12 Ocak 2011 Çarşamba

DÜŞLERİN İÇ DÖKÜŞÜ...






























Dün düşündüm...Düşümün ne kadarını gerçekleştirebildim diye?
Ne kadarı için kendimden verdim? Ya da ne kadarı hediye?

Bazen öyle anlar oluyor ki;Anı yaşayamadığımız?...Öyle anlar;Anlamlandıramadığımız?

İşte o anlardan birinde durup düşünmek istedim...
Düşünmek ve durup 'ben/biz ne başardık?'diye bakmak!

Baktım da;

Uzun zaman 'biri' olmak istedim....
Biri'nin eşi,biri'nin annesi,biri'nin arkadaşı,biri'nin dostu...
Herkesin içinde var olan,sevme,sevilme,kabul görme,aidiyet duygusu...
Bir şeyler kurmak,bir şeylere sahip olmak için önce kendine,sonra kadere inanmalı insan!
Belki şansım yaver gitti,belki kader yardım etti..
Sonuçta;Birinin eşi oldum,birilerinin annesi ve birilerinin de dostu...

Gençliğimi bilinçsizce,ölümsüzmüşüz gibi geçirdim....(Gerçi hala gencim:)
Gençtim,aşıktım,sevgiliydim,ilgiliydim ve elbetteki her konuda bilgiliydim!!?
Önce annem terk-i diyar etti...Şak!Böylece şu hayatta beni gördüğüne en çok sevinen insana elveda dedim!
Sonra çocuklarımız oldu, birdenbire ölümlü olduğumuzu ve aslında hayat hakkında o kadar da bilgimiz olmadığını farkettim/tik!?..Şak!Şak!
Çünkü;Onların geleceği,güvenliği,sağlığı vs.leri için endişelendik.Nihayetinde ebeveyndik....
Çocuk sahibi olmak,borçları ödemek,yemek pişirmek,işleri yetiştirmek,şükretmek,sevmek,ağlamak,
gülmek,onlar için herşeyin en iyisini dileyip,hayır dualarımızı eksik etmemek...
Sanırım aile kurmanın/olmanın bedeli de buydu...Ama paha biçilemez bedellerden:)

Sonu başı olmayan ama içinde imkansızı barındırmayan hayaller de kurdum...Ama basit,ama yalın,ama naif...
Çünkü;Basit yaşadıkça değer kazanırsınız...Basit oldukça da karmaşık???Bu kadar açık,bu kadar basit!
Basit şeylerle uğraşın sizde!Mesela en büyük derdiniz pilavın ayarını tutturmak,böreğin altını yakmamak olsun!
????Tamam,tamam...O kadarını ben de beceremem!Yine de en azından basit ama en değerlisinden yaşadım/yaşıyorum sevinçlerimi;Ufak ayrıntılardır,hayatın şükrü,neşesi:)

Her akşam yemek masasının üzerinden,resim defterlerini,oyuncak arabalarını,kalem kağıtlarını toplamayı...
Mutfak çekmecelerinden çıkan çorapları/çorap çekmecelerinden çıkan elbezlerini...
Kayıp rujlarımı,ojelerimi?:)
'Annnee sana çok komik bir şey söyleyeceğim' diyen kızımın;''Abuziddin kıllı bacak!?''demesiyle birlikte kendini yerlere atıp bu söze kahakalarla gülmesini ve gülümsetmesini...
Saç traşı olduğu gün kendisini aynaların karşısından alamayıp?'Yüzüm gözüm açıldı, çok yakışıklı oldum' diye dolaşan oğlumun insan!?:)sevgisini...
Sessizliğin içindeki gürültü patırtıyı...Yani;Kaosun içerisindeki düzeni sevdim,çok sevdim:))

Bizi nelerin beklediğini bilmediğim gibi...Bilmediklerimden beklentilerimi de yüksek tuttum bazen...
Gönül koydum bazısına,bazısına küstüm,bazısına öfkelendim,bazısına sustum...
Demlendim...Yaş ilerledikçe,yaşadıkça,gördükçe,tanıdıkca,bildikce...
İstemesekte demlendiriyor bizi hayat! Neyse ki dem aldıkça kararmak yerine;içiniz de açılıyor,renginiz de!:)
Ne yapalım buna da şükür dedim...Eğrideki doğruyu buldum.

Şikayet etmemeyi öğrendim sonra. Eleştirmemeyi.
Hayatın genelinden bahsetmiyorum ama en azından ikili ilişkileri.
Malum hepimiz kusursuz olamıyor..Kusursuzu bulamıyoruz.
Ve ne kadar karıştırsakta çorbanın altını tutturabiliyoruz bazen...

Dokunmanın sihrini keşfettim....
Sabahları yanağa kondurulan ufacık bir buse'nin bütün güne olan bakış açımızı değiştirebildiğini öğrendim.
İyi geceler öpücüğünün,elini omzuna koymanın,usulca başını okşamanın...
Ve şehvetinden sual olunmayan şefkat dolu sarılışların gücünü...

Sanırım bu farkındalıklar gerçekleştirdi düşlerimi...Düşünmek/düşlemek başarının yarısıydı malum:)

Ve belki de bu yüzden uzun zamandır hiç olmadığım kadar iyi hissediyorum kendimi...
 Belki olanlarla olduğu kadar yaşamayı,yalnızlığın anlamını ve uzun zamandır una bulanmış bir halde bekleyen son eleği de duvara asmayı başarabilmiş olduğum içindir.

Şimdi düşündüm de sanırım artık tek düşüm;
Çocuklarımla büyümek...
Eşimle birlikte yaşlanıp göbeklenmek
Ve gülmekten kırışmış gözlerimizle bakmak birbirimize:)
Ben formulü biliyorum size de hatırlatayım;
Tek gereken sadece birazcık daha sevgi...
Hepimiz için!

(Ha tabi birilerinin beni okuması da var:))

15 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Okudum, hak verdim ve seni seviyorum Zuzuların güzel annesi:))

Nehire dedi ki...

Öylesine güzel bir yazı olmuş,yüreklerimizden sevgilerimiz yok olmasın.Teşekkürler,sevgiyle kalın...

Nehir İda dedi ki...

Tamam tamam ben akşamları okunacak sayfalar diye bir liste yapmalıymışım:) Elbette okunası çarşaf çarşaf yazsan da okunası olacaksın.
İnsanın kendi yaşamını dışarıdan (süper tasvirler için diyorum) ama alabildiğne içerisinde anlatması bu olmalı, varsa eksiği, fazlayı, gülümseteni, ağlatanı aynı anda görebilmek bu olmalı.Hepsini harmanlayıp böyle güzel sunmuşsan sendeki yansıması daha fevkaladedir.
Öpüyorum okunası kadın.

Hayatın Süs Payı dedi ki...

Sizi okumaya devam ediyorum:) :) Güne hep güzel ve mutlu başlamanız dileğiyle..

ikiz Bebek dedi ki...

aslında hepsinin farkındayız, yapmamız gerekeni biliyoruz ama bazen hiç olmuyor, hep bir eşyler eksik geliyor.

Handan dedi ki...

İçimdekileri anlatmışsın sanki. Umarım hayalimizdeki gibi olur herşey, sade ve sevgi dolu.

Öptüm seni kocaman.

Elçin dedi ki...

Banum, canım dostum, sen yazar olmalısın, nasıl güzel, nasıl naif anlatmışsın içindekileri, hayranım sana ben ya, çok seviyorum seni bennnn...
Zuzuların çok tatlı, Elif kuzusunun o güzel ince sesine, Eren kuzusunun erkek kalıbı içindeki sıcacık yüreğine bayılıyorum, şaşmamalı bu duruma böyle anne babadan böyle zuzular doğar.
Beraber yaşlanın ve göbeklenin güzel arkadaşım:)
Öpüyorum seni kocamannnn...

MAVİANNE dedi ki...

bayıldım yazına,
sanırım benim de duygularım benzer,
Allah sevdiklerimize sağlıklı ömür versin canım
çok güzel ifade etmişsin
sevginin gücünü
anneliği,
birinin eşi olmayı
harika tek kelime ile
işte bu bizlerin duyguları :)))
sevgilerrrrrrrr

yaruze... dedi ki...

keyifle okudum,yüreğinizden sevgi ve mutluluk hiç eksik olmasın.
Sevgiler...

aysema dedi ki...

İnsan ne zaman büyüyor biliyor musun? Annesini yitirince sanırım...

Sen erken büyüyenlerden olmuşsun, erken olgunlaşanlardan. Ve yaşamın gizini çözmüşsün. Sevgi var olduğu sürece sorunlar sorun olmaktan çıkıyor, zorlar kolaylaşıyor. Hep böyle yaşamanız dileğiyle... Haa bir de torunlarınızın elini omuzunuza atarak pijamasını giyişini görmenizi isterim. Yaşamın tadı anlarda gizli, o anları yakalamak mutluluğun kapılarını açıveriyor önünüze...
Sevgilerimi gönderiyorum Zuzularımıza...

babycakes dedi ki...

Canım n'mutlu sana hayatı ve düşlerini çözmüşsün... bundan sonrası bu huzurla yaşamak... bu arada düşlerinin gerçekleşmesi bence sadece şansına bağlı olamaz bu kadar iyi yürekli olmasan şansında sana küserdi sen hakettiğini yaşıyorsun canım..

Deli Anne dedi ki...

Ben okuyorum, okuyorum ve çok da zevk alıyorum. Bana kızdıklarımı sevmeyi hatırlattın, o karmaşayı, çocukları, düzensizliği... bu sebepten daha çok sevdim.

A, ismini de öğrendim yorumlara bakınca :) uzun geliyordu Zuzuların Annesi demesi..

sevgiler Banu'm:)

SevGi'nin G'si dedi ki...

harika yazmışsın.. onun için mi böyle ara vererek yazıyosun ? :) daha çok yaz daha çok okuyalım.. :)

yaa abuziddin kıllıbacak'a güle güle öldüm burda... :)

özlem dedi ki...

Kesinlikle "sevgi" şahanesin Banu'cum sevgiler kocaman:)

özii dedi ki...

Bir o kadar içten , bir o kadar sevgi kokan bir yazı. Harikasın Banucum..