24 Mayıs 2010 Pazartesi

HOŞÇAKAL BLOG...HOŞÇAKALIN DOSTLAR...

Uzun, çok uzun zamandır hayalini kurduğum-kurduğumuz- bir yeni hayata doğru yola çıkıyoruz bugün...
Yeni hayat? Çok mu iddialı oldu? Çok mu anlam yüklüyorum? Ne çok şey bekliyorum,ne çok şey umuyorum?
Yanlış anlamayın, sadece taşınıyorum...'Yeni hayat'ta öyle büyütülecek bir şey değil tamamen duygusal! 
Yine aynı şehirde ama farklı bir bölgede,şimdikinden sadece bir kaç oda fazlası ve bahçesi olan bir çatı altında soluk alıp vereceğiz bundan sonra...O nun da ne kadar olacağını, sayısını rabbim bilir ya? Neyse...Uzun soluklu olur inşallah!
Diyeceğim;çok şükür ki; öncesinde de benzer hayatlar yaşadım.Sonuçta dünya malıdır,bugün vardır yarın yoktur.Önemli olan ailedir ve ailesi ile mutlu olan için her yer aynı güzelliktedir!(Neyleyim köşkü, neyleyim Sarayıııııı,içinde salınan yar olmayınca!:)
Rabbim şaşırtmasın!Tek duamız ağız tadıyla,sağlıkla,huzurla oturmak! Bir de bahçesine diktiğimiz ağaçlarla birlikte çocuklarımızın burada büyüdüğünü görmek...İyi yazılar yazılır,iyi günler görürüz inşallah!

Şimdi gelelim benim yürek yangınlarıma...Yüreğimin ince sızılarına...Herkesin var bir hikayesi...

(Pek dertli bir cümle oldu yukarıdaki?...Olsun bozmayayım...Devam...Bir garip haller içinde halim?İçim içime sığmıyor önce onu söyleyeyim.Biraz mahsunum ama çok da heyecanlı ve bir o kadar da mutlu,ayrıca çok da yorgun...Tebdili mekan da ferahlık var mı gerçekten? Göreceğiz bakalım?Şimdilik ilk sinyaller var gibi:))

Hakkını yiyemem çok güzel anılarım oldu bu evde; Mutlu çocuk çığlıklarıyla dolu her yeri,her köşesinde ayrı bir anı...Elif ve Eren yazılmamış hiç bir duvar yada kapı yok misal...Ya da kapı arkalarına,pencere pervazlarına yapılmamış resim:))Araba delisi oğlumun ilk sıra kelimesi onun balkonunda;''Geldi araba,gitti araba'':))Ve aşk fısıltıları;........:)ve dost kahkahaları;O kahkalar ki yeri geldi içinde sevinç kadar hüznü de barındırdı...Kalbe dokundu ve orada kaldı...İyi ki de kaldı:)
Duvarlar şahit.

Yalan söyleyemem çok gözyaşım düştü yerlerine; Anneciğimin hazin ölümü kor gibi yaktı içimi,son demleri,
yemeğe gelmişlerdi bir akşam,ayakta zor duruyor,gözünü açamıyor hastalıktan,şöyle bir dolaşmıştı evimizi,
hayır duasını edip,yorgun kalbini dinlendirmek için yatak odamda uykuya dalmıştı,bir kaşık çorba bile içememiştik karşılıklı vs.vs.vs.:( Nur içinde yatsın...rabbim,lütfen,lütfen...
Sonra dünya dertleri...Sonra yalnızlığım....Sonra emin olduklarım yanılttı beni...Sonra kırgınlığım, nihayetinde hiçlikle konuşmalarım?:(
Parkeler şahit.

Sonuçta;Hayatımı etkiledi bazıları...Yıllarıma hayat kattı kimisi...
Öyle veya böyle yaşanılması gerekenlerdi...Tıpkı hayat gibi..
Kaderden kaçılmazdı,yazılmışsa bozulmazdı, ama yine de seçimler belirleyiciydi...
Ve hayat...Hayat önemliydi!

O yüzden bu sefer...Onlar da benimle birlikte gelsin istemiyorum...
Mutlu anılarımı yanıma alıyorum,kötüleri bırakıyorum...
'Yeni bir hayat kurdum,içine huzur koydum'
Çok şey mi istiyorum?:))

***
Bir süre yokum dostlar...Şimdilik hoşçakalın...
Lütfen hem kendinize,hem de yavrularınıza çok iyi bakın...Sözlerim yürekten ve laf olsun diye değil ricam...
Hepinizi çok seviyorum...Hüzünlendim...Özleyeceğim buraları,sizleri...Kalın sağlıcakla...
''Zuzuların Annesi'' nden sevgi ve selamlarla...

Giderken de sufilerden çok sevdiğim bir alıntı kalsın ardım da;

Herşeyini sırrı SABIRdır.Acıya sabredersin adı METANET olur,Açlığa sabredersin adı ORUÇ olur,İnsanlara sabredersin adı HOŞGÖRÜ olur,Dileğe sabredersin adı DUA olur,Duygulara sabredersin adı GÖZYAŞI olur,Özleme sabredersin adı HASRET olur,Sevgiye sabredersin adı AŞK olur...

Sabret blog...Sabredin dostlar...Rabbim kısmet ederse elbet bir gün döneceğim:))

20 Mayıs 2010 Perşembe

NE ZAMAN?

İnsan ne zaman başlıyor,alışıyor ya da bu duyduklarına sevinir duruma geliyor acaba?
Farkında olmadan...Anlamadan...

Ne zaman? ''Sen başkasın,senin yerin apayrı...Allah seni başımızdan eksik etmesin'' cümlesi en büyük aşk fısıltılarından daha fazla sevindirir seni?

Ne zaman? Hiç tanımadığın ve tanımayacağın bir çok 'Facebook amelesi'nden gelen arkadaşlık tekliflerinin sana sorulmadan silindiğini görür ve 'Kıskanıyor beni' diye bir de buna sevinirsin?

Ne zaman? 'Olması gerektiği gibi?' değil de 'olduğu gibi olduğunu' görür ve buna rağmen hiç bir rahatsızlık duymazsın da hatta bu halini daha çok sevdiğinin farkına varırsın?

Ne zaman? 'Slow bir şarkı duyunca oğlum aklıma geliyor, romantik paşam benim' dediğin de romantizmi çocuklara kaptırmış olmanın dayanılmaz hafifliğini ve rahatlığını yaşarsın?

Pekiiiii;
'Erkeğin akıllısı eve gelince traş olur' diye muzipçe açılımlar yaparken eskiden...
Ne olmuştur da? Şimdilerde sen de onunla birlikte; Kaytan bıyıklarımı,sürsem nirelerine? türküsüne eşlik etmektesindir?:)

Peki...
Peki, sen normal misin dir?:)))

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Çok keyifli geçen anneler günü yemeğimizde çooook şarkı söylememden mi?
Hazır bulunca gömüldüğüm buz gibi karpuz dilimlerinden mi?
Her gidişimde orasını burasını temizlemeye çalıştığım yeni evimizden yuttuğum tozdan,dumandan mı?
Ya da hepsi mi sebep bilmem ama hastaydım ve kötüydüm....Şükür geçti....Şimdi daha iyiyim blog..
Geçmiş olsun dilekleriniz için hepinize çok teşekkür ederim dostlar,iyi ki varsınız,sözleriniz ilaç gibiydi...

***
Pazar günü zuzuların okulunda aileler günü var demiştim ya...Bayıldım,bayıldık...
Şarkılar söyledi bizim kuzular,danslar etti...

Hele anneler günü için söyledikleri şarkı?
Aaah ah!Yok böyle bir sevgi!
Çok şükür rabbim çok şükür ki; yaşattın bana bu sevgiyi!....
Hele o puket?Hele o Puket?:))))

Günaydın anneciğim gününüz kutlu olsun...
Ne kadar da sevinçliyim ömrünüz mutlu olsun...
Size bir Puket (buket:)'im var...Kalbimden koptu bunlar...
Hakkınız ödenmez hiç,verilse dünyalar...

Bir ara anneler de katıldı dans gösterisine,herkes çocuğunun yanında,çocuklarda annelerinin etrafında dönüp kendi elleriyle yaptıkları çiçekleri koklatıyorlar vs.ilginç bir kareografi?
Neyse tabi bende iki çocuk,bir sağımdan biri solumdan dönmeye başladılar ortada karşılaştılar ve haliyle iki inatçı keçi yol kavgası yapıp kapıştılar...Üzüldüler...

Beni paylaşamıyorlar bir türlü....Gün geçtikçe daha da artıyor bu belirtiler...
O gün ilk defa '''Keşke benim bir ikizim olmasaydı,sadece ben olsaydım!'''diye ağladı kızım...İçim eridi:(
Oysa o kadar çok dikkat ediyoruz,ediyorum ki her konuda eşit davranmaya...
Sevgide,söylemde,oyunda,harekette ve hatta uyurlarken bile...Birisinin başını 3 kere okşasak öbürü iki de kalmıyor asla...
Ama yeterli olmuyor demek ki? Çocuk onlar ve hep daha fazlasını istiyorlar...
İkiye bölünük halim yetmiyor,gidip parça et yaptırmalıyım kendimi...

***
Bugün 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı...Kutlu olsun...Özlemi gün geçtikçe daha da artan Atamıza da selam olsun...

***
Malum bayram zuzular bugün evde...Babam akşamdan geldi,bizde kaldı...Birazdan da (inşallah) kapım çalacak ve ne zamandır yolu gözlenenler de bizimle birlikte olacak;abimler geliyor:)
Önce keyifli bir kahvaltı,sonra hep birlikte yeni evimize gideceğiz durum kontrolüne:P,sonra artık gün ne getirirse...

***
Ve şafak 4:))

Güzel bir sabah,güzel bir gün olsun ve güzellikler getirsin hepimize blogcum...

17 Mayıs 2010 Pazartesi

HASTAYIM...

Bademcikler benden izin almadan boğaza çıkartma yapıp girişi tıkadılar blogcum...

Boğaz ağrısı bir yandan,eklem ağrıları bir yandan bittim...Çok hastaydım 2 gündür:((

Hele dün öğleden sonra çocukların okulundan gelince bir koydum yastığa başımı -baba ve çocuklar üçlüsünü tek başlarına bırakıp- tam 5 saat nasıl baygın gibi uyumuşum...Şimdi birazcık daha iyiyim,besiye aldım kendimi...

Son günlerde biraz fazlaca hırpaladım biliyorum;ona yetiş,bunu yap,aman çocukların,kocan,baban,dostların,akrabaların,iş,güç vs.derken?
Hastalık da gelir böyle işte hazır bünye zayıflamış bağışıklık çökmüşken:(

Yazacaktım daha...Ama yazamıyorum yok...Biraz daha toparlanayım gelirim yine...
Daha çok anlatacaklarım var,var da benim halim yok ki :(

Aman bari sen dikkat et kendine blogcum....

Ps: Şehrim Şampiyon oldu ve Fenerbahçeli olan koca bey bile çok sevindi bu işe...
Spor centilmenliktir netekim:))

O halde son satır tüm centilmenlere gelsin;

Maç bileti 200TL, takımının forması 90TL,
Şampiyon olmadıgını anladığın andaki sessizlik ; paha biçilemez...

:))))))))))))))))))))

14 Mayıs 2010 Cuma

BU? BU? NEDİR BU?

Bu üzmüş...

Bu çok üzmüş..

Bu sevindirmiş..

Bu kendini okutmuş...

Bu dinletmiş...

Bu hani bana dedirtmiş?

Bu da yok sana demiş!


Yandakiler ise gülmüş,eğlenmiş...Gülümsemeleri yansımış karşıdakilerine, onları da hem gülümsetip hem şükrettirmiş...

Hayattan ve hatırda kalanlardan kısa bir derleme...
Sevinçiyle,hüznüyle,şükrüyle,devam ediyor...

***
Akşama kız-kıza yemeğe gidiyoruz,babalar evde çocuk bakacak...E anneler günümüzü kutlayacağız netekim:P

Yarın; yeni,yeni,yeni????

Ve pazar; kuzuların anaokulunda 'aileler günü' kutlamalarındayız...23 nisan ve Anneler günü için hazırladıkları gösterileri var bizimkilerin:) Bir heyecan,bir heyecan ikisinde de:))

Hayırlı Cumalar,keyifli günler olsun blogcum...

13 Mayıs 2010 Perşembe

Az önce geldim eve...Dışarıda bir sıcak arabanın termometresi 35 gördü akşam üzeri vakti? Hayır olsun? Hani daha da Mayıs'tayız?Ama çok uzun süren, karanlık, kasvetli ve soğuk geçen kıştan sonra söz vermiştim; ne kadar bunaltırsa bunaltsın şikayet etmeyeceğim yazdan 'çok sıcak' demeyeceğim diye (yazmak söylemek sayılmaz dimi?Dudaklarımı oynatmadım)

Neyse baktım iş güç bitmiyor? Bu gün kafa izni verdim kendime...E topla,topla nereye kadar?
Hem iş verimini arttırmak için arada böyle molalar lazım:)

Kafa iznimde ne yaptım peki?..Biraz çarşı pazar,biraz da seramik? Hııı?
Mutfak seramiklerini seçmiştik geçenler de,bir karışıklık olmuş gittim düzelttim...Çayımı içtim...
Bir de söz aldım şu güne kesin bitecek efendim diye..Bu kaçıcı kesin?
Bitecekte ben de bitiyorum ev dandini,yaz geldi,yakında okullar kapanacak,ben ne zaman taşınacağımda ne zaman evimi yerleştirip ne zaman tatile çıkacağım vs.vs.vs. şeklindeki dünyevi endişelerimi anlatamadım,
anlatmadım tabii ki!....O kısmı içimden seslendirdim...Adama ne hem zaten?!

Nihayetin de bu ve benzeri birkaç ufak pürüz sebebi ile taşınma tarihimiz bir hafta rötar yaptı blogcum...
O kadar çok gitmek,bir an önce yeni evimizi yerleştirip,eski düzenimize geri dönmek istesem de-kendiminde şaşırdığı bir kabullenmişlikle- çok sakin karşıladım bu durumu?

Ev evlikten çıktı...Bir oda kalk gidelim diyor,diğer oda iyiydik böyle kıvamında...Salondaki koltuklar yüzleri değişsin diye gitti...Halılar yıkamada...Çocuklar salonda bisikletleriyle tur atıyor...

Ne yapalım? Geç olsun güç olmasın, kısmet? Acelemiz yok,evden çık diyen yok...
Sadece mimarımızın ve ustaların ağzından çıkacak iki sihirli kelimeye kaldık;'işiniz bitti?'...
Başka zaman olsa bu kelime ürkütebilirdi bizi ama şimdi dört gözle onu duymayı bekliyoruz?
Ah benim dünya telaşım?:)

Az önce aşağıya indim çocukları karşılamaya...Komşularımla bahçede selamlaştık,lafladık...Geçen gün ben kolileme işine dalmış evde bunalmışken kapımı çalıp,bardağını çatalını kap gel diye çardağa çağırmışlardı beni, bir gittim sıcacık simit kaşar zeytin,bir de yanında tatlı sohbet...Yüzüm gülerken içim titredi...Özleyeceğim hepsini,özleyeceğim,özleyeceğim,özleyeceğim:(

Son olarak sıcak dedim ya-dedim de demedim hani-yardımcım karpuzu kesmiş dilimlemiş atmış dolaba...
Soğuk soğuk al ye dedi...Ayıptır söylemesi bir güzel geldi bağrı yanık bünyeye:)
Karpuzu zaten severim bir de hazır bulunca daha bir tatlı mı ne?Zaten ne zaman çayı koca bey demlese o da sanki daha bir güzel oluyor?Yok benim elimin lezzetiyle ilgili bir problem değil de...Hizmet etmeye alışmış bu beden,önüne hazır bir şeyler gelip yiyip içince sevindirik oluyor...Tamamen psikoljik yani:)

Neyse yanıldınız akşama karpuz-peynir yok...Ev ne kadar karışıkta olsa iki kap yemek yapıp çıkardım ortaya çok şükür:)Ne olduğu da bana kalsın..Özenen olur filan..Mesela ben karpuzun lafını bile duysam ağzımın suyu akar...Onu yazarken bile düşündüm zaten...Hadi benden bu kadar...Yarın da fırsat bulursam kısacık bir cuma keyfi yaparız inşallah blogcum...Haydi hayırlı akşamlar...

Ps:Bu akşam Aşk-ı Memnu var...Öyle deli gibi izlemesekte arada göz kayması yaşıyoruz netekim:P
O yüzden kısa bir hatırlatma;Aşk-ı memnucular bir alttaki postta 'Behlül ile Bihter'in aşkını duyan kedi'yi gördünüz mü?:)))

12 Mayıs 2010 Çarşamba

GÜNÜN GÜLÜMSETENLERİ-2 ve LİNKLERİN İÇİNDEN...

                                              Günaydın blog...Yine yoğun bir gün bizi bekliyor....
Peki o hiç bitmeyen işlere güclere kısacık birer mola verip gülümsemeye ne dersiniz?
Paylaşmasam olmazlarım var nicedir biriken...
Karikatürlerim...Linklerim...Fotoğraflarım...Videolarım...

Önce beni en çok güldüreninden başlayayım...
Malum Deniz Baykal istifa etti...
Konuyla ilgili yorum yapmayacağım ama mizahın gücüne bir kere daha hayran kaldım:))

Ve,
LİNKLER
Unutulmaz şarkılar...Türk sanat müziği,Türk halk müziğinden, yerli ve yabancı harika klasikler...

Çocuklar için oyunlar....
Ben henüz izin vermiyorum Pc başında vakit geçirmelerine ama ilgilenenler olabilir diye düşündüm...

Smpsonlar'ı sevmeyen yoktur herhalde?
Sımpsons sahnelerinin etkilendiği 40 adet film sahnesi ilgilenirseniz aşağıdaki linkte...

Kahramanımız??????
Arkanıza yaslanın. linki tıklayıp, sabırla bekleyin.
Sesi de açmayı unutmayın.

SU içmeyi unutanlardan mısınız siz de?
O zaman bu program tam size göre...İndirin,kullanın...Test ettim onayladım,işe yarıyor:)
Saat başı bir küçük pet şişe camınızı tıklatıp su içmeniz gerektiğini,su içmenin faydaları eşliğinde hatırlatıyor...

Ve,
Tek bir FOTOĞRAF...
Böyle yaratıcı!? bir ana babayla o sevimli bebek ne hale gelir acaba?
Ve,
 VİDEO'muz:)))
'Behlül ile Bihterin ilişkisini duyan kedi'
ile günü kapatıyoruz...
Ben bayıldım...Mutlaka izleyin...

 Hadi kaçtım mutlu kalın:))

11 Mayıs 2010 Salı

COŞTUM YİNE DALGALANIYORUM...VE...'BİR İŞ VAR İŞİN İÇİNDE' , 'O' DA 'BEN' DE BİLİYORUM?


Bazen yalnız olduğumu düşünüyorum...
Bazen de kalabalık olsa da çevrem çok yalnız hissediyorum...

İşte böyle zamanlarda maneviyata sığınıp tekrarlıyorum; Ümitsiz olma. Şükürsüz olma. Sabırsız olma. Mevlâyı bilen ümidi bilmeli. Onu bilen şükretmeli. Ona inananın sabırlı olmalı her ameli. Kimsem yok desen de,önce rabbin,sonra aşkın,sonra çocukların,sonra ailen, sonra dostların var...Sahip oldukların için şükür dilinden düşmemeli...Ve bunu kendin için yap,maneviyat dolu iç dünyanın ispatı için değil!?

Ama yine de oluyor öyle bazen?
Ve bazen; 'bazen'lerime çare olan sevdiklerim ve dostlarım da yetmiyor...
Belki de yalnızlığı seviyorum bilmiyorum?
Tek bildiğim; Oluyor ve 'o' bunu biliyor...

Çünkü bir tek 'o'...
Bir tek 'o' yaralarıma derman,derdime ferman hep yanım da...
Bir tek 'o' nun yanındayken insanların birbirlerini arayıp bulmasının önemini ve birbirlerinin içini seyretmek için illaki konuşmaya gerek olmadığını anlıyorum...
Bir tek 'o'nun yanında ben oluyorum...Sen bensin,ben senim...Bir tek sende ben 'gerçek ben'im...
Güçlü görünmeye çalışmadan,kırılgan,alıngan,ağlak(ve bu ağlaklığımın sonu muallak?)
Göğsüne dayanıp uyuduğum, tuzsuz aşım,ağrısız başım...
Her aradığımda yanımda olacağını bilmek,sevmek,sevmek,çok sevmek...
Ve o sevmelerin uğruna...........................................

Yani; Açıkca arandığı zaman gizlenen..Gizlice arandığı zaman aşikar olan aşk gibisin...
'Yaşadıkça yaşlanmazsınız,yaşamadıkça yaşlanırsınız' dermiş bir portekiz atasözü...
Seninle yaşadıkça yaşlanmayacağım,yaşlansam da çaktırmayacağım bak orası kesin:)

Mutluluk avuçlarımın içinde...
Kondurulan sevgi dolu buselerin,yakıyor,alevlendiriyor,hiç küllenmeyen ateşi...
Mutluluk avuçlarımın içinde...
Sahici hayatlarımızın en sahici sevgileri,iki küçük sevgilimizin eli ısıtıyor,elimi,yüreğimi...
Yani her şey benim-bizim,elimde,elimizde,ellerimizi tutan o minicik pamuk ellerde...
Seviyorum çok seviyorum seni be adam!
Hadi dön gel yine tut ellerimi....

PS:Bu gidişlerin de şair yapıyor,geride kalmış olmanın,bekleyen olmanın ezikliği ile mecnun yapıyor ya beni?
Bir kere de ben gitsem 1 günlüğüne bile olsa?Özletsem kendimi?
Gitsem ama nereye ve nasıl?
Tek sevgilim sen değilsin ki geride bırakacağım? Hangi birisini götüreceğim yanım da?
Hani yani; Sen+2 küçük sevgilim...Ana gibi yar olmaz misali...

Ama yine de belli olmaz...Gelirlerse bir gün yine soldan soldan?
Gün olur alır başımı ben de giderim,gittiğin o yoldan:)

Offf ....Çoştum, çoştum yine dalgalanıyorum...
Sustum...Sözü üstada bırakıyorum...

BİR İŞ VAR

Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
Her zaman güzel mi bu kadar,
Bu eşya, bu pencere?
Değil,
Vallahi değil;
Bir iş var bu işin içinde.

Orhan VELİ

??????????????????
:)))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))

7 Mayıs 2010 Cuma

Bugün üzgünüm...Ya da kırgınım diyelim biz ona...
Belli bir sebebi de yok aslında? Yada var da yer bulamıyor kendine bu iş güç arasında?
Geçer elbet...Hatta şu yazının sonuna kadar bile dayanmaz?
Ve hatta yazmaya başlarken,kelimeler aklımdan geçerken,duygularımı yazarken ve yazarken temizlenirken hatta...

Sabah sakin uyandım...Sakindim yani... Sanırım?
Hep aynı tatlı telaşe..Uyanın uyanın ey ev ahaliii...

Elif'im...Çıtır kızım,çitlembiğim,sabah şekerim,uykusuzum?...
Onunla pek bir problemimiz yok,en azından bu konuda:)
Kızlar çok daha uyumlu ve söz dinler bir tabiatta oluyor ama erkekler?
Erkekler doğuştan: hem isyankar, hem yaramaz, hem inatçı, hem rahat, hem gamsız, hem vs.vs.vs:)
Birisine;Kızım dur hemen atlama!..Birisine hadi oğlum kalk artık,kıpırdansana vs. şeklinde uğraşıyoruz!
Ama...Çok şükür diyorum yine de çok şükür!

Sonra;Eskilere takılıyorum bazen...Alakasız ayrıntılarda yer buluyor kendine yürek yaralarım...
Düşünüyorum...Düşünüyorum...Düşünüyorum...Soruyorum; Eskide kalanlar hiç eskimez mi?

Bir de yorgunluk ile bezginlik arası gidip geliyorum...İş,güç bitmiyor...Ama beni bitiriyor...
Sonunun güzel olacağını bilsem de bazen sabrım tükeniyor!
Tabi birde kendi kafamdan çektiklerim var? 'Rahat'olaMamaktan muzdaripim?
Herşeye atlayan, ben yaparım, üstesinden gelirim diyen bu bünye;Didiniyor,uğraşıyor ve en sonunda?................................................................................
Bu yüzden dün mola verdim,mola mı dostlarımla keyifli bir bahçede çeşnilendirdim...
Şimdi çok şükür daha iyiyim...

Ha bir de hepsinin üzerine abimler gelemiyor:(
Bu durum da üzdü beni çünkü çok özledim...O da çok üzüldü sözlerinden bildim...
Kısmet? İş rastlığı olsun,huzur olsun, tek dert bu olsun, ben beklerim........

Yani bu anneler günün de yalnızım...Yalnızlığımı paylaştığım babam,eşim ve çocuklarım...

Hani ''var gibi görünenler aslında yoktur da, yok gibi görünenler aslında vardır'' ya...
Yok olsada hep var olanımın yanındayım...
Yine güçlüyü oynayıp,yine yaşımı içime akıtıp,elimde bir buket çiçek,dilimde dua anneme gideceğim...
Sonra.....
Sonra hayat devam edecek...........
..................................................................................................................................



Ve bir hoşluk:)

Kaç gündür yazacağım yazamadım...

Bizim gurubun yani Bursalı Anneler'in Zafer Plaza'da 03-11 Mayıs tarihleri arasında Anne-Çocuk Fotoğraf sergimiz ve 07 Mayıs saat 18.30'da da defilemiz var..Yolunuz düşerse bekleriz efendim:)

Bol  'dinlenmeli'  bir hafta sonu yaşayalım inşallah!:))

3 Mayıs 2010 Pazartesi

BEN HALLERİ...

Bu aralar ben;

'İşçi'yim:Ev kadını formundan çıkıp,koli sorunsallarımı aşıp,evin paketleme kısmında mesaideyim...

'Yorgunum ama becerikliyim': Bugün de salonu bitirmek üzereyim, birazdan ''çok güzel hareketler bunlar,bir daha,bir daha,başlıyor şimdi mutfaktaaaa'' diyerek mutfağı dökeceğim?

'Sabırlıyım':??? .........................

Hala 'kitap kurdu'yum: Onca işin arasında inatla okuyorum...
Şu sıra elimdekiler;Elif şafak/Med-cezir ve -tüm söylenilenlere rağmen-,İclal Aydın/Kağıt Kesikleri...
İclal? Tanımlayamadığım bir şekilde bağlıyım ona? Duvarı nem,insanı gam günlerimin sessiz tanığı...İyi geliyor,hislerime tercüman oluyor çoğu zaman...Sessiz ve derinden,incitmeden,incinmeden hem de...

'Üzgün'üm: Bir sürü okunası yazı,bir sürü paylaşılası hayat var iken,bu aralar hiç bir blog dostuma ses veremiyorum...Vakit olsa bütün yorumlar sizin arkadaşlar,döneceğim,lütfen beni bir süre daha idare edin...

'Mutlu'yum:Geri sayım başladı şafak 15 :)

'Dost'um: İkiz annelerimle 'iyi ki ikiziz' 2.buluşmasında coştum...

'Hayırlı Gelin'im: Bağ,bahçe,brunch keyfi...

'Eş'im: Eşim benzerim yok...

'Anne'yim: Bir bakışa bir gülüşe kurban...

'Ve güzel olduğum kadar'..............

:))