17 Haziran 2009 Çarşamba

MİSKİNLER TEKKESİ

Bu günlerde miskinim.Birazcık boğaz ağrımda var malum açtık klimaları...
Neyse halet-i ruhiyeme uygun fotoğraf ararken Elif'ciğimin mailinde buldum bu evi.Çok sevdim...Hatta ileride Allah nasip ederde bahçeli bir evimiz olursa çatısının bir yerine böyle bir çift göz kondurmalı diye de not ettim...
Sonra aklıma geldi...Seneler önce okumuştum 'Miskinler Tekkesi'ni...
Şu an kitaplığımda yok,muhtemelen bir başkasına verdim.O yüzden aşağıdaki bilgiler alıntı.Ama yinede yazayım hatırda kalsın öneri olsun istedim...
Ve Osmanlı döneminde geçen romandan bugüne değişen pek bir şey olmadığını üzüntüyle farkettim...
Hacı,hoca takımı,yalakalıklar,yüzsüzlükler? Hiç yabancı gelmiyor öyle değil mi?:(

MİSKİNLER TEKKESİ( Reşat Nuri Güntekin)
Türkiye’deki dilencilerin dünyasını ve cahil hocaları başarıyla tasvir eder. Yazarın en dikkate değer eserlerinden biridir. Padişah II.Mahmut dönemi ileri gelenlerinden olup padişaha yakınlığıyla tanınan Kocabaş Kazasker Şemsettin Molla’ nın torununun hayatı üzerine kurulmuş bir kitaptır. Padişahın ekmek kırıntılarının kat kat işlemeli bohça ve sedef kutularda saklandığı bir ortamda, padişah dilencisi bir dedenin torunu olan ve hem meşrutiyet hem cumhuriyet dönemlerinde yaşayan roman kahramanı, bir çeşit soya çekimle dilenciliği meslek edinir.

2 yorum:

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

o kitap da İskender Pala bir de ''Lale İstanbul'un öz kızıdır''der. Çok teşekkür ederim, nasılda kaçmış bu yazı benden, aldığım en güzel hediyelerden biriydi. Ben de çok memnunum seni ve Aileni sanal da olsa tanımaktan. Eminim bir gün gerçeklik kapısı aralanacak bizim içinde. İnsan birbiribe bu kadar karşılıklı duygular beslerken bu çok mümkün. Sevgilerimi bıraktım Banucum tekrar çok teşekkürler

Banu Durgunlu dedi ki...

Bir şey değil,zevkti...
Sevgiler:)