29 Eylül 2009 Salı

KÜLTÜR MANTARI :)

*Ey blog işte döndüm...Anlatamamıştım ya hani uzun,uzun,ancak şimdi fırsat buldum.Cuma sabah erken çıktık koca beyle evden.Yeni bir heyacan var son günler de içimiz de ve o heyecanla ilgili keyifli işlerimiz.Allahım kısmet eder ve bir aksilik vermezse eğer siz deyin 3 vakit,ben diyeyim 5 vakit:)Neyse şimdilik bu kadar olsun,rabbim nazarlardan korusun:)

*Kaç gündür harıl,harıl,zuzularımın doğum günü partisi için çalışıyorum.Mekanı ayarladım,eski ve yeni fotoğraflarından slayt hazırlıyorum.Her kare de geçmişe dönüp kah gülümsüyorum kah sulanıyorum,nasıl geçti seneler bazen inanamıyorum...Bir yandan da yine onların sevdiği şarkılardan CD hazırlıyorum.En başta da son favorileri Göksel ve Senden Başka:)(Oğlumun annesiyle dans için sözü var bu şarkıda:)Şimdi sayılı günler geçsin,gurbettekiler gelsin,ailemiz,dostlarımız ile İki Meleğimin Hikayesine yeni kareler eklensin istiyorum.

*Bir sürü yeni kitap aldım...
Daha önce(Kasım-2005,kitaplara alınış tarihi yazmanın faydası:);S.Paktuna Keskin'in'Çocuklarla doğru iletişim'ini almıştım,çok başarılıydı,halen elimin altındadır...
Şimdi ise yine aynı yazarın'Çocuk çizgilerindeki Giz,Çöp Çocuk'u var elimde.Çocuk resimleri neyi anlatır? O kocaman gülümseyen güneş, kargacık burgacık evler ve çöp adamlar neyin simgesi?Çocuk resimlerinin çocuk nöroloğundan yorumları.Resimlerdeki evrensel figürler yardımıyla çocuk dünyasının ipuçları... Ellerine kalem aldıklarından beri resim yapmayı çok seviyor kuzularım...En çokta Elif'im...Az çok bilgim vardı aslında bu konuda-mesela mutlu evlerin çatılarının kırmızı olduğunu,etrafında çiçekler bulunduğunu,evin tüten bacasının yaşamı belirtiğini vs.figürleri tahmin ediyor ve anlamlar çıkartabiliyordum ama yine de yetkili bir ağızdan tüm bunları ve dahasını okumak hoşuma gitti...

Bana seni anlat anne've'Bana seni anlat baba'....Anne ve babamız en değerli varlıklarımızdır...Onlarla geçirdiğimiz günler hiç bitmeyecekmişcesine zamanı hoyrat kullanırız.Bu küçük anı defteri size annenizi(ve babanızı)gözden kaçırdığınız yönleri ile tanıtacak.O'nu daha çok sevecek,daha çok yakınlaşacak hatta gelecek kuşaklara anı olarak bırakacaksınız...Diyor kapakların arka yüzünde.365 gün 365 anı...Her gece yatmadan önce bir kaç satır not düşmek için.
Bu kadar bloglar yazan,fotoğraflar çeken,kamera kayıtlarında orada bura da,kendini,derdini,kederini,mutlu halini mutsuz halini,ailesini,dostlarını, çocuklarını ne çok sevdiğini anlatan,yazan,döktüren,yani 5 yıldır maşallah çocuklarının hayatında yeterince yer eden biz:)yetmedi bir de bunları dolduracağız:) Abartıyor olabilir miyiz? Belki? Bilmem?
Bildiğim tek şey;aileden birini kaybetmenin ne demek olduğu ve elde kalan bir kaç parça fotoğrafın yıllar süren özlemlere yetmediği...(Rabbim ayırmasın)


*Ve son kitap;sevgili komşum Elif'imin tavsiyesi;Gittim buldum aldım:)
Uğur Ataseven'den 'Hatalıysam Ara'...
Çok keyifli,konuşma diliyle yazılan ifadeler sıcak ve samimi,İletişim, insan ilişkileri, motivasyon, kişilik gibi konularda çok farklı bakış açıları var.
Yüzlerce ilginç ifade var kitapta ama benim en çok hoşuma giden ve gülümseten ise şu cümle oldu:'Kendinizle barışın etrafınızda kavga edecek kimseyi bulamayacaksınız':)))))
Bu mudur? Bu dur!Denenmiş midir? Evet! Tavsiye midir? Evet!
Ha birde yazarın sloganı var ki yazmasam olmaz;Hayattan umduğunuzu bulun!


*Aslında daha sıra da;Hayatımı değiştiren kadının kitapları var.Psikiyatr dr.Gülseren Budayıcıoğlu...Muhtemelen bir çoğunuzun tanımadığı,yeni duymaya başladığı ya da belki de tanıdığı bir isim...Ben de canım arkadaşım Melis sayesinde tanıştım bu harika kadınla(17.06.2009 da almışım kitabı:)Hani Bursa'da olsaydı kesinlikle gider tanışır,hatta hastası:)olurdum gururla...Olurdum vallahi,hiiiiiç kimseyi ve ne diyeceklerini de düşünmezdim:))Anlatır anlatır dururdum artık...Aaaah ah!:))
Neyse konu uzun,kitap(kitaplar)güzel hatta bana çoook iyi geldiği için harika,o yüzden şimdilik bu kadar olsun,sonra en kısa zaman da bir kaç örnekle birlikte yazarım mutlaka bulunsun sayfalarım da...

*Az sonra çıkacağım evden,öğlen bizim gurupla daha önce burada sözünü ettiğim öğrencilerimiz için komisyon toplantımız var,sonrasında da bir kaç işim daha...

O yüzden şimdilik bu kadar blog...Okuyalım şimdi ne yazmışız en baştan...
Hıımmmm...
Çok kültür mantarı gördüm kendimi?:)

4 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Gülseren Budayıcıoğlu (Kavas)ın bir zamanlar TRT de çok ünlü bir spiker olduğunu biliyor muydunuz? Muhtemelen yaşınız yetmez. Okulu o yıllarda tamamladı ve asıl mesleğini yapmak için TRT yi bıraktı. Hatta bir dönem mesleğiyle ilgili programlar yaptı diye hatırlıyorum.
Sevgiler...

Malla dedi ki...

:))süpersin Banucum,çocuklarına nice nice seneler hepinizle:))

Zuzuların Annesi dedi ki...

*Sevgili Leylak Dalı,evet bilmiyordum ama kısa bir araştırma yapmıştım hakkın da...Ankarada ki Madalyon Kliniğin web adresinden hem mekanın- ve sanırım Gülseren hn.dı-fotoğraflarını inceledim hatta...Dedim ya çok garip bir etki bıraktı bende kitapları, rüyama bile girdi...Ah keşke yine yapsa öyle programlar ya da hep yazsa...Sevgiler

*Malla teşk. ederiz,inşallah:))

Mehtap dedi ki...

Canım öncelikle zuzularına Allah'tan sağlıklı,hayırlı,uzun ömürler diliyorum.Kitapları alasım geldi benimde.Bulduğumda mutlaka alıp okuyacağım.teşekkürler.sevgiler.