'Bir kuş kanatlanır şu gönlümden...Çırpınır,çırpınır da uçamaz'....
derken ben.... Meğer bir uçası ,bir kaçası varmış gönlümün....
Kaç gün konmadı, bir soluklanmadı.....
-ki yazayım??:P
Önce; Yeni yıl'a, yeni güne, aşkıma,çocuklarıma...
Sonra; Eski, yeni tüm sevdiklerime,aileme,eşime dostuma ve tabi ki siz blog dostlarıma kocaman mutlu bir merhaba...
MERHABA GÜZEL İNSANLAR:))
Evet 2010'un ilk yazısı...Buyurun buradan bakın...
Ses veriyorum;HOOO,HOOO, HOOO!?:)))
Yeni yılı,dediğim gibi bizim ev de,dostlarla,bol gülüşlü,yemeli,içmeli,aramalı,aranmalı ve en önemlisi de 'noel baba' lı karşıladık:P
Akşam saatleri yaklaşırken,ben bir koşu önce babacığıma yılbaşı akşamına yaraşır bir kaç çeşit yemek götürdüm,sofrasını hazırladım,notumu yazdım...Evden çıkarken hem hayırlı evlat babında bir şeyler yaptığım için huzurlu,hem de yalnız geçireceği akşam için huzursuzdum?:(
Oysa çağırmış,tüm ısrarıma rağmen -siz gençsiniz,yiyin ,için eğlenin,ben gelemem,iyiyim böyle kızım-ı da duymuştum...Söylediğinde ciddi olduğunu bilsem de,her özel günde,içimde yara işte:(
Ne zaman alışacağım? Ya da alışır mıyım bilmiyorum?
Yok rabbim alıştırmasın,sevgisiz,merhametsiz koymasın kimseyi....
Eve döndüm,yemek,meze vs. son rotüşlar,bir yandan kendimi,çocukları hazırlayıp ,bir yandan da sorularını cevaplayıp,koşturmacalarını frenlemeye çalışırken söyledim gitti birden?
-Lütfen! biraz sakinlik istiyorum...Uyumlu davrananların hediyesini noel baba verecek????
Hadi bakalım verdik mi kendimizi ele?
Bundan sonrası da ne zaman gelecek? ne getirecek? leri cevaplamakla geçti...
Sonra misafirlerimiz geldi,yenildi içildi,çocuklar oyunlar oynadı,koşturdu ama Noel Baba'yı elbetteki unutmadılar?!
Hiç böyle bir sahne düşünmemiştim oysa...Kostüm filan yok,sadece geçen senelerden kalan bir başlık vardı saçlı sakallı noel baba namına....Düşündüm...Aşkımı aldım gittim yatak odasına...Çıkardım derinlerden artık kullanmadığım eski ama 'kırmızı' üstelikte 'geyikli' pijamalarımı:))) Baştan ık mık dedi ama çocukları için giydi benim aşkım da:)
Bir de göbek yaptık yastıktan...İnsan yeter ki istesin:)))

Nihayetinde Noel Baba geldi...Çocuklar önce şaşırdı,sonra tanıdı ama çok sevindiler ve sevdiler...
Ben?.. Ben; Hem noel babayı, hem de içindekini sevdim:)))

Ve tekrar ses veriyorum; 'BIIIIRRRR'...
(Eren'imin demesiyle 'soğuktan
Bolayı':))
Yandaki fotodan da anlaşılacağı üzere yeni yılın ilk haftasın da dağa çıktık yani Uludağ'a...
Malum Bursa'dayız biz;Yarım saatte dağdasınız,yarım saatte deniz...
Yağacak yağmayacak,yeterli kar yokmuş vs.derken ve karlar da yuvarlanma,kardam adam yapma ve yine kar üzerinde kolları iki yana açıp,kapayıp melek yapma sözleri vermişken çocuklara ya yağmazsa?diye içten içe dertlenirken ben, sabah bir uyandım lapa, lapa kar yağmakta penceremden:)) Pazartesi sabah kar eşliğin de çıktık yola içimiz kıpır,kıpır...Yollar nasıl güzel...Her yol kıvrımın da,kıvrılıyor yürekler...
Sanki bizden önce hiç kimse geçmemiş,yol,iz bilinmezmiş gibiydi ortalık...
.

Hani önce parlak beyaz bir ışık görülür de,bilinmez bir beyaza doğru giderya 'geçiş'ler?
Biz de vardık beyaz cennete,daldık sıcak çikolataya salep'e geçtik kendimizden:)
Kaydık,düştük,kalktık...Kaydık,güldük,donduk?:)
Önce eşim, sonra da çocuklar ders aldılar...Ve bizim için halen çok küçük olan narin çiçek ve böceğimiz büyük bir ustalıkla ve hiç korkmadan yüksek, yüksek tepelerden kaydılar...

........

Ben?..
Ben -şimdilik- çok bulaşmadım o kısımlara bir köşede elimde salebim,sıcak çikolatam sıcacık oturdum:)
Ne kadar giyinsem de, kışın el, ayak buzzz çünkü ben de:(
Kansızlık yok,muhtemel kılcal damar darlığından mütevellit dolaşım bozukluğu(teşhiste tamamen kendime ait?)
Yani önce 'donma' hallerimi düzeltmem gerek....Sonra kayma mevzuu:)
Aslın da ne o, ne bu....Gözünü sevdiğimin yazı,gözünü sevdiğimin güneşi...İşleyecek içine,iliğine kemiğine...Dalacaksın bunaldıkca mavi derinliklere....Temmuz doğumlu bir yaz çocuğuna yapılır mı bu?:)

Ama yine de; çok özlemişim kar'ı....
Kar da yuvarlanmayı ve o muhteşem beyazlıkta kaybolmayı...En çokta o göz kamaştıran ışığını...
Beyaza daldım,beyaza kandım,öyle bir ruh halindeydim ki; 'beyaz dizi' okuyabilir? ve beyaz yalanlara bile inanabilirdim...
Hani -tüm renkler hızla kirleniyordu da birinciliği beyaza veriyorlardı- ya işte tam öyleydim:))
Nihayetinde ayrılık vakti...Cuma günü eve dönüş...
Ama çok şükür ki yüreklerde,zihinlerde tatlı anılar eşliğinde... Hafta sonu da abimler geldi:) E daha ne olsun?:)
Yani sözün özü; 2010 bizim için keyifli başladı,umarım hepimiz için böyle devam eder...
***

Ve bir ödül...
Sevgili
Toprağın güzel annesi ve sevgili
Annemin eli SUNSHINE ödülü vermiş bana:)
Çok teşekkür ediyorum arkadaşlar,çok mutlu oldum:)
Bende bu güzel ödülü,sevgili blog arkadaşlarım;
Meltem'e...Öykü'ye...Selda'ya...Sebla'ya...Ceyda'ya...Handan'a...Semra'ya...Özlem'e...Nazpek'e...İçimden Geldiği Gibi'ye...Ve,
Elçin'e ve
Elçin'egönderiyorum:) Ne yazık ki ödül dağıtımı 12 kişiyle sınırlandırılmış arkadaşlar...
Daha önce alanlara dikkat ederek yapmaya çalıştım seçimimi...Gönül ister ki herkese gitsin..
Ama yine de sınırları aşmak gerek bazen,siz hepinize yolladım farzedin sevgili GÜN IŞIKLARIM benim:))
Sevgiler sunuyorum hepinize:)))