28 Ocak 2011 Cuma

MUTLULUK NEYDİ? :))



MUTLULUK NEYDİ??

MUTLULUK ELBETTEKİ EMEKTİ....

AMA BAZEN SADECE
'YAVRUUUUM'
DİYEREK SARILDIKLARINA BAKMAK VE ŞÜKÜRLERİNE ŞÜKÜR EKLEMEKTİ:))))


Tarih: 28.01.2011....Zuzularım ilk karnelerini aldı.
Saat: 17:40...Zuzuların Annesi mutluluktan ağladı:))

Bugün başka post yazmayacaktım oysa,mutlu hafta sonları dileyip 2 günlüğüne kapamıştım tükkanı...

Amma velakin ben bunu not etmeyeceğimde neyi edeceğim?
Paylaşmazsam olmazdı:)
Yanda:Bizim için bir ilk:))))



Karneler nasıl olursa olsun dilerim tüm çocuklar hep mutlu olsun...
Dilerim bu karne döneminde zayıflları yüzünden evinden kaçan hiç bir çocuk olmasın...
Elbetteki eğitim şart ve hayatın kendisi zor bir sınav ama yine de unutmayalım bizim geçer notumuz insan olmak olsun!...
Tüm blog çocuklarına mutlu tatiller diliyorum:)))

ORGANİZE İŞLER BUNLAR...

(şııışt!sesi aç sesi :)
Dünyanın neresinde,hangi ülkede ve kültürde yaşıyor olursa olsun,sanırım çok az şey evlilik kadar sembolik bir önem taşır kadınlar için...Düğününe,düğün gününe önem vermeyen,özel ve unutulmaz olması için çabalamayan
ya da en azından böyle olmasını hayal etmeyen var mı aramız da?.........(Evet bende öyle düşünmüştüm :)
Şimdi;Gelin ile damadı siz hayal edin... Ben henüz gerçekleşmemiş bir düğünün anatomisini yapacağım;

Dişi bünye en yakışanından saç,makyaj yaptırır,en özelinden-tercihen siyah-gece elbiselerini kuşanır ...
Beyler traş olur...Belki laciler çekilir,kravatlar seçilir,saçlar jölelenir.
Düğün başlar.Gelin ve damat;Romantik danslar,şiirler,şarkılar,büyülü anlar...
Herşey tam da romantik komedilerdeki,hayal edildiği gibidir.
Nihayetinde saatler geçer,geçer ve bir an gelir;Binbir özen yapılan saçlar dağılır,rujlar silinir...
Ceketler çıkar,kravatlar gevşer...O ilk saatlerdeki sizden/bizden hali biter.
Çakır keyifte olunur belki?Bir rahatlama,bir neşe?Düğün ahalisi daha fazla dayanamaz atar kendini sahneye...

Aylar süren organizasyon...Tüm o romantik ortam hazırlıkları;Masadaki çiçeklerin beyazı ,porselen yemek takımlarının rengi,duvak uzunluğu,oturma düzeni vs.ince ayrıntılar ile özenmiş,bezenmiş güzelim düğün ve düğün sahipleri....Kaçınılmaz sonun yaklaştığını anlar ve her ne kadar henüz buna hazır olmasalarda hayatın *acı gerçeğini önce kulaklarında sonra karşılarında bulurlar?

Ve belki de işte tam o anda düğün gerçek kimliğini, Türk' lüğünü, özünü bulur?:))

Bulguru Kaynatırlaaar...Amanda bulguru kaynatırlar.
Serine Yaylatırlaar...Amanda serine yaylatırlar...
Bizde Adet Böylediiiiir...Aman bizde adet böyledir.
Güzeli Oynatırlaaaar...Amanda çirkini söyletirler...

*Welcome to the real world!:))))))

Ps:
Nereden çıktı şimdi bu DÜĞÜN yazısı?demeyin...Cumartesi günü İSTANBUL yolcusuyuz,akşamına kısmetse bir çiftimizi daha evli ve mutlu yapmak üzere toplanacağız.Baba tarafındaki tüm akrabalarım İstanbul'da ikamet ediyor.Ve yarında onlardan birisinin,dünya tatlısı SELİN'in düğünü var:)) Mutluluk bulaşıcı ya?..Düğün dernek havasına girip,fırsat bu fırsat dağıtacağız kederleri..En son yaz sonu gitmiştik,hepsini özledim,keşke aynı şehirde yaşasaydık dediğim ne çok sevdiğim var ayrı,ayrı şehirlerde?Ne çok?:(
Nihayetinde yılların kurulu düzeni.Öyle bir düzen ki ne bozuluyor,ne yıkılıyor.Böyle gelmiş böyle gidiyor.
Sağlık olsun....Rabbim hep böyle mutlu anlar için toplanmayı nasip etsin.

Ps:
Yukarıdaki yazı tamamen HAYAL ürünüdür...Az yaşanmışlık,çokca görmüşlük içerir...Ama asla böyle olsun temennisi içermez!:)) Ayrıca adı geçen türküyü severim.:)

Ps:
Ve yine bu yazı; aynı tarihe denk gelen;MARİO LEVİ Okuma/ Söyleşi/ İmza gününe ve geceki SILA konserine gidemeyecek olmamın verdiği burukluğu yaşamama ve ''Oluruna bıraaaak her neyse geçer'' diye haykırarak teselli aramama engel değildir....

Ps:
Bugün Cuma...KARNE günü!:))15 günlük yarı yıl tatili başlıyor...Hepimiz için hayırlı uğurlu ve çok verimli olsun!..Bakalım evlere şenlik neler yapacağız/yaşayacağız bu süreçte?Umarım az hasarlı olur?Akıl/ruh/beden sağlığı vs.vs.:)))

Ps:
TEGV harika geçti...Az ağladım...Tuttum kendimi... Zaten düşen bir kaç damla da adettendi?
Öyle bir sevgiyle sarıldılar ki...Öyle çok teşekkür sözü duydum ki,ailelerden,çocuklardan...
Üstüne üstlük bir de dediler ki;'Banu abla sen 2. dönem hangi etkinlikte olacaksan bizde oraya geleceğiz,
senin peşinden!'diye...bitirdiler beni :))))Yani sadece mutlu bir an olmakla kalmamış,mutlu bir anı da olmuşum/olmuşuz onlar için.Tarifi mümkün olmayan sevinçler içerisindeyim:))))

Hepimize mutlu,neşeli,keyifli bir hafta sonu diliyorum blogcum...
Sabır da, sevgi de, hayatımızdan hiç eksik olmasın:)))))


Kalın sağlıcakla!

25 Ocak 2011 Salı

ABLANIZ KURBAN OLSUN SİZE!

Uzun zamandır seninle paylaşmak, kayıt altına almak istediğim bir güzellik var blogcum...
Çünkü onlar bir ilk ve her ilk gibi çok özeller...

Yaklaşık 3 aydır TEGV 'da gönüllüyüm...Gönüllü olmadan önce,yapılması gereken işleri,alınması gereken eğitimleri vs.leri tamamladım ve böylece 14 güzel minik yürek daha girdi hayatıma...
Yeni heyecanlar ve yeni deneyimler ile birlikte......

'Bir çocuk değişir,Türkiye değişir'...
Öncelikle bir itiraf;o harika ve bir o kadar da anlamlı sloganı hayata geçirmek hiç kolay olmadı.Şimdiki çocuklar cin, şimdiki çocuklar akıllı ve çok meraklı...Ama ne yazık ki;gerek eğitim sistemimizdeki aksaklıklar,gerekse ailelerin çocuk eğitimi hakkındaki eksiklikleri nedeni ile biraz bocalıyorlar? Bu bocalama halleride bazısında umursamaz/yaramaz vs.hallerde geri dönüyor...Ve ne yazık ki bir çoğunun eğitim anlayışı;iyi not alıp sınıf geçme ile sınırlı..Bunun haricinde kendileri ile gelecek ile ilgili pek fazla bir düşünceleri ve hayalleri yok!..Tu?...Bizimle tanışana kadar!?...(Ha ha ha:) yok öyle bir şey demeyeceğim tabi ki:)

'Kendime Yolculuk' etkinliği yaptık biz çocuklarla...Yeri geldi oyunlar oynadık,yeri geldi kestik biçtik,yeri geldi yazılar/hikayeler yazdık,dramalar canlandırdık...Arada ne yazık ki devam edemeyenler oldu,eksildik ama vazgeçmedik...Sadece diyebilirim ki; Geçen 3 ay zarfında,düşünce sistemleri ve ilgi alanları değişti,kendi benliklerinin farkına yine kendilerini tanıyarak vardılar ve özgüvenleri gelişip kendilerini rahat ifade etmeye başladıkça da gözlerindeki ışık arttı -ki beni en çok mutlu eden-.Ve sanırım bu bile, bir insanın başka bir insan hayatındaki farkındalığını anlatmak ve iyi ki bırakmamışım/vazgeçmemişim iyi ki buraya gelmişim demek için yeterli...

Yanda ve altta TEGV çocuk ahalisinin bir kısmı:)))
Bana mutlu,mutlu poz veren bu minik yürekler, vakti zamanında çok ağrıttı başımı:)
Oysa şimdi Banu Abla/Gönül abla diye peşimizden ayrılmıyor ve ağzımızdan çıkacak her sözü hevesle bekliyorlar...
İşte böyle anlarda yine;İyi ki diyorum...İyi ki....
Ablanız kurban olsun size!:))

Emek verilen her şey güzel ve çok özel...Yeter ki içinde sevgi olsun...
Zira öyle hikayeleri var ki bir çoğunun o minik omuzlarının kaldıramayacağı ağırlıkta...Öyle gereksiz sorumlulukları baş edemeyecekleri boyutta?:(
O yüzden 'tatsız bir anı' olmaktansa 'mutlu bir an' olarak kalmak için çok uğraştım onlarla...
Umarım öyle olmuşumdur,umarım...

Şimdi sadece TEGV deki ilk günümü hiç unutmamak ve ilerde gülümseyerek keyifle hatırlamak için not düşeceğim buraya;

İlk gün heyecanlıyım,el ayak buz.İlk karşılaşma,ilk intibağ çok önemli...Etkinlik başladı ve fakat o da ne!????
Kendi sesimizi duymadık desem?:)
Tabii bizim öğrenciliğimizin üzerinden yıllar geçmiş(kuzuyduk biz kuzu)...
Onların rahatlığı,konuşması ve hatta sonunda sinirden de olsa benide güldürmeyi başarttıkları yaygaraları çarptı bizi?:)Nihayetinde etkinliğimiz bitttiğinde enerji topu 14 afacan ile geçirilen 2 saat sonunda,resmen kulaklarım uğulduyor ve gayri ihtiyarı hiç düşünmeden dudaklarımdan şu şarkı dökülüyordu;
ÖĞRETMEN KUTSALDIR ANA GİBİİİİİ....ÖĞRETMEN KUTSALDIR BABA GİBİİİİİ???
Şaka gibi değil mi?:)))

Bu arada yeri gelmişken bir sınıf dolusu afacan ile uğraşmanın onlara birşeyler öğretmeye/vermeye çalışmanın ne meşakkatli bir iş olduğunu birebir yaşamış ve görmüş bir fani olarak tüm eli öpülesi öğretmenlerimizi saygıyla anar,sevgiyle kucaklarım.

(Bir minik hatırlatma;TEGV'de herşey gönüllülük esasına bağlı.Yani öyle sınıfa girince öğretmenlik yapmadığımız gibi öğretmende olmuyoruz.Biz onları gönüllü abla ya da abileriyiz.Onlarda öğrenci değil nitekim.Yanlış anlaşılma olmasın)

TEGV'in vizyonu ve misyonu için BURAYI tıklayabilirsiniz.
Gönüllük hakkında ayrıntılı bilgi için BURAYI tıklayabilirsiniz.



Ps:Yarın, yani Çarşamba günü onlarla son etkinliğimiz,daha doğrusu dönem sonu şenliğimiz var.
Kendilerini anlatan gazeteler yaptı hepsi...Altlarına da isimlerini yazıp imzalarını attılar;Genel yayın yönetmeni:)

Yazarken bir yandan da onlara ne kadar alıştığımı farkettim...
Yarın hem keyifli hemde zor bir gün olacak benim için...

Zaten eşim;'Sen dayanamazsın şimdi kesin ağlarsın ayrılırken'diyor?...

Eh bakın o konuda söz veremem?:(


24 Ocak 2011 Pazartesi

ŞİMDİ BEN DESEM Kİ;




Şimdi ben desem ki;


Biz bu cumartesi

yine;

Ağladık,güldük,gururlandık,

şükrettik,çoştuk....

Dalgalandık daaaaa,duuurulduk hatta:))))








Şimdi ben desem ki;

Biz maaaa aile tombala oynadık...

Ve biz büyükler, her seferinde 2 minik ustaya yenildik???:)










Şimdi ben desem ki;

Eli yüzü düzgün olarak bir ilk?...

İlk defa benim için bunu yaptı:)

Ve ilk sefer için gayet başarılıydı çünkü biliyorum içine sevgisini de kattı:)







Şimdi ben desem ki;
Pazar oldu ne hoş oldu...

Miskinliğimize,bezginliğimize çok yakıştı...

Yağmur şıpırtısı,şömine çıtırtısı ve misss gibi is kokusu... Meleklerin uykusu,gecenin sesizliği,alev ve şarap kızıllığı...Fonda bu çalarken ve ben onu çok severken ve onunla birlikte söylerken ve başını okşarken...




Ve şimdi ben desem ki;............
...............................................................................?
Şaka,şaka:) Hiç bir şey demeyeceğim!:) 

Sadece diyeceğim ki;

Dilerim bu hafta da;
kalbimizi diri tutar,iyilik,güzelliklerle doldurur ve masumiyetimizi koruruz...
HEPİMİZ!
:))))))))))))


Ps:Günün şarkısı:Uğurlar olsun!Unutmadık. 

20 Ocak 2011 Perşembe

HER ŞEYİ BAŞTAN ALIYORUM...

Gece uyuyamadınız mı?Ya da uyudunuz da aklınız rüyalarınız da mı kaldı?
Sabah bir kalkmışsınız soğuk,puslu,sisli bir hava!
Kurt olmadığınız için, kırmızı başlığınızı takıp, astınız mı suratınızı?
Üstelik nemli hava kolunuz,bacağınız da ağrıyor?

Kahvaltı masasında haber seyredip, iştahı büsbütün kapatırken!..
Bastırılmış isyanlarınızı da yutuyor musunuz peynir,zeytinle birlikte?

Açlıktan ölen minik Kübra'yı,Hrant'ın güvercini karşılamış öte alemde...Bilmiyor musunuz?
Yükseklerdeki alçakları sevgiyle!anarken;
Duyduğunuz her acının, bir sonrakine kadar olacağını ve zaman ihlalinden salınıvereceğini düşürken hele...
İstemsiz bir ıslık çıkmıyor mu ağzınızdan x!^^+%&/*!!!.. vs.küfürlerin arasından habersizce?
Ya da akşamdan kalan tıksırmalarınız aklınıza gelince, gülümsüyor musunuz siz de ince,ince?:)

Ev işi, iş işi, hayat işte böyle bişi...Yorulmadınız mı?
Acı çek,sev,seviş,çalış,yaşa,öl...Dayan...Yaşam için çabalamak,coşkular boşuna değil.
Çemberin hem içindesiniz,hem dışında...Aklınız içinde,kalbiniz dışında!
Yine de gülümsüyorsunuz...
Zira; Öyle bir dünya ki bu!
Kendinizi hayal kırıklığına uğratmaktan korkuyorsunuz!

Şimdi;
Her şeyi baştan alıyorum.

Çünkü ben 'Süt oğlan' saflığında bir hayat düşlüyorum...En azından perde kapanana kadar.

19 Ocak 2011 Çarşamba

DÜNDEM...



Dün dünde kaldı,o yüzden çok bir şey yazmak istemiyorum şu an...En azından kalbimde hissettiğim çokluklara yada yokluklara bir çare buluncaya kadar...

Bulursam söylerim...Bulamazsam zaten yine yana yakıla döner durur buralarda cümlelerim...

Dün;Komşu/kahve...Dost/çay...Çocuk/koca/ev halleri...?

Bugün;Sabah TEGV deki minik canlar...

Öğleden sonra okudukça,okutan beni alıp götüren blogcanlar...Ki her bir yorum şu gönlüme nakış gibi işledi çünkü hepsi benim için plesebo etkisi...(Ve evet ben kalbimde birikenlerle şimdiki ben oluyorum belki de?)

Ve dahi kitaplar ve müzik...Ve bir puzzle ki hiç bir şey düşündürtmeyen!?

Sonuç;İYİYİM!?...Vallahi... İroni yapmıyorum, en azından şu anda bu satırları yazarken öyle hissediyorum.

Bu da böyle biline!
İnanmayan tez bu bloğu terkede!

( Hep Plasebo etkisi olacak değilya canım...Bu da Muhteşem Sülüman etkisi:)


























19 Ocak 2011 Çarşamba itibariyle güneş bizim evin oradan böyle doğdu...
Yani çok şükür ki;Güneş bugün de doğdu...Sıcaklığı,enerjisi,sevinçi,umudu,direnci ile birlikte....



























Peki aşkın tek bir yüzü/şekli olduğunu kim söylemişti ki?:)







Kuru, tek,dikenli bir dal...

Biraz suluyorsunuz,biraz güneşe koyuyorsunuz,biraz muhabbet,
biraz cesaret,çokça sevgi,çokca ilgi yeşerip,çiçekleniyor...

Dönüşü hem kendine hem size mutluluk veriyor:)

Keyifli, umutlu, mutlu bir güne açılsın sabahımız...(Handan?)
:)))))



Ps:
-Yorumlarınız için ne desem?
Seviyorum hepinizi:)

-Öğleden sonra döneceğim kısacık bir ara...
Çünkü şimdi  TEGV zamanı...

18 Ocak 2011 Salı

SALI SALLANMALARI...

Yeni evimize taşındığımızdan beri gelen gidenimiz hiç eksik olmuyor.Yemeğe,çaya,kahveye...

Akrabalar,arkadaşlar eski ve yeni komşular...Çok seviniyorum bu duruma,büyük masalar,kalabalık sofralar...Keyifle,muhabbetle,yiyip,içip,eskiyi,yeniyi, ölüyü, diriyi yad etmişliğimiz çok...

Hele eski(aslında her daim yeni)komşularım hayırlı olsuna geldiklerinde öylesine mutlu olmuştum ki;Demek ki bir yerlerde bir şeyleri doğru yapmışım demiştim kendi kendime...Doğru yapmışım ki;değer verip geldiler peşimden...

Bir de üst kat komşumun yaşlı ama dünya tatlısı annesi gelmişti,bir de yasin okuyuvermiş,nazar duasını edivermişti peşi sıra...Sığınacak bir yer,başını okşayacak el arayan bir kedi yavrusu gibi hissetmiştim kendimi,içim titremiş,minnet duymuştum ona.

O anda;Nasılsın? diye sorsalardı eğer...İyiyim derken salya sümük hömküreceğimden,ağlak duygularımdan korkmuştum hatta...

Malum 'iyiyim' çoğu kez ardına saklandığımız bir perde! Yürekteki hoşnutsuzlukları,yaşam memnuniyetsizliğimizi yada hayal kırıklıklarımızın örtüsü...Acılardan gerçeklerden kaçış,sadece tek kelime;'iyiyim'...

Bu duygularla ve içimde yaşadıklarımla üzgün,keşke demiştim keşke yitiğimde otursaydı şurada bir köşede..Otursaydı elinde bir finca kahve ile...Kahvesini yudumlarken göğsünü kabartsaydı kızı,hayır duasını alsaydı...Paylaşsaydı o anları,sadece baksaydı ve anlasaydı...
Meğer özlem,hasret vs.bir yana insan bazen candan edilen bir duaya bile muhtaç olabiliyor ve bunun eksikliğinin farkına komşu teyzelerle varıyormuş...

Hayat!Bazen çok acımasız ve zor...Ve zor olanı sevmeyede alışıyor insan mecbur!...Dayanmak istiyorsun,
dayanıyorsun.Yaşanan her şeyin bir anlamı olduğuna inanıyorum ama kalbimde o kadar çok şey birikti ki?Evet,evet kalbimde birikiyor benimkiler...Beynimdekiler başka,akıl mantık süzgeci vs.çok bilinen sözler ama kullanımı lafta! Sadece kalpte yer ediyor sızı,sızı bir sızı daha...Kalbimi çokluk yordu ve bu çokluklardan kurtulmanın bir yolu olmalı?

Ps:
-Salı sallanması koydum başlığı...Sallanan bir ruh halindeyim çünkü,dengesizim ve dengemi buluncaya kadar bugünü de yerim.

-Kaç gündür boynumda morlu kahveli fuları,garip ama iyi geliyor?..Alakasız her kıyafete uydurup sarmalıyorum ele ne?

-Komşuma kahveye gideceğim birazdan iadeyi ziyaret...Tek başına gitmeyi hiç sevmem ama güleryüzlü konuşkan,neşeli komşumu çok severim...Umarım bana da bulaşır enerjisi...

Ya da ona da 'iyimisin?' diye sorsam da?... Karşılıklı oturup ağlaşsak mı?

17 Ocak 2011 Pazartesi

'PAZAR'LIKSIZ....

Çok şükür ki küçük yakışıklım artık iyi:)Ve yine çok şükür ki kardeşine bulaşmadı.(en azından şimdilik bir belirti yok,standarttır çünkü bizde, biri hasta olunca ardından diğeri,ev uzunca bir süre revire döner vs.vs.vs)
Cumartesi ilaçlarını almaya başlayınca 'mucizevi'(maşallah!)bir şekilde iyileşmeye başladı kuzum.
Yine de elbetteki;
Hali yoktu (Hali yoktu betimlemesi;koşturmayan,zıplamayan normal çocuk olarak verilmiştir)
Konuşmuyordu?(Konuşmuyordu betimlemesi dk.da 30 cümle kurmuyordu baz alınarak kullanılmıştır)
Süt'e bile burun kıvırıyordu koca gün ancak 1 bardak içti?(Normal miktarı yazmıyorum,normalde,süt danası diye severiz kendisini?)
Nihayetinde baktık gördük,çok şükür iyi...Ma aile gittik Gökçe'mizin nişanına:))Gençler birbirini sevmiş,sevdalanmış...Bize de bu aşka şahit olup,alkışlamak kalmış,rabbim tamamına erdirsin inşallah...

Pazar gününü ise 'pazarlıksız' geçirdik..Evde hiiiç kasmadan plan program telaşı yapmadan...Sabah Elif'imle 07:30 da kalkan bendeniz uykusuzluğumun rövanşını öğleden sonra 3,5 saatle acımasızca çıkardım:)Acımasızca diyorum ama 3,5 saat çocuklarla başbaşa kalan baba'mızın hali yine de sevgi  ve şefkat duyguları uyandırdı bende?:))

Ev'i ve ev'de vakit geçirmeyi (Bu anlamda kesinlikle ev kadını sayılabilirim!:)ve tüm aile bir arada olmayı seviyorum...Pazar günleri bu sevdamı yaşamam için biçilmiş kaftan!

Her ne kadar çok yorulsam/yorulsak,ve her tükenişimizde;neler yediriyoruz biz bu çocuklara da böylesine enerji dolular?diye deriiiin düşüncelere dalsak da?:)Tüm bunlar uyurlarken onlara duyulan /hayranlığı/sevgiyi/hasreti/şükrü gölgelemiyor:)
Şimdi;
Anılarda kalmasın,burada kalsın!..Buyurunuz fotoğraflarla ortaya karışık; PAZARLIKSIZ:)

   Krep yaptık...ve benim beyaz sardunyam:)
Yağmur sonrası....Misss gibi çim kokusu....
Pamuk prenses.....
Şimşek Mcquen ve Mater:)
Vee Uyuyan Güzel:)

Az önce tıkır,tıkır klavye seslerimi duyup,yanıma gelen bey dedi ki;Bundan sonra senin adın 'Yaz kızım' olsun!Sanırım iltifat etti?:)) Keyifli bir hafta diliyorum herkese...

15 Ocak 2011 Cumartesi

FALLAR DA BULURUM SENİİİ?

Oğlum hasta:( Sezonu açtık böylece,umarım verimsiz olur.
Okuldan geldiğinde iyidi ama bir kaç saat sonrasında isrifra etmeye başladı...Ateşi az,sadece ne yese,içse,anında?:(

Dudaklar konuşurken tıpkı şu fotoda olduğu gibi, büzülmüş,
masum,kırgın,üzgün....Bir de kibar, bir de kırılgan...
Üstelik o hasta haliyle...Su bile içse teşekkür ederim
anneciğim demeyi de ihmal etmiyor yine de  kuzum...

Aşk bu mu?Sevda bu mu?

Gece nöbetleştik....Elim başında,başı koynumda uyuduk...
Şimdi baba/oğul dr.dalar bizde anne/kız evde...
Ben tıkır,mıkır yazarken kızım da bana yardım ediyor kahvaltı masasını topluyor,aşağıdan mutfaktan tabak,çanak sesleri geliyor...Çocuk işçi çalıştırıyormuşum gibi içime de sinmiyor ama vallahi kendisi istedi,hem bende gidiyorum şimdi yanına...

Neyse;İyi olur,iyi oluruz inşalah!

Bu ara nişanlar,düğünler....
Bu akşam Emre Aydın konseri var ve ben nişandayım!:(
29'unda Sıla geliyor ve ben İst.da düğündeyim!:(
Hani ayarlasak bu kadar olur:(
Mutluluklar diliyorum sözüm kardeşçe!(böyle bir şarkı vardı sanki?:) 

Dün gidip altın vs.birşeyler aldık...Meğer altın ne kadar pahalılanmış da haberimiz yokmuş!
Hayatımız imitasyon olmuş nitekim!
Şimdi görünen o ki; Evimin erkekleri evde kalacak, ben, kızım ve babam yollara düşeceğiz...
Ah insan başına ne geleceğini,ne yaşayacağını bilebilse?
Aslında hayat plan yapmadan daha güzel! Sonuçta Eren'im hasta yani her halukarda konsere gidemeyecekmişiz?(Bir teselli veeer!Bir teseeeelli veer!Evet,evet biliyorum böyle de bir şarkı vardı:)

Geleceği bilmek demişken dün sevgili Ece paylaşmıştı Twıtter da çok güldüm:)
Belki meraklısı vardır diye buyurunuz;
Kahvenizi pişirin afiyetle için,kapatın sonra da fincanın fotoğrafını çekip Binnaz ablaya yollayın?

http://www.binnazabla.com/

Bak şimdi onunda şarkısı vardı: Çalıgıcı karısı binnaz,esnaf karısı binnaz...Binnnaaaaz,Binnaaazzz?
Nerden gelir aklıma ben unutmaya çalıştıkça? bööğgh:((

HADİ BEN KAÇIYORUM....MUTLU SAĞLIKLI HAFTA SONLARI...VEEE...
NEYSE HALİNİZ O ÇIKSIN FALİNİZ:))))

Ps:Alttaki post için gönderdiğiniz yorumlara çok teşekkür ederim,ayrıntılı olarak döneceğim,gecikme için özür dilerim....Sadece birazcık daha boş zaman gerek bana, sadece birazcık daha...

12 Ocak 2011 Çarşamba

DÜŞLERİN İÇ DÖKÜŞÜ...






























Dün düşündüm...Düşümün ne kadarını gerçekleştirebildim diye?
Ne kadarı için kendimden verdim? Ya da ne kadarı hediye?

Bazen öyle anlar oluyor ki;Anı yaşayamadığımız?...Öyle anlar;Anlamlandıramadığımız?

İşte o anlardan birinde durup düşünmek istedim...
Düşünmek ve durup 'ben/biz ne başardık?'diye bakmak!

Baktım da;

Uzun zaman 'biri' olmak istedim....
Biri'nin eşi,biri'nin annesi,biri'nin arkadaşı,biri'nin dostu...
Herkesin içinde var olan,sevme,sevilme,kabul görme,aidiyet duygusu...
Bir şeyler kurmak,bir şeylere sahip olmak için önce kendine,sonra kadere inanmalı insan!
Belki şansım yaver gitti,belki kader yardım etti..
Sonuçta;Birinin eşi oldum,birilerinin annesi ve birilerinin de dostu...

Gençliğimi bilinçsizce,ölümsüzmüşüz gibi geçirdim....(Gerçi hala gencim:)
Gençtim,aşıktım,sevgiliydim,ilgiliydim ve elbetteki her konuda bilgiliydim!!?
Önce annem terk-i diyar etti...Şak!Böylece şu hayatta beni gördüğüne en çok sevinen insana elveda dedim!
Sonra çocuklarımız oldu, birdenbire ölümlü olduğumuzu ve aslında hayat hakkında o kadar da bilgimiz olmadığını farkettim/tik!?..Şak!Şak!
Çünkü;Onların geleceği,güvenliği,sağlığı vs.leri için endişelendik.Nihayetinde ebeveyndik....
Çocuk sahibi olmak,borçları ödemek,yemek pişirmek,işleri yetiştirmek,şükretmek,sevmek,ağlamak,
gülmek,onlar için herşeyin en iyisini dileyip,hayır dualarımızı eksik etmemek...
Sanırım aile kurmanın/olmanın bedeli de buydu...Ama paha biçilemez bedellerden:)

Sonu başı olmayan ama içinde imkansızı barındırmayan hayaller de kurdum...Ama basit,ama yalın,ama naif...
Çünkü;Basit yaşadıkça değer kazanırsınız...Basit oldukça da karmaşık???Bu kadar açık,bu kadar basit!
Basit şeylerle uğraşın sizde!Mesela en büyük derdiniz pilavın ayarını tutturmak,böreğin altını yakmamak olsun!
????Tamam,tamam...O kadarını ben de beceremem!Yine de en azından basit ama en değerlisinden yaşadım/yaşıyorum sevinçlerimi;Ufak ayrıntılardır,hayatın şükrü,neşesi:)

Her akşam yemek masasının üzerinden,resim defterlerini,oyuncak arabalarını,kalem kağıtlarını toplamayı...
Mutfak çekmecelerinden çıkan çorapları/çorap çekmecelerinden çıkan elbezlerini...
Kayıp rujlarımı,ojelerimi?:)
'Annnee sana çok komik bir şey söyleyeceğim' diyen kızımın;''Abuziddin kıllı bacak!?''demesiyle birlikte kendini yerlere atıp bu söze kahakalarla gülmesini ve gülümsetmesini...
Saç traşı olduğu gün kendisini aynaların karşısından alamayıp?'Yüzüm gözüm açıldı, çok yakışıklı oldum' diye dolaşan oğlumun insan!?:)sevgisini...
Sessizliğin içindeki gürültü patırtıyı...Yani;Kaosun içerisindeki düzeni sevdim,çok sevdim:))

Bizi nelerin beklediğini bilmediğim gibi...Bilmediklerimden beklentilerimi de yüksek tuttum bazen...
Gönül koydum bazısına,bazısına küstüm,bazısına öfkelendim,bazısına sustum...
Demlendim...Yaş ilerledikçe,yaşadıkça,gördükçe,tanıdıkca,bildikce...
İstemesekte demlendiriyor bizi hayat! Neyse ki dem aldıkça kararmak yerine;içiniz de açılıyor,renginiz de!:)
Ne yapalım buna da şükür dedim...Eğrideki doğruyu buldum.

Şikayet etmemeyi öğrendim sonra. Eleştirmemeyi.
Hayatın genelinden bahsetmiyorum ama en azından ikili ilişkileri.
Malum hepimiz kusursuz olamıyor..Kusursuzu bulamıyoruz.
Ve ne kadar karıştırsakta çorbanın altını tutturabiliyoruz bazen...

Dokunmanın sihrini keşfettim....
Sabahları yanağa kondurulan ufacık bir buse'nin bütün güne olan bakış açımızı değiştirebildiğini öğrendim.
İyi geceler öpücüğünün,elini omzuna koymanın,usulca başını okşamanın...
Ve şehvetinden sual olunmayan şefkat dolu sarılışların gücünü...

Sanırım bu farkındalıklar gerçekleştirdi düşlerimi...Düşünmek/düşlemek başarının yarısıydı malum:)

Ve belki de bu yüzden uzun zamandır hiç olmadığım kadar iyi hissediyorum kendimi...
 Belki olanlarla olduğu kadar yaşamayı,yalnızlığın anlamını ve uzun zamandır una bulanmış bir halde bekleyen son eleği de duvara asmayı başarabilmiş olduğum içindir.

Şimdi düşündüm de sanırım artık tek düşüm;
Çocuklarımla büyümek...
Eşimle birlikte yaşlanıp göbeklenmek
Ve gülmekten kırışmış gözlerimizle bakmak birbirimize:)
Ben formulü biliyorum size de hatırlatayım;
Tek gereken sadece birazcık daha sevgi...
Hepimiz için!

(Ha tabi birilerinin beni okuması da var:))

10 Ocak 2011 Pazartesi

YİNE ÖDÜLLENDİ, BLOG SAYFALARIII:))

Sevgili İçimden Geldiği Gibi....
''Gülümseten bloglar ödülü'' için beni de seçmiş...Bu sayede ben de gülümsedim Ebru'cum:)
Çok naziksin,çok teşekkür ederim:))

Sevgili Asya Selda 'm...Ne desem?Bayıldım..Elinize emeğinize sağlık...Severim sizi anne-kız:)
Sana da çok teşekkür ederim arkadaşım,zevkle kullanacağım:)) (mesajımı aldın mı?)

Ve sevgili Nehir İda yandaki bu güzel ödül için beni de seçmiş...Çok teşekkür ediyorum güzel yürek,mutlu oldum,çok incesin canım:))

Ve,telefonlar,yazışmalar,çoğalmalar,çoğaltmalar?:)(şışşt decoder?:) Siz,hepiniz,hepimiz...
Ne diyeyim?İyi ki buradayız,iyi ki varız:))

Neredeyse unutuyordum...Nehir İda'dan aldığım ödülü benimde 10 kişiye vermem gerekiyormuş...
(Biliyorsunuz gönül herkesi sevindirmek ister ama kurallar böyle?:))Başladım,sırlama yok, karışık;
-Lale'ninBahçesi
-Bir
-Meyra'nın Gemisi
-İçimden Geldiği Gibi
-Yaşamın Kıyısında
-Kaymaklı Kadayıf
-Gece
-Öykü
-Kendimi Arıyorken Olmaktan Korktuğum Yerdeyim
-Deli Anne
 Güle güle kullanın iyi günlerde:))

Ps:Bu aralar çok yoğunum,gelenler,gidenler,iş güç vs....
Birde üstüne tansiyonumu düşürdüm(8/5)...Yerlerdeyim,arıyorum?:(

Yazacağım çokca şey var ama önceliği bu posta verdim zira içime dert olmuştu kaç gündür;ödüllere teşekkür edemedim,dağıtamadım,görevimi yapamadım diye...

Biraz dinleneyim, kendime geleyim, dönüşüm 'muhteşem sülüman' gibi olsun diye bekliyorum:P
Çok bekletmem söz! Kalın sağlıcakla...

6 Ocak 2011 Perşembe

Sevgili crazywomenrosemary Mimlemişti beni...
Kendisine teşekkür ediyorum...MİM'imiz yeni yıl ile ilgili...

-Yeni yıla nasıl ve kimlerle girmek istiyorsun?
Ailem ve sevdiklerim ile birlikte keyifle girdik...Ama keşke ailemin diğer fertleride yanımızda olabilseydi.

-Yeni yıldan beklentilerin nelerdir?
Çok fazla yok aslında sadece sağlık,huzur ve ailem ve sevdiklerimle birlikte mutlu bir hayat.

-Yeni yıl sence ne demektir?
Sil baştan:)

-Yeni yılda ne olursa mutlu olursun?
Yeni yılda olur olmadık herşeyden mutlu oluyorum zaten,yok kurabiyesi,yok çamı,süsü?:)Ama bir de kar yağsaydı hafiften süper olurdu.

-Yeni yıla dair mesajın nedir?
Herkese sağlıklı,mutlu,huzurlu,başarılı sevdikleriyle birlikte dolu,dolu keyifle geçecek bir yıl diliyorum....

Ve Mim gereği; Elçin, Özlem  Belgin sıra sizde:))

4 Ocak 2011 Salı

Birden bire çıkıverip gel,şaşırsın kalbim seni görünce?

Kelimeler bir araya gelmek için beni bekliyor...Bende onları...

























.
Yeni yılda yapılacaklar listem olmadı benim hiç...En azından madde,madde olmadı...
Bir iki ufak dilek ve bir iki basit niyet,tüm içtenliğimle ve yaradana teslimiyetimle gönlümden geçen...
Fazlasını istemedim hiç,umarım bundan sonra da istemem...

Bu sene evdeydik...Dostlarımızla birlikte keyifli,neşeli...12 büyük,6 küçük toplam 18 kişi:)
Günler öncesinden başladı hazırlıklarım,bir gün öncesinden babamın yemeklerini hazırladım,götürdüm,kutladım...Böyle olunca yeni yıl günü nispeten içim rahat oluyor?
Neyse o ayrı, apayrı bir konu...

Nacizane elden ne gelirse,yemeklerimi,kurabiyelerimi,tatlılarımı,bir,bir hazırladım...Eh tüm menü bana ait değil tabii ki,birlikten kuvvet ve bol çeşit doğar mantığıyla gelen dostlarda lezzetleriye geldi:)







Çam ağacımıza astığımız,böylelikle tarçın ve zencefil kokusunun tüm salonu kapladığı ve çocukların gidip gelip dallardan koparıp?yedikleri ,her sene artık ritüel olan vitray cam kurabiyeler ile....

Kar yağmayan yeni yılın özleminden midir bilinmez?

Son günlerdeki, Kardan Adam takıntıma uygun kurabiyelerden yaptım...

Benimkiler kaşkolları ardında pek bir gizemli oldu:)







































Ve bir de işin dekorasyon/masa düzenleme kısmı vardı; ki en zevk aldığım,en severek yaptığım:)


Hele ki, hazır almak yerine, evdekilerden/eskilerden/anısı olanlardan yeni kombinler yapmak,yeni düzenlemeler...

Yandaki kırmızı kadehler rahmetli anneciğimin çeyizinden...
Her yılbaşı soframızda,tüm kırmızılığıyla yerini alırdı...

Ben-fotoda yok ama-daha yassı,kase gibi olanlarının içinden anneciğimin yaptığı pudingleri yediğimi de hatırlıyorum.Hey gidi hey...

Takımı bozulmuş,eksik kalmış bir kadeh takımıydılar,dolap içerisinde hapsolmuş...

Aldım onları,içi ayna kaplı tepsime yerleştirdim,içlerine mum koydum,
etrafına kozalak ve yılbaşı çiçeklerinden de bir çelenk yaptım

Minik meleklerimi etrafına yerleştirdikten sonra da masamızın ortasına yerleştirdim...

Ben yaptım diye demiyorum ama çok hoş oldu:)  

Gelelim masaya;Menü'yü yazmayacağım elbet...Sadece bir kaç küçük ayrıntı paylaşmak istediğim...
Belki bir faydam dokunur birilerine kimbilir?Her zaman diyorum hayat küçük şeyler ile güzeldir:)




























Ve sonra gece devam etti....


























Geç olacak biliyorum ama yine de...
YENİ YIL HEPİMİZE;
SAĞLIK,HUZUR,MUTLULUK,BAŞARI GETİRSİN VE GÖNLÜMÜZÜN İSTEDİĞİNİ VERSİN :)