir an' olarak kalmak için çok uğraştım onlarla...
Umarım öyle olmuşumdur,umarım...
Şimdi sadece TEGV deki ilk günümü hiç unutmamak ve ilerde gülümseyerek keyifle hatırlamak için not düşeceğim buraya;
İlk gün heyecanlıyım,el ayak buz.İlk karşılaşma,ilk intibağ çok önemli...Etkinlik başladı ve fakat o da ne!????
Kendi sesimizi duymadık desem?:)
Tabii bizim öğrenciliğimizin üzerinden yıllar geçmiş(kuzuyduk biz kuzu)...
Onların rahatlığı,konuşması ve hatta sonunda sinirden de olsa benide güldürmeyi başarttıkları yaygaraları çarptı bizi?:)Nihayetinde etkinliğimiz bitttiğinde enerji topu 14 afacan ile geçirilen 2 saat sonunda,resmen kulaklarım uğulduyor ve gayri ihtiyarı hiç düşünmeden dudaklarımdan şu şarkı dökülüyordu;
ÖĞRETMEN KUTSALDIR ANA GİBİİİİİ....ÖĞRETMEN KUTSALDIR BABA GİBİİİİİ???
Şaka gibi değil mi?:)))
Bu arada yeri gelmişken bir sınıf dolusu afacan ile uğraşmanın onlara birşeyler öğretmeye/vermeye çalışmanın ne meşakkatli bir iş olduğunu birebir yaşamış ve görmüş bir fani olarak tüm eli öpülesi öğretmenlerimizi saygıyla anar,sevgiyle kucaklarım.
(Bir minik hatırlatma;TEGV'de herşey gönüllülük esasına bağlı.Yani öyle sınıfa girince öğretmenlik yapmadığımız gibi öğretmende olmuyoruz.Biz onları gönüllü abla ya da abileriyiz.Onlarda öğrenci değil nitekim.Yanlış anlaşılma olmasın)
TEGV'in vizyonu ve misyonu için BURAYI tıklayabilirsiniz.
Çünkü onlar bir ilk ve her ilk gibi çok özeller...
Yaklaşık 3 aydır TEGV 'da gönüllüyüm...Gönüllü olmadan önce,yapılması gereken işleri,alınması gereken eğitimleri vs.leri tamamladım ve böylece 14 güzel minik yürek daha girdi hayatıma...
Yeni heyecanlar ve yeni deneyimler ile birlikte......
'Bir çocuk değişir,Türkiye değişir'...
Öncelikle bir itiraf;o harika ve bir o kadar da anlamlı sloganı hayata geçirmek hiç kolay olmadı.Şimdiki çocuklar cin, şimdiki çocuklar akıllı ve çok meraklı...Ama ne yazık ki;gerek eğitim sistemimizdeki aksaklıklar,gerekse ailelerin çocuk eğitimi hakkındaki eksiklikleri nedeni ile biraz bocalıyorlar? Bu bocalama halleride bazısında umursamaz/yaramaz vs.hallerde geri dönüyor...Ve ne yazık ki bir çoğunun eğitim anlayışı;iyi not alıp sınıf geçme ile sınırlı..Bunun haricinde kendileri ile gelecek ile ilgili pek fazla bir düşünceleri ve hayalleri yok!..Tu?...Bizimle tanışana kadar!?...(Ha ha ha:) yok öyle bir şey demeyeceğim tabi ki:)
'Kendime Yolculuk' etkinliği yaptık biz çocuklarla...Yeri geldi oyunlar oynadık,yeri geldi kestik biçtik,yeri geldi yazılar/hikayeler yazdık,dramalar canlandırdık...Arada ne yazık ki devam edemeyenler oldu,eksildik ama vazgeçmedik...Sadece diyebilirim ki; Geçen 3 ay zarfında,düşünce sistemleri ve ilgi alanları değişti,kendi benliklerinin farkına yine kendilerini tanıyarak vardılar ve özgüvenleri gelişip kendilerini rahat ifade etmeye başladıkça da gözlerindeki ışık arttı -ki beni en çok mutlu eden-.Ve sanırım bu bile, bir insanın başka bir insan hayatındaki farkındalığını anlatmak ve iyi ki bırakmamışım/vazgeçmemişim iyi ki buraya gelmişim demek için yeterli...
Yanda ve altta TEGV çocuk ahalisinin bir kısmı:)))
Bana mutlu,mutlu poz veren bu minik yürekler, vakti zamanında çok ağrıttı başımı:)
Oysa şimdi Banu Abla/Gönül abla diye peşimizden ayrılmıyor ve ağzımızdan çıkacak her sözü hevesle bekliyorlar...
İşte böyle anlarda yine;İyi ki diyorum...İyi ki....
Ablanız kurban olsun size!:))
Emek verilen her şey güzel ve çok özel...Yeter ki içinde sevgi olsun...
Zira öyle hikayeleri var ki bir çoğunun o minik omuzlarının kaldıramayacağı ağırlıkta...Öyle gereksiz sorumlulukları baş edemeyecekleri boyutta?:(
O yüzden 'tatsız bir anı' olmaktansa 'mutlu bir an' olarak kalmak için çok uğraştım onlarla...
Umarım öyle olmuşumdur,umarım...
Şimdi sadece TEGV deki ilk günümü hiç unutmamak ve ilerde gülümseyerek keyifle hatırlamak için not düşeceğim buraya;
İlk gün heyecanlıyım,el ayak buz.İlk karşılaşma,ilk intibağ çok önemli...Etkinlik başladı ve fakat o da ne!????
Kendi sesimizi duymadık desem?:)
Tabii bizim öğrenciliğimizin üzerinden yıllar geçmiş(kuzuyduk biz kuzu)...
Onların rahatlığı,konuşması ve hatta sonunda sinirden de olsa benide güldürmeyi başarttıkları yaygaraları çarptı bizi?:)Nihayetinde etkinliğimiz bitttiğinde enerji topu 14 afacan ile geçirilen 2 saat sonunda,resmen kulaklarım uğulduyor ve gayri ihtiyarı hiç düşünmeden dudaklarımdan şu şarkı dökülüyordu;
ÖĞRETMEN KUTSALDIR ANA GİBİİİİİ....ÖĞRETMEN KUTSALDIR BABA GİBİİİİİ???
Şaka gibi değil mi?:)))
Bu arada yeri gelmişken bir sınıf dolusu afacan ile uğraşmanın onlara birşeyler öğretmeye/vermeye çalışmanın ne meşakkatli bir iş olduğunu birebir yaşamış ve görmüş bir fani olarak tüm eli öpülesi öğretmenlerimizi saygıyla anar,sevgiyle kucaklarım.
(Bir minik hatırlatma;TEGV'de herşey gönüllülük esasına bağlı.Yani öyle sınıfa girince öğretmenlik yapmadığımız gibi öğretmende olmuyoruz.Biz onları gönüllü abla ya da abileriyiz.Onlarda öğrenci değil nitekim.Yanlış anlaşılma olmasın)
TEGV'in vizyonu ve misyonu için BURAYI tıklayabilirsiniz.
Gönüllük hakkında ayrıntılı bilgi için BURAYI tıklayabilirsiniz.
Ps:Yarın, yani Çarşamba günü onlarla son etkinliğimiz,daha doğrusu dönem sonu şenliğimiz var.
Kendilerini anlatan gazeteler yaptı hepsi...Altlarına da isimlerini yazıp imzalarını attılar;Genel yayın yönetmeni:)
Yazarken bir yandan da onlara ne kadar alıştığımı farkettim...
Yarın hem keyifli hemde zor bir gün olacak benim için...
Zaten eşim;'Sen dayanamazsın şimdi kesin ağlarsın ayrılırken'diyor?...
Eh bakın o konuda söz veremem?:(
Etiketler:
BENİM İÇİN BİR İLK,
BİR ŞEY YAPMALI,
FOTOĞRAFLARIM,
PAYLAŞMAZSAM OLMAZ,
TEGV
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



