İki kadın sessizce oturuyorlardı...
???
:))))))
(Tşk.Canay:)
31 Mart 2010 Çarşamba
30 Mart 2010 Salı
BİR ERKEĞE LAF ATTIM?..
Az önce hiç tanımadığım bir erkeğe laf attım?
Hatta laf atmakla kalmadım el kol işareti bile yaptım?(iyi anlam da)
Ne yapayım herkesin zaafları var?
Görünce dayanamadım!?
Kırmızı da duruyorum,yanımdaki arabada dünya güzeli bir kız çocuğu en fazla 3 yaşında...
El sallayıp gülücük atıyor...
Arka koltukta iki kadın,başları bağlı,yanakları pençe, pençe kırmızı...
Makyaj değil, Allahtan...Olur ya hani bazıları,işte öyle...
Başa değil ama o yanaklara takılıyorum ister istemez?
Habire de konuşup,gülüşüyorlar...
Kırmızı yanaklı kadınlardan sonra gözüm şöföre takılıyor o da öyle kırmızı, kırmızı ve iri ?
Kanlı canlı bir aile oldukları belli, belli de...
O küçücük kız çocuğunu ön költukta tek başına oturtup,canına kast edecek kadar da kansız ve sorumsuzlar!!!!
10'a kadar saydım olmadı,başka tarafa baktım ı ıh!
Açtım camı el ettim şöföre...
Klasik erkek mantığı ile 32 diş sırıttı hemen!?(Ah ne acınası oluyorsunuz bazen!!!)
Dedim ki;
Lütfen çocuğu arkaya oturtun...Ön koltuk çocuklar için çok tehlikeli!
32 diş sırıtan kırmızı yanaklı iri adam şaşırdı?
Dedi ki;
Hanfendi tamam da,oğlan olan arka da? Kız rahat burada...Hem ben anlamadım siz niye karışıyor sunuz?
Dedim ki;
Belki karışmamam gerek ama yazık bu güzel kıza...Bir kaza olsa cama başını çarpar çocuk...
Ne canı var ki zaten? O daha çocuk!
Arkadaki kırmızı yanaklı kadınlardan birisi söze karıştı o sıra da;
Dedi ki;
Yaa çocuk ama durmuyor yerin de...Kıyafetlerimiz kırış kırış oldu????
Ama,kaza,çocuk,tehlike diye sayıklar iken ben...
Yeşil yandı...
Ön koltuktaki küçük kızın camdam sarkan kolu hızla uzaklaştı...
Bastı gitti gaza...Kırmızı yanaklı insan irisi şöför!
Kadınları gördüm bir an arka camdan... Bu sefer de bana bakıp gülüyorlardı...
Adam iriydi,,,Kadınlar adamın elinin kiriydi...O yüzden kız önde gitsin di...
Önemli olan ve arka koltukta güvende olan iri adam'ın ER'iydi?
Biliyordum bu tipleri...
Ne yazık ki onlar ileri medeniyet seviyesinin GERİ'leriydi!!!!
:(((((
Hatta laf atmakla kalmadım el kol işareti bile yaptım?(iyi anlam da)
Ne yapayım herkesin zaafları var?
Görünce dayanamadım!?
Kırmızı da duruyorum,yanımdaki arabada dünya güzeli bir kız çocuğu en fazla 3 yaşında...
El sallayıp gülücük atıyor...
Arka koltukta iki kadın,başları bağlı,yanakları pençe, pençe kırmızı...
Makyaj değil, Allahtan...Olur ya hani bazıları,işte öyle...
Başa değil ama o yanaklara takılıyorum ister istemez?
Habire de konuşup,gülüşüyorlar...
Kırmızı yanaklı kadınlardan sonra gözüm şöföre takılıyor o da öyle kırmızı, kırmızı ve iri ?
Kanlı canlı bir aile oldukları belli, belli de...
O küçücük kız çocuğunu ön költukta tek başına oturtup,canına kast edecek kadar da kansız ve sorumsuzlar!!!!
10'a kadar saydım olmadı,başka tarafa baktım ı ıh!
Açtım camı el ettim şöföre...
Klasik erkek mantığı ile 32 diş sırıttı hemen!?(Ah ne acınası oluyorsunuz bazen!!!)
Dedim ki;
Lütfen çocuğu arkaya oturtun...Ön koltuk çocuklar için çok tehlikeli!
32 diş sırıtan kırmızı yanaklı iri adam şaşırdı?
Dedi ki;
Hanfendi tamam da,oğlan olan arka da? Kız rahat burada...Hem ben anlamadım siz niye karışıyor sunuz?
Dedim ki;
Belki karışmamam gerek ama yazık bu güzel kıza...Bir kaza olsa cama başını çarpar çocuk...
Ne canı var ki zaten? O daha çocuk!
Arkadaki kırmızı yanaklı kadınlardan birisi söze karıştı o sıra da;
Dedi ki;
Yaa çocuk ama durmuyor yerin de...Kıyafetlerimiz kırış kırış oldu????
Ama,kaza,çocuk,tehlike diye sayıklar iken ben...
Yeşil yandı...
Ön koltuktaki küçük kızın camdam sarkan kolu hızla uzaklaştı...
Bastı gitti gaza...Kırmızı yanaklı insan irisi şöför!
Kadınları gördüm bir an arka camdan... Bu sefer de bana bakıp gülüyorlardı...
Adam iriydi,,,Kadınlar adamın elinin kiriydi...O yüzden kız önde gitsin di...
Önemli olan ve arka koltukta güvende olan iri adam'ın ER'iydi?
Biliyordum bu tipleri...
Ne yazık ki onlar ileri medeniyet seviyesinin GERİ'leriydi!!!!
:(((((
Etiketler:
BUNLARI SEVMEDİM,
GÜNLÜK,
İÇ SES
29 Mart 2010 Pazartesi
Pazartesi sendromlarına,bahar yorgunluklarına,gönül kırgınlıklarına iyi gelen yazarınız geri döndü:P
İşte geldim blog...Meğer ne çok özlemişim...
*Önce zuzularım;
Biz hala o mis kokulara doyamadık vs.cümleler kursakta zaman hızla geçiyor...Çocuklarımız büyüyor...
'Şimdi okullu olduk sınıfları doldurduk'...Artık bizim için farklı bir anlam taşıyor:)
Daha öncesinde ufak, ufak araştırmaya başlamıştık ama geçen haftanın bir kısmı okul tanıtımları,görüşmeler vs.ile geçti...
Karar vermek,eleme yapmak? O,bu,şu?...
'O'nun eğitim sistemi çok yarış atı variydi..
'Bu'nun hayat görüşü çok havaiydi..
'Şu'nun ki Fethullahcıydı!:(
Bir de dershane mantığı ile okul yönetenler vardı:!
Nihayetin de;Atatürkçü düşünce sistemini benimseyen,eğitim görüşleri ve uygulamaları ile hem bizim hem de çocukların içlerine sinen bir okul bulduk ve geçtiğimiz hafta içerisin de kesin kaydımızı da yaptırarak artık ilk okul çağında çocukları olan ebeveynler olduk netekim:)
*Sonra,Ben,biz;
Şimdi biz çok yakın bir zamanda tebdili mekan edeceğiz ya...
Dolaşıyorum tükkan tükkan:)Kah aşkımla,kah can dostumla,kah tek başıma...
Tıpkı evllilik öncesi eski günlerde ki gibi,yeni eve yeni eşya vs.derdindeyiz...
Dert lafın gelişi,hadi itiraf edeyim elbetteki çok zevkli:)
En çok mobilya ve perdecilerde eğleniyoruz? Zira,allı,güllü,simli ve taşlı? modelleri görünce 'insanların içerisinde ne fırtınalar kopuyor yarabbim?diye düşünmeden edemiyoruz?:))
Swarovski'nize kurban olayım da insan klozet kapağına da taş yapıştırır mı kardeşim?:P
Zevkler ve renkler mevusundan çok...Sonradan görme'ye giriyor bence ama ya neyse?:))
*Ve Bursalı Annelerim;
Mart'ın son haftası Kütüphane haftası malum...Ve ben daha önce sözünü etmiştim hani bir Zeynep vardı...
Mudanya/Kumyaka ilk öğretim okulun da...Okulu taşımalı sistem nedeni ile yeni binasına taşınınca eski binayı kütüphaneye çevirmek için bizden yardım istemişti...Kısa sürede el ele verip zevkle cevap verdik çağrısına ve geçen pazar ulaştırdık kitapları...Öncesin de de havanın güzel olmasını fırsat bilerekTrilye de keyifli bir kahvaltı yaptık tadı damağımız da kalan:)Ayrıntılar burada
*Veeee...Kardeşim,can dostum,Melis'im...
Taşındı...Taşıdık...Bitti...Çok yoruldu ama değdi:))
Yeni ev,yeni mekan...Güle güle oturun,oturalım:P
Sağlık,mutluluk,huzurla yaşayın güzel anılarla doldurun her bir duvarını inşallah:)
*Başka?
Başka bir çok ayrıntı var aslında; A yazsam ben bunu?
Ne güzel yazı çıkar bundan dediğim ve oturup hakkında iki kelam edemediğim:(
Kitaplarım var,kimisini bir solukta okuduğum,kimisiyle uyuduğum?:)(Söz bu sefer yazacağım,yakında)
Tabii şarkılarım var...Bazen gözyaşlarıma bazen sevinçlerime ortak..
Dostlarım var...Hayatıma neşe katan ve değerlerini bilmek gerek her zaman...Tatlı sohbetlere,sinema keyiflerimize ara vermiştik bir hafta, kısmetse bu hafta kaldığı yerden devam:)
*Ve bloğum ve blog dostlarım...
Paylaşırım yaşama dair ne varsa...
Bazen neşemi,bazen hüznümü anlatırım,kendi hayatımı sunarım,başka hayatlar tanırım...
Birikirim,birikimlerden faydalanırım...Yazarım, çizerim, gülerim, ağlarım...
Bilirim ki bir yerlerde,birileri duyar sesimi...
Sesini, yüzünü, bilmediğim nice güzel insandan iki teselli cümlesi okur,mutlanırım...
Bir kaç gün yazmayınca,sesim soluğum çıkmayınca merak edilmek,sorulmak da ayrı bir tatlıymış bir kere daha anladım...
Teşekkür ederim hepinize...İyi ki yazmışım,iyi ki sizleri tanımışım...
Fazla süsleyip püsleyemem ben kelimelerimi..
Hele ki söz konusu olan iltifat ve benzeri cümleler ise hepten batırabilirim kendimi...
O yüzden başka türlü bitmeyecek sanırım bu yazı...
Hadi kaçtım seviyorum sizi :))
İşte geldim blog...Meğer ne çok özlemişim...
*Önce zuzularım;
Biz hala o mis kokulara doyamadık vs.cümleler kursakta zaman hızla geçiyor...Çocuklarımız büyüyor...
'Şimdi okullu olduk sınıfları doldurduk'...Artık bizim için farklı bir anlam taşıyor:)
Daha öncesinde ufak, ufak araştırmaya başlamıştık ama geçen haftanın bir kısmı okul tanıtımları,görüşmeler vs.ile geçti...
Karar vermek,eleme yapmak? O,bu,şu?...
'O'nun eğitim sistemi çok yarış atı variydi..
'Bu'nun hayat görüşü çok havaiydi..
'Şu'nun ki Fethullahcıydı!:(
Bir de dershane mantığı ile okul yönetenler vardı:!
Nihayetin de;Atatürkçü düşünce sistemini benimseyen,eğitim görüşleri ve uygulamaları ile hem bizim hem de çocukların içlerine sinen bir okul bulduk ve geçtiğimiz hafta içerisin de kesin kaydımızı da yaptırarak artık ilk okul çağında çocukları olan ebeveynler olduk netekim:)
*Sonra,Ben,biz;
Şimdi biz çok yakın bir zamanda tebdili mekan edeceğiz ya...
Dolaşıyorum tükkan tükkan:)Kah aşkımla,kah can dostumla,kah tek başıma...
Tıpkı evllilik öncesi eski günlerde ki gibi,yeni eve yeni eşya vs.derdindeyiz...
Dert lafın gelişi,hadi itiraf edeyim elbetteki çok zevkli:)
En çok mobilya ve perdecilerde eğleniyoruz? Zira,allı,güllü,simli ve taşlı? modelleri görünce 'insanların içerisinde ne fırtınalar kopuyor yarabbim?diye düşünmeden edemiyoruz?:))
Swarovski'nize kurban olayım da insan klozet kapağına da taş yapıştırır mı kardeşim?:P
Zevkler ve renkler mevusundan çok...Sonradan görme'ye giriyor bence ama ya neyse?:))
*Ve Bursalı Annelerim;
Mart'ın son haftası Kütüphane haftası malum...Ve ben daha önce sözünü etmiştim hani bir Zeynep vardı...
Mudanya/Kumyaka ilk öğretim okulun da...Okulu taşımalı sistem nedeni ile yeni binasına taşınınca eski binayı kütüphaneye çevirmek için bizden yardım istemişti...Kısa sürede el ele verip zevkle cevap verdik çağrısına ve geçen pazar ulaştırdık kitapları...Öncesin de de havanın güzel olmasını fırsat bilerekTrilye de keyifli bir kahvaltı yaptık tadı damağımız da kalan:)Ayrıntılar burada
*Veeee...Kardeşim,can dostum,Melis'im...
Taşındı...Taşıdık...Bitti...Çok yoruldu ama değdi:))
Yeni ev,yeni mekan...Güle güle oturun,oturalım:P
Sağlık,mutluluk,huzurla yaşayın güzel anılarla doldurun her bir duvarını inşallah:)
*Başka?
Başka bir çok ayrıntı var aslında; A yazsam ben bunu?
Ne güzel yazı çıkar bundan dediğim ve oturup hakkında iki kelam edemediğim:(
Kitaplarım var,kimisini bir solukta okuduğum,kimisiyle uyuduğum?:)(Söz bu sefer yazacağım,yakında)
Tabii şarkılarım var...Bazen gözyaşlarıma bazen sevinçlerime ortak..
Dostlarım var...Hayatıma neşe katan ve değerlerini bilmek gerek her zaman...Tatlı sohbetlere,sinema keyiflerimize ara vermiştik bir hafta, kısmetse bu hafta kaldığı yerden devam:)
*Ve bloğum ve blog dostlarım...
Paylaşırım yaşama dair ne varsa...
Bazen neşemi,bazen hüznümü anlatırım,kendi hayatımı sunarım,başka hayatlar tanırım...
Birikirim,birikimlerden faydalanırım...Yazarım, çizerim, gülerim, ağlarım...
Bilirim ki bir yerlerde,birileri duyar sesimi...
Sesini, yüzünü, bilmediğim nice güzel insandan iki teselli cümlesi okur,mutlanırım...
Bir kaç gün yazmayınca,sesim soluğum çıkmayınca merak edilmek,sorulmak da ayrı bir tatlıymış bir kere daha anladım...
Teşekkür ederim hepinize...İyi ki yazmışım,iyi ki sizleri tanımışım...
Fazla süsleyip püsleyemem ben kelimelerimi..
Hele ki söz konusu olan iltifat ve benzeri cümleler ise hepten batırabilirim kendimi...
O yüzden başka türlü bitmeyecek sanırım bu yazı...
Hadi kaçtım seviyorum sizi :))
Etiketler:
AŞKIM,
BLOG,
BLOG DOSTLUĞU,
BURSALI ANNELER,
DOSTLAR,
ZUZULARIM
27 Mart 2010 Cumartesi
Günaydın blog...
Uzun zamandır uğrayamadım mekana...
Çok yoğun bir haftaydı...
Ammaaaaa?
Az zamanda çok işler başardık...Ayrıntılar kısmet olursa pazartesiye...
Hafta sonu ise bir doğum günü,bir de taşınma barındırıyor...
Yorgun,bezgin ama mutluyum:)
O yüzden beni biraz daha idare edin dostlar, elbet geri döneceğim...
Etiketler:
BLOG
23 Mart 2010 Salı

Öyle zamanlar vardır ki;
.
Mutluluk ya da mutsuzluk sorusu sorulmaz,
.
Sorulsa da anlatılmaz,
.
Anlatılsa da yaşanılan o anlar gibi olmaz...
.
E her şey de anlatmak için yaşanılmaz:)))))


Etiketler:
ALTIN ANLAR,
AŞKIM,
BURSALI ANNELER,
DOSTLAR,
FOTOĞRAFLARIM,
GEZELİM GÖRELİM,
ZUZULARIM
18 Mart 2010 Perşembe
KUNDAK ? ....

Dün yine daldım gittim... Eski fotoğraflara baktım biraz,fotoğraflar düzenlendi,anılar tazelendi...
Kuzularımın bebeklik halleri,benim hamilelik hallerim koca göbeğim...
Sonra;hayatımıza giren'İki melek'...
Çok zor ama bir o kadar da tatlı büyüme serüvenleri-fotoğraflar olmasa ilk 6 ayı hiç hatırlamayacağım neredeyse ama olsun- hiç bir şeye değişilmeyecek aşkları...
Hele o cennet kokuları...Büyüyorlar ama o koku hiç değişmiyor biliyor musunuz?(elbette biliyorsunuz)Vazgeçilmez bir ihtiyaç haline geliyor bir süre sonra;Her gün öpe koklaya bağımlısı oluyorsunuz...Koku alma duygunuz daha da gelişiyor?Mesela ben tam av köpeği burnu kıvamında;'kokularından tanırım çocuklarımı'ayarındayım:)
(Fotoğraf? Ahhh ah!Eski günler işte! Caydırıcı etkisi sebebiyle tercih edilmiştir:P)
Şimdi bunca hatıranın üzerine;
Bahardan mı bilmem ama bir kaç gündür garip bir şekil de düşünüyorum?
Kendim için değil de..Kendi yaşadıklarımın ne olduğunu bildiğim için sanırım...
Aslın da ben... Bir kızım daha olsun isterdim?
Elif'ime ömrü billah arkadaş... Ötesi var mı?
Yani; Sadece kızım için...
Yalnız kalmasın diye en çok...En çok onun için yani...
Dün sordum çocuklara kardeş ister misiniz diye?
İsteriz dediler;
Eren'e erkek,Elif'e kız olacakmış? 2 tane daha!
(Ohh suyundan da:)
Tabii bilmiyor ki çocuklar?
Anneleri hep çift doğuruyor zannediyorlar her halde:P
'Sen bizim babamızsın'a da sordum?
Aslın da bir kız daha, iyi olur du dedi?
Ama?
''Oysa düşlerimiz başkaydı birden bire yarım kaldı? Yaşanacak çok şey vardııııı?''yı da ekledi!:)
Diyelim ki her şey yolunda gitsin ve diyelim ki seneye haneye bir can daha girsin?
Zuzuların ilk okul da ilk senesi olacak,dersleri vs.si?
Sonra bizim Cruıse hayallerimiz,italya,barcelona ne olacak?
.
Haklıydı çok haklı...
Nedense ben de hemen kabullendim ama söylediklerini...
Dillendirmediğim bahanelerime destek aradığımı fark ettim belki de...
.
Kaktım gittim Şebnem Ferah'ı kapattım...
'Sil baştan başlamaMak gerek bazen!'Şebnem!
Aaaa bu ne ya sabahtan beri?
Başlamıyoruz biz Şebnem'cim...
Biz geçtik o kısımları başladık,bitti..Şimdi biraz keyfini sürme vakti...
Hem önce sen doğur bir tane!Allah Allaaah!:)
Etiketler:
AŞKIM,
BEN BİLE ZOR ANLADIM KENDİMİ,
BUNLARI SEVDİM,
FOTOĞRAFLARIM,
HAYATIN TADLARI,
İÇ SES,
ZUZULARIM
15 Mart 2010 Pazartesi
3 DEĞİL 333 OLSUN... BURADA&ŞURADA&HA BU ARADA :)
Günaydın blogseverler:)
Yeni bir gün,yeni bir hafta...Enerjiğiz,dinamiğiz...
Ya da en azından öyle olduğumuzu hayal ediyoruz:)
Olsun...Hayal kurmak da güzeldir...
Ne demiş;Martin Luther Kıng; Benim bir hayalim var!?
Sonra almış kitleleri arkasına yürümüş gitmiş...
Eh bizim ki o kadar olmasa da?:)
Eh bizim ki o kadar olmasa da?:)
Çok şükür bu sabah güneş var şehrim de, güneş olunca da haliyle mutluluk,derin nefes alışlar,yaşadığını hissedişler var...
Düşünüyorum da öyle Londra,Paris vs.de yaşayamazdım ben,hep yağmur,hep kapalı hava...
Kesin atardım kendimi Eyfel'den...Safi bunalım:(
.
Neyse;
Günün gülümsetenlerine geldi sıra:)
3 ?
Bu gün 3 olduk biz; Bursalı Anneler:)
Nice 3 lerimiz...Ve nice 333 deyip gülümsediğimiz etkinliklerimiz olsun inşallah :)
Etkinlik demişken;
.
Yandaki foto da mavi gömlekli olan;-hani kırmızılının yanın daki-Ağlıyor mu? Gülüyor mu?arası garip bir ekşimik surat ile arzı endam edip poz veren benim....
Ki ben zamanın da BURADA nasıl poz verilir diye bir de akıl vermiştim:( Yorum yapmayayım fazla,tamam buraları geçelim:)
.
Bütün kızlar toplandık,toplandık toplandık:)
Ama boşuna değil elbet,nerede hareket orada bereket mantığı ile ;
önce ŞURADA anlatılan Zeynep kızımızın kütüphane hayali için,kitaplarımızı topladık...
Sonra; da Elazığ Depremin de zor durumda kalan vatandaşlarımız için elimizden,evimizden ne gelirse kolileyip hazırladık ,bu hafta içi göndereceğiz inşallah:)
.
Ha bu ara da...
Hani içime dert olmuştu ya izleyemedi diye?
Aşkımı Eyvah Eyvah'a babamla birlikte yolladım...
Pek romantik olmuş dimi? Damat kayın peder birlikte:P
.
Hadi kaçtım ben; Öğlen de buluşacağım evimin erkeği ile önce bir yemek sonra da?Çoook çalışmamız gerek çoook:)))
.
Sevgili arkadaşım Elif'in dediği gibi;
GÜNÜNÜZ GÜZEL GEÇSİN,HEP GÜLÜMSEYİN OLUR MU?:))))
Etiketler:
ALTIN ANLAR,
AŞKIM,
BİR ŞEY YAPMALI,
BURSALI ANNELER,
ETKİNLİK
12 Mart 2010 Cuma
TUKATODO ???
Japonca adını öğrenmek isteyenlere...
Mesela benim adım;
TUKATODO
:)))
Ya sizin ki ne?
A-ka
B-tu
C-mi
D-te
E-ku
F-lu
G-ji
H-ri
I-ki
J-zu
K-me
L-ta
M-rin
N-to
O-mo
P-no
Q-ke
R-shi
S-ari
T-chi
U-do
V-ru
W-mei
X-na
Y-fu
Z-zi
B-tu
C-mi
D-te
E-ku
F-lu
G-ji
H-ri
I-ki
J-zu
K-me
L-ta
M-rin
N-to
O-mo
P-no
Q-ke
R-shi
S-ari
T-chi
U-do
V-ru
W-mei
X-na
Y-fu
Z-zi
Etiketler:
BUNLARI SEVDİM
11 Mart 2010 Perşembe
SEYİR DEFTERİ& EYVAH,EYVAH...
Arkadaşlarla perşembeleri kültür mantarı günü ilan ettik ya...Bugün de Eyvah Eyvah'ı izledik hep birlikte...
Film tek kelimeyle; HARİKAYDI!:))
Konusuna,oyunculara, en çokta o karışık şiveli konuşmalara bayıldım...
Senden ötürü'ye...
Tamam anlamın da kullanılan;evet'e
Napıyon?'lara:)
H ile başlayan hiç bir kelime yoktu mesela...
Bütün Hayır'lar 'ayır'dı doğal olarak-ki ben hiç sevmem romen ağzını-zaten filmdeki de tam öyle değildi Allahtan?
Bir de oynak bir de:)
Demek ki neymiş istenirse gayet güzel filmler de yapılabiliyormuş...
Bunun için ne küfürlere bulanmaya,ne de kıllara bürünüp ayılaşmaya gerek yokmuş!!!!
Anladınız siz onu; Hani şu malum olmaz olası üçleme!
Hani Recep ile başlıyor- ki nedir şu Recep'lerden çektiğimiz?- diyorum,başka da bir şey demiyorum:P
Neyse,Seyir defterime keyifle eklediğim filmlerden biri oldu sonuçta...Eyvah,Eyvah:)
Tavsiye ediyorum şiddetle!
Filmin fıragmanı için BURAYA bir tık lütfen:)
Koca bey'e Ps:
İçime dert oldu:(
'Ben de geleyim mi?Filmi izler ayrılırım' demiştin...
'Gel tabi hep birlikte izleriz' demiştim ben de ama? Çok ısrar etmedim mi ki? Vazgeçtin ?
Sıralandık salon da arkadaşlarla,yanımda ki koltuk boştu...Sanki senin içinmiş gibi?
Sanki her kahkaham da -keşke gelseydin de benimle gülseydin-in vicdan azabını çekmem için ayrılmış gibi?
Şimdi ey 'koca kişisi' vardır elbet bunun da bir çaresi diyor ve en kısa zaman da birlikte tekrar izlemek için söz veriyorum...
Hatta;Bak şuraya yazıyorum?
Yazdım:P
Film tek kelimeyle; HARİKAYDI!:))
Konusuna,oyunculara, en çokta o karışık şiveli konuşmalara bayıldım...
Senden ötürü'ye...
Tamam anlamın da kullanılan;evet'e
Napıyon?'lara:)
H ile başlayan hiç bir kelime yoktu mesela...
Bütün Hayır'lar 'ayır'dı doğal olarak-ki ben hiç sevmem romen ağzını-zaten filmdeki de tam öyle değildi Allahtan?
Bir de oynak bir de:)
Demek ki neymiş istenirse gayet güzel filmler de yapılabiliyormuş...
Bunun için ne küfürlere bulanmaya,ne de kıllara bürünüp ayılaşmaya gerek yokmuş!!!!
Anladınız siz onu; Hani şu malum olmaz olası üçleme!
Hani Recep ile başlıyor- ki nedir şu Recep'lerden çektiğimiz?- diyorum,başka da bir şey demiyorum:P
Neyse,Seyir defterime keyifle eklediğim filmlerden biri oldu sonuçta...Eyvah,Eyvah:)
Tavsiye ediyorum şiddetle!
Filmin fıragmanı için BURAYA bir tık lütfen:)
Koca bey'e Ps:
İçime dert oldu:(
'Ben de geleyim mi?Filmi izler ayrılırım' demiştin...
'Gel tabi hep birlikte izleriz' demiştim ben de ama? Çok ısrar etmedim mi ki? Vazgeçtin ?
Sıralandık salon da arkadaşlarla,yanımda ki koltuk boştu...Sanki senin içinmiş gibi?
Sanki her kahkaham da -keşke gelseydin de benimle gülseydin-in vicdan azabını çekmem için ayrılmış gibi?
Şimdi ey 'koca kişisi' vardır elbet bunun da bir çaresi diyor ve en kısa zaman da birlikte tekrar izlemek için söz veriyorum...
Hatta;Bak şuraya yazıyorum?
Yazdım:P
Etiketler:
ALTIN ANLAR,
AŞKIM,
BUNLARI SEVDİM,
DOSTLAR,
SEYİR DEFTERİ
10 Mart 2010 Çarşamba
İKİZ VİCDAN VOLUME-2 :))

İkiz vicdan yapmıştım ya hani?
'Vicdanınız sesini dinle bak ne diyor'dolanmıştı ya dilime?:)))
Sonun da sıra da küçük aşkım var,belalım...Eren'im:)
Gamzeli yanaklarından öpmelere doyamadığım küçük erkeğim...
-'Küçük Aşkım benim' diyorum ona bazen..
Öyle huzurlu bir gülümseme yayılıyor ki yüzüne,öyle de derin bir iç çekiyor ki baygın bakışlarla:) Hep yanaktan olmaz,dudaktan da öpüşelim diyor,çok sevelim böylece birbirimizi???(Mantığı kurmuş kendince:) Çocukları dudaktan öpmeyi hiç hoş karşılamasam da kıramıyorum onu,ufacık bir buse konduruyorum usulca...
.
-Geçen Tv'de Aşk-ı Memnu'nun bir sahnesine rast geldi;Bihter yalnız araba da gidiyormuydu neydi?
Bizimki nin yorumu; Bu kadının erkeği nerede anne??Behhhül nerede?
(????????Kapattık tabi tv'yi hemen:)
.
-Bana aşık...Hatta garip huylar geliştiriyor bu uğur da;bir kaç gün önce,salonun perdelerini neden kapattığını sorduğum da'insanlar senin tombik omuzlarını görmesin,dedi? (Bu arada tombik değilim beeeeennn!:)
.
-Yaşının getirisi biliyorum ama çok konuşuyor,bu aralar herkesi arıyor,telefonla muhabbet...
Babaannesi,dayısı,dedeleri vs.
Pazar günü arabadayız yeni evimizin bahçesine dikilen ağaçları görmek istemişti babam o da bizimle birlikte araba da gidiyoruz...
Bizimki anlatıyor;dede dün seni aradım,sonra babaannemle de konuştum vs.vs...
Babam da sorulmayacak soruyu sordu durduk yerde? (Ben gerildim hatta ne gerek vardı şimdi buna diye?)
Soru: Peki Eren'cim Anneanneyi neden aramıyorsun?
Cevap: Orası çekmiyor?
Hadi buyrun bakalım bu da bize kapak olsun mu? Olsun...
.
-Tam 'gönül adamı'...
Bazen;romantik;Masa da bana eşlik eder misin?Ya da saçların ne güzel olmuş,bu ruj sana çok yakışmış annecim? diye iltifat eden...
Bazen de ormantik;Bıktım senden!Sen benim hayatımı mahfettin!diyen?(Tabi burada gülmemek için zor tuttum kendimi,5 yaşındasın daha?hayatın ne senin?:)
.
-Kırmızıya bayılıyor ve süslü...Dün okula kırmızı boyunlu kazağının üzerine lacivert papyon takarak,bu sabahta saçlarına jöle vs.sürdürüp şekil verdirerek gitti...Varın gerisini siz düşünün:)
.
-Küçücük yüreğiyle adam boyu sevdalar büyütüyor bir de...Bengü'yü seviyor mesela;-var ya hani şu çıtır şarkıcı-Ama öyle böyle değil,Göksel'e abla diyor ama Bengü'yle eğlenme ve evlenme derdin de:))
.
-Evlenmeleri düşünecek kadar adam oldum sanırken kendini;
Halen;
Hırka'ya=Pırka
Vücüt'a=Bücut
Dolayı'ya=Bolayı
Lacivert'e de=Nacivert
Diyor ya...
Bizim de onu yiyesimiz geliyor:)))
Etiketler:
ZUZULARIM
9 Mart 2010 Salı
KAYIP????

Az önce Tv'de 10 yaşında kaybolan bir çocuğun haberi vardı...
Ne çok kayıp çocuk var?
Ne çok acılı anne, ne çok acılı aile:(
İnsan düşmanı için bile dilemez...
Anne olan, o harika duyguyu tadan düşünmek bile istemez:(
Hafta sonu 'Cennetimden Bakarken' i izlemiştik...Orada ki bir cümle düştü aklıma;
Henüz, diyordu çocuk; Henüz böyle cinayetler çok sık işlenmiyordu,henüz tecavüzler de yoktu...
Süt kutularının üzerin de kayıp çocukların resimleri yoktu henüz...
.
Türkiyede en son açıklanan kayıp çocuk sayısı;1661!
Yani yavrusunu kaybetmiş 1661 anne demek bu,1661 baba....1661 tarifi imkansız acı:(
Aklıma düştü? Biz de böyle bir uygulama yapılamaz mı acaba?
Bir çok süt firması var,bir çok meyva suyu veya...Hepsi de çocukları, dolayısıyla da anne ve babaları hedef alıyor...
Ya da gazlı içecekler? Hangimizin evine girmiyor ki bu tarz şeyler?
Bütün bir şişeyi de kaplamasın fotoğraflar,bir köşesinde olsun...Ama yeter ki olsun!
1661 çocuktan 61 tanesi bulunsa bile az mı?
Başına gelmeyen anlamaz mı?
Umursamaz mı?
Olmaz mı???????
Etiketler:
BİR ŞEY YAPMALI,
GÜNCEL,
İÇ SES,
SEYİR DEFTERİ
ARİF'E TARİF GEREKİR Mİ? :)
Hafta sonu Duru'cuğumun doğum günü için yaptığım küçük tatlı süprizler...Ayıptır söylemesi hepsi de çok güzel olmuş.(Ben demiyorum yiyenler öyle diyor:)
1-Kuzu Kurabiye (Zencefilli,tarçınlı);
Bu dünyada ki tek kuzu benimkiler değil elbet:)
.
Malzeme; 1 yumurta, 150 gr tereyağı veya margarin ,1 su bardağı un ,1 çay bardağı mısır nişastası ,1 su bardağı pudra şekeri ,1 çay kaşığı karbonat ,1 çay kaşığı tarçın ,1 çay kaşığı toz zencefil.... Yapılışı:Tüm malzemeyi yoğurup,kulak memesi kıvamı için az az buğday nişastası ekleyip yoğuruyoruz...2 cm.kalınlğında açıp,şekil çıkartıyoruz...Şeker hamurunu olabildiğince ince açıp ondan da şekil çıkartıyoruz...Ben üzerini süslemek için bu sefer royal ıcıngi kendim hazırlamadım onun yerine Dr.otker'ın hazır royal ıcıng'ını kullandım,çok pratik...Bilginize...
.
2-Mantar Kurabiye;


Malzemeler; 1 paket margarin ,2 adet yumurta, 1 paket kabartma tozu ,1 su bardağı şeker,400 gr. mısır nişastası (2 paket), Yeteri kadar un ,2 yemek kaşığı kakao
Yapılışı; Yağ, yumurta, şeker iyice karıştırılır, içine kabartma tozu, un ve nişasta ilave edilerek hamur elde edilir. Hamur ceviz büyüklüğünde veya daha küçük yuvarlanabilir. Yuvarlandıktan sonra ağzı kakaoya bastırılmış şişe ile hamur üstüne bastırılarak mantar şekli verilerek tepsiye dizilir. Normal sıcaklıktaki fırına(170 derece) atılıp beyaz kalacak şekilde pişirilir.
Püf noktası: Yağ yumurta ve şekeri mikser ile krema gibi olana kadar karıştırmalısınız. Böylelikle kurabiyenin yüzeyi pürüzsüz olur ve ve kurabiyeniz ağız da dağılır.Sonuç:(Nammmmm,nammmm,nammmmm:)
.
Ve sıra geldi sevgili Elçin'ciğimin tarifine:)
3-Çiçekli Saksı Pasta;Malzemesi,tarifi ve fotoğraflı şekilde bir güzel anlatılışı BURADA...Aynısını yaptım ben de...Sadece daha rahat taşımak için porselen kaseler yerine, kağıt kahve bardaklarını tercih ettim ama gayet hoş durdular...
Birde eğer yaparsanız,pipetler görünmesin,toprağını biraz daha bol koyun siz?(tövbe,tövbe? toprağı bol olsun gibi oldu sanki?:P)
Yani sözün özü;Sofra da duruşu güzel,iç açıcı ve çok lezzetli...Tek problem bu saksıların içindekinin yenilebilen bir şey olduğuna insanları inandırmak:))
Yemiş kadar oldunuz biliyorum:) Hadi afiyet olsun:)
Ps:Fotoda ki kurabiye adamlar da hediyesi:)
Etiketler:
BUNLARI SEVDİM,
DOSTLAR,
HAYATIN TADLARI,
TARİF,
ÖZEL GÜN
5 Mart 2010 Cuma
SEYİR DEFTERİ;ROMANTİK KOMEDİ ve HOZMO ?
-Şimdi yine yağmurlu bir şarkı da koyabilirdim ya? (Dıp dıp dırı dıp)Neyse:P.
-Dün arkadaşlarla sinema keyfi yaptık...
Filmimiz; Romantik Komedi...Gülmek,gülmek ve daha çok gülmek istiyorsanız doğru seçim.Tamam kabul yabancı romantik komediler tadında ve kabul çok güldüğümüzün dışında pek bir şey kalmıyor akıl da ama insan bazen böyle filmler de izlemek istiyor...
Kadınız,romantiğiz ve her daim melakoliğiz netekim,iyi geldi o yüzden:)
Mekan ve müzikler,çekim teknikleri gayet başarılıydı,hiç sıkmıyor izlerken,oyunculuk düzgün,roller uygun.Sonuçta film eleştirmeni değiliz ve hata bulmak için seyretmiyoruz yapılan işi...Ayırdığımız zamana deyip değmediğini düşünürsek,değdi,keyifliydi diyelim,önerelim...
-Geçen hafta içi bir sabah arkadaşlarla uzun bir kahvaltı keyfi,dün film öncesi homini,homini...Ev de zaten, yok hava kapalı,yok çok mutluyum ya da bunalım halleri...
Her koşulda bul bahaneyi; yap sıcak çikolatayı götür sarellaları...
Sonra;komşunun günü? Ye ye de gör gününü!
En sonun da kızımın ozmo(onun deyişiyle Hozmo:)larına kadar düştüm ya?:(
Nasıl olacak bu işler?
Eskiden 'Gerçek Kesit' diye bir program vardı,hatırlayanınız var mı?Derinden gelen ekolu bir ses anlatırdı olayı;
Mağdur:Cinsiyetine karar veremedim ama kıyafetine bakılırsa erkek..Yaşı: Bilinmiyor?
Sağdan ikinci,takım elbiseli ve dişlek olan...
Az önce bu dünyadaki varlığı son buldu...Sessiz çığlıklarının arkasına sakladığı son sözü 'eriyorum' oldu:(
Katil:Kadın
Yaşı:Kadına yaşı sorulmaz!
O sıra da katil;yaptığı işin vicdan azabı içerisinde ve kurban ile aynı kelimeyi kullandığını bilmeden;
'Hemen erisin,erisin ve ne olur yaramasın!'diye düşünmekteydi...
Zira,bu aralar yine ipin ucu kaçmıştı,kaçan ucu hemen yakalamak ve verilen kiloları geri almamak gerekiyordu...
Oysa 'o' alıyordu,veriyordu...Alıyordu,veriyordu...
Ekonomiye can veriyordu:P
Yarın farklı bir sabaha uyanacak,rejime başlayacaktı kesin kararlıydı.
Verdiği karara ve başaracığına olan inancıyla;
'Ölsem de gam yemem' artık diye düşündü;
Çünkü kilo yapıyor ?:P
.
-Ps:Hafta sonu gelinimin doğum günü var ve benim de ona tatlı minik süprizlerim...
O zaman ne yapıyoruz mutfağa doğru yol alıp,ne marifetimiz varsa koyuyoruz ortaya,seçip beğenip alıyoruz...
E haliyle rejim olayımızı da haftaya erteliyoruz...
(Siz Gerçek Kesit'te anlatılanlara ne bakıyorsunuz? Film onlar film:)
Hadi kaçtım;çok ama çok iyi bir hafta sonu olsun hepimize:)
Etiketler:
BUNLARI SEVDİM,
DOSTLAR,
İÇ SES,
SEYİR DEFTERİ
3 Mart 2010 Çarşamba
GAMLI BAYKUŞ DEĞİLİM AMA....
Hani; Bazen baktığımız pencereden memnun olmayız ya da oldurtmazlar ya...Sen canını dişine takıp,onca yalnızlığına,yılgınlığına,örselenmişliğine ve kırgınlığına rağmen,hep iyi yanından bakmaya ve mutlu olmaya çalışır...hayata, kadere inat canlı tutarsın ya içindeki yaşama sevincini...
Doğrularının,yanlışlarının muhasebesini yaparsın içinde,artılarını,eksilerini çıkarır toplarsın ya...Kendin kesersin, kendi hesabını...
Doğrunu kolay kaybetmezsin ama yine de...
Çünkü;Üç yanlış -ancak- bir doğruyu götürür hatırlarsın...
Başkalarının hakkında ki düşüncelerinin yarattığı hezeyanlar da kaybolmadan güler, gülümsersin ya tüm gücünle, dayanırsın ya...
Yadırganır,yargılanırsın...
Bu da bir seçimdir oysa ve yaşanan acı aynıdır çoğu zaman...
Sadece yansıtma biçimin ve seçtiğin yol farklıdır;Kendine acımadan,acıtmadan...
Şükrünü de, duanı da içinden edersin mesela,çoğunluk söze dökmeden,yürekten diler,istersin...
Bir rabbin bir de sen bilirsin...
Dile gelmeyince inanmazlar oysa; Merhametsiz bilinirsin...
Batarsın! Diken olursun bu hayatta..Bazen kendine,bazen başkasına...
Oysa; *diken olmaya razısındır,güllerle bir arada olduktan sonra:)
.
*''Tutalım ki dikenim,hem de kötü bir diken....Nihayetin de güllerle bir aradayım''
(Mevlana)
Ps:Şarkı mı?Gamlı Baykuş değilim ama hisli insanım netekim:)
Tugba Özerk - Gidesim Geldi (2010) by Aluxton
Tugba Özerk - Gidesim Geldi (2010) by Aluxton
Etiketler:
BEN BİLE ZOR ANLADIM KENDİMİ,
BLOG ŞARKILARIM,
İÇİMDEN GELDİ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



